İçinde naat olan 18 kelime var. İçerisinde NAAT bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında naat olan kelimeler listesine ya da sonu naat ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
KANAATKARANE, KANAATKARLIK, KANAATSİZLİK, ZANAATKARLIK
KANAATLİLİK, KANAATSİZCE, ZANAATÇILIK
KANAATKAR, KANAATSİZ, ZANAATKAR
KANAATLİ, MÜMANAAT, ZANAATÇI
KANAAT, ŞENAAT, SINAAT, ZANAAT
NAAT
Naat Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
ANAT, NAAT
3 Harfli Kelimeler
ANA, ANT, ATA, TAN
2 Harfli Kelimeler
AN, AT, TA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KANAATKARLIK
-
-
[isim]
Kanaatkâr olma durumu; kanaatlilik, kanıklık, yetingenlik
-
[isim]
Kanaatkâr olma durumu; kanaatlilik, kanıklık, yetingenlik
- KANAATKARANE
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳanāʿat + Farsça -kār + Farsça -âne
-
[zarf]
Kanaat eden kimseye yakışır biçimde
-
[zarf]
Kanaat eden kimseye yakışır biçimde
- KANAATSİZLİK
-
-
[isim]
Kanaatsiz olma durumu
-
[isim]
Kanaatsiz olma durumu
- ZANAATKARLIK
-
-
[isim]
Bakınız zanaatçılık
-
[isim]
Bakınız zanaatçılık
- ZANAATÇILIK
-
-
[isim]
Zanaatçı olma durumu; zanaatkârlık
-
[isim]
Zanaatçı olma durumu; zanaatkârlık
- KANAATSİZCE
-
-
[zarf]
Kanaatsiz bir biçimde
-
[zarf]
Kanaatsiz bir biçimde
- KANAATLİLİK
-
-
[isim]
Bakınız kanaatkârlık
-
[isim]
Bakınız kanaatkârlık
- ZANAATKAR
-
Kelime Kökeni: Arapça ṣināʿat + Farsça -kār
-
[isim]
Bakınız zanaatçı
-
[isim]
Bakınız zanaatçı
- KANAATKAR
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳanāʿat + Farsça -kār
-
[sıfat]
Azla yetinen, elindeki ile yetinen; kanık, kanaatli, yetingen
-
[sıfat]
Azla yetinen, elindeki ile yetinen; kanık, kanaatli, yetingen
- KANAATSİZ
-
-
[sıfat]
Elindeki ile yetinmeyen
-
[sıfat]
Elindeki ile yetinmeyen
- KANAATLİ
-
-
[sıfat]
Bakınız kanaatkâr
-
[sıfat]
Bakınız kanaatkâr
- ZANAATÇI
-
-
[isim]
Belli bir zanaatla uğraşan, bir zanaatı meslek edinen emekçi; zanaatkâr, artizan
-
[isim]
Belli bir zanaatla uğraşan, bir zanaatı meslek edinen emekçi; zanaatkâr, artizan
- MÜMANAAT
-
Kelime Kökeni: Arapça mumānaʿat
-
[isim, eskimiş]
Engel olma, karşı koyma
-
[isim, eskimiş]
Engel olma, karşı koyma
- SINAAT
-
Kelime Kökeni: Arapça ṣināʿat
-
[isim, eskimiş]
Bakınız zanaat
-
[isim, eskimiş]
Bakınız zanaat
- ZANAAT
-
Kelime Kökeni: Arapça ṣināʿat
-
[isim]
İnsanların maddeye dayanan gereksinimlerini karşılamak için yapılan, öğrenimle birlikte deneyim, beceri ve ustalık gerektiren iş; sınaat, sanat
- "Hiçbir vatandaşa benim zanaatı tavsiye etmem."
-
El ustalığı isteyen işler
-
[isim]
İnsanların maddeye dayanan gereksinimlerini karşılamak için yapılan, öğrenimle birlikte deneyim, beceri ve ustalık gerektiren iş; sınaat, sanat
- ŞENAAT
-
Kelime Kökeni: Arapça şenāʿat
- KANAAT
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳanāʿat
- NAAT
-
Kelime Kökeni: Arapça naʿt
-
[isim, eskimiş]
Bir şeyin niteliklerini övme
-
[edebiyat]
Hz. Muhammed'in niteliklerini övmek, ondan şefaat dilemek amacıyla yazılan kaside
-
[isim, eskimiş]
Bir şeyin niteliklerini övme