İçinde nah olan 27 kelime var. İçerisinde NAH bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında nah olan kelimeler listesine ya da sonu nah ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
NAMÜTENAHİLİK
ANAHTARCILIK
GÜNAHKARLIK, GÜNAHSIZLIK
ANAHTARLIK, GÜNAHLILIK, GÜNAHSIZCA, NAHIRCILIK, NAMÜTENAHİ
ANAHTARCI
GÜNAHKAR, GÜNAHSIZ, NAHİFLİK, NAHOŞLUK
ANAHTAR, BİGÜNAH, GÜNAHLI, NAHIRCI
NAHİYE
CENAH, GÜNAH, NAHAK, NAHİF, NAHIR, NAHİV, NAHOŞ
NAH
Nah Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
HAN, NAH
2 Harfli Kelimeler
AH, AN, HA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- NAMÜTENAHİLİK
-
-
[isim]
Bakınız sonsuzluk
- "Sanki birdenbire, ona, nihayetsiz derinlikleri, renksiz ve lekesiz namütenahilikleri gösteriyor."
-
[isim]
Bakınız sonsuzluk
- ANAHTARCILIK
-
-
[isim]
Anahtarcının yaptığı iş; çilingirlik
- "Karaköy'de anahtarcılık yapan biri vardı, zaman zaman ona anahtar yaptırmıştım."
-
[isim]
Anahtarcının yaptığı iş; çilingirlik
- GÜNAHKARLIK
-
-
[isim]
Günahkâr olma durumu
- "Bu harap ülkenin üstünde çakan şimşekler / Çılgın arzulu günahkârlığımın gözleridir"
-
[isim]
Günahkâr olma durumu
- GÜNAHSIZLIK
-
-
[isim]
Günahsız olma durumu
-
[isim]
Günahsız olma durumu
- GÜNAHSIZCA
-
-
[zarf]
Günahsız bir biçimde
-
[zarf]
Günahsız bir biçimde
- NAMÜTENAHİ
-
Kelime Kökeni: Farsça nā + Arapça mutenāhī
-
[sıfat]
Bakınız sonsuz
-
[zarf]
Sonsuz bir biçimde
- "Öğleye yakın bu sis dağılınca gökyüzü namütenahi açılıyordu."
-
[sıfat]
Bakınız sonsuz
- ANAHTARLIK
-
-
[isim]
Anahtarların kaybolmasını önlemek ve kolayca kullanılmasını sağlamak için takıldığı maden, deri vb.nden yapılan halka veya kılıf
-
[isim]
Anahtarların kaybolmasını önlemek ve kolayca kullanılmasını sağlamak için takıldığı maden, deri vb.nden yapılan halka veya kılıf
- GÜNAHLILIK
-
-
[isim]
Günahlı olma durumu
-
[isim]
Günahlı olma durumu
- NAHIRCILIK
-
-
[isim]
Bakınız sığırtmaçlık
-
[isim]
Bakınız sığırtmaçlık
- ANAHTARCI
-
-
[isim]
Anahtar yapan, satan veya onaran kimse; açkıcı
-
Kilitli kapıları açan kimse; çilingir
-
[argo]
Kapı, kasa vb. yerlere anahtar uydurarak hırsızlık yapan kimse
-
[isim]
Anahtar yapan, satan veya onaran kimse; açkıcı
- NAHİFLİK
-
-
[isim]
Nahif olma durumu
-
Bakınız zayıflık
-
[isim]
Nahif olma durumu
- GÜNAHSIZ
-
-
[sıfat]
Günahı veya suçu olmayan; yazıksız, bigünah
- "Bombalar patlar ve günahsız insanlar göz göre göre öldürülür veya sakatlanırken gazetelerdeki iri başlıklar ve haber bültenlerine öylesine alıştık ki kılımız bile kıpırdamıyor artık."
-
[zarf]
Günahı veya suçu olmadan
- "Silahçı Tahsin günahsız gitti fakat sonra, onu gönderenlerin ebedî günahları, tarihin ebedî sayfalarına geçti."
-
[sıfat]
Günahı veya suçu olmayan; yazıksız, bigünah
- NAHOŞLUK
-
-
[isim]
Nahoş olma durumu
-
[isim]
Nahoş olma durumu
- GÜNAHKAR
-
Kelime Kökeni: Farsça gunāhkār
-
[sıfat]
Günah işlemiş, günahı olan; günahlı
- "Vakit vakit gözlerini kapayarak o herkesin / Ah ettiği sevda adlı günahkârı düşündün mü?"
-
[sıfat]
Günah işlemiş, günahı olan; günahlı
- NAHIRCI
-
-
[isim]
Bakınız sığırtmaç
-
[isim]
Bakınız sığırtmaç
- GÜNAHLI
-
-
[sıfat]
Bakınız günahkâr
-
[sıfat]
Bakınız günahkâr
- BİGÜNAH
-
Kelime Kökeni: Farsça bīgunāh
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız günahsız
- "Bu arada ne olduysa zavallı ve bigünah Cevriye’ye olmuştu."
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız günahsız
- ANAHTAR
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim]
Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç; açacak, açar, açkı, miftah, dil (I)
- "Belinde uzun gümüş halkalarla asılı gümüş anahtarları vardı."
-
Bakınız kurgu
-
Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol
-
Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için kullanılan çelik saplı araç
-
Konserve kutularının kapağını keserek açmaya yarayan alet; açacak
- "Sardalya kutusunu açmaya yarayan anahtarı çarçabuk temin ederdi."
-
[mecaz]
Bir şeye ulaşmada veya onu elde etmede yardımcı olan şey
- "Biliyordu ki sabır, cennetin anahtarıdır."
-
[sıfat, mecaz]
Herhangi bir olayda belirleyici olan
- "Anahtar parti."
-
[fizik]
İstenilen yere veya aygıta, isteğe göre elektrik akımının geçmesini sağlamak için kullanılan düzen; çevirici, çevirgeç, şalter, komütatör
-
[müzik]
Notaların müzik merdivenindeki yükseklik derecelerini göstermek ve buna göre okunmasını sağlamak için portenin başına konulan işaret
- "Sol, do ve fa olmak üzere üç anahtar vardır."
-
[müzik]
Piyano, ut, kanun gibi çalgılarda ayar aleti
-
[argo]
Bakınız rüşvet
-
[isim]
Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç; açacak, açar, açkı, miftah, dil (I)
- NAHİYE
-
Kelime Kökeni: Arapça nāḥiye
- GÜNAH
-
Kelime Kökeni: Farsça gunāh
-
[isim]
Dinî bakımdan suç sayılan iş veya davranış
- "Bunu yapan günün birinde er geç bu günahın kefaretini ödeyecektir."
-
Vicdanı rahatsız edecek kötü davranış; yazık
- "Bu adama bu kadar eziyet etmek günahtır."
-
[isim]
Dinî bakımdan suç sayılan iş veya davranış