İçinde na olan 5 harfli 134 kelime var. İçerisinde NA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında na olan kelimeler listesine ya da sonu na ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Na Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AN
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- NAKDİ
-
Kelime Kökeni: Arapça naḳdī
-
[sıfat]
Bakınız parasal
- "Ve bu nakdî fedakârlıkların yekûnuyla, dört beş aile rahat rahat geçinebilirdi."
-
[sıfat]
Bakınız parasal
- CENAH
-
Kelime Kökeni: Arapça cenāḥ
- GRENA
-
Kelime Kökeni: Fransızca grenat
-
[isim, mineraloji]
Nar çiçeği renginde bir süs taşı
-
Alüminyum silikat ile kalsiyum, magnezyum, demir, manganez vb. madenlerden birinin birleşmesinden oluşmuş çeşitli renkteki mineral
-
[isim, mineraloji]
Nar çiçeği renginde bir süs taşı
- NAZİK
-
Kelime Kökeni: Farsça nāzuk
-
[sıfat]
Başkalarına karşı saygılı davranan
- "Vesime, hakikaten talihli kızmış, Remzi Bey biraz fazla saf olmakla beraber çok temiz ve nazik bir çocuk..."
-
İnce yapılı, narin
- "Kadın fevkalade nazik ve güzel, çocuklar oya gibi idiler."
-
Özen, dikkat gösterilmezse kırılabilen, bozulabilen, kötüleşebilen
- "Nazik bir bitki."
-
Gerekli önlemler alınmadığında daha kötü olan; kritik
- "Şimdi devleti tehlikeden kurtaracak pek nazik zamandır."
-
Dikkat isteyen, özen gerektiren; tetik (II)
- "Rica ederim gülmeyiniz, iş pek naziktir, şaka götürmez."
-
[sıfat]
Başkalarına karşı saygılı davranan
- NALÇA
-
Kelime Kökeni: Arapça naʿl + Farsça -çe
-
[isim]
Ayakkabıların altına çakılan demir
- "Daha on yıl öncesine kadar ayakkabı ökçelerine nalça çaktırmak moda idi."
-
Bakınız nal
-
[isim]
Ayakkabıların altına çakılan demir
- NASİR
-
Kelime Kökeni: Arapça nās̱ir
-
[isim, eskimiş]
Nesir yazan, nesir ustası
- "Başlıca şair ve nasirleri tamamıyla öğrenmek için külliyat okumak merakına düştüm."
-
[isim, eskimiş]
Nesir yazan, nesir ustası
- NAZIR
-
Kelime Kökeni: Arapça nāẓir
-
[sıfat]
Bir yere doğru bakan (ev, oda vb.)
- "Küçük fakat çok şirin bir oda, gölgelik, denize nazır."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız bakan
- "Eski nazırlardan birisine ilk defa burada rastladım."
-
[sıfat]
Bir yere doğru bakan (ev, oda vb.)
- NASİP
-
Kelime Kökeni: Arapça naṣīb
-
[isim]
Birinin payına düşen şey
-
Bir kimsenin elde edebildiği, sahip olabildiği şey
- "Türk'e ve Türk vatanına bir kurtuluş nasip ise onu gene Mehmetçiklerden beklemeliyiz."
-
Bakınız kısmet
- "Her insanın bu yaşlardaki nasibi yalnızlıktır."
-
Günlük kazanç
-
[isim]
Birinin payına düşen şey
- NAZİL
-
Kelime Kökeni: Arapça nāzil
-
[sıfat, eskimiş]
İnen, inmiş
-
Konaklayan
-
[sıfat, eskimiş]
İnen, inmiş
- İSNAT
-
Kelime Kökeni: Arapça isnād
-
[isim]
Bir düşünceyi, bir konuyu bir kişi veya sebebe dayandırma, yükleme; atfetme
-
[mecaz]
Karacılık, iftira
-
[isim]
Bir düşünceyi, bir konuyu bir kişi veya sebebe dayandırma, yükleme; atfetme
- ENAYİ
-
-
[sıfat, argo]
Fazla bön, avanak, budala olan
- "İyice buldum kafayı, sen daha bulmadıysan enayisin."
-
[isim]
Bakınız ördek
-
[sıfat, argo]
Fazla bön, avanak, budala olan
- ABANA
-
-
[isim]
Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri
- NANİK
-
-
[isim]
Başparmağı buruna değdirip öteki parmakları açarak ve sallayarak yapılan alay işareti
-
[isim]
Başparmağı buruna değdirip öteki parmakları açarak ve sallayarak yapılan alay işareti
- NALIN
-
Kelime Kökeni: Arapça naʿleyn
-
[isim]
Bakınız takunya
- "Çarşı hamamlarındaki nalınlar da boy boymuş."
-
[isim]
Bakınız takunya
- ZURNA
-
Kelime Kökeni: Farsça surnāy
-
[isim]
Ağaçtan yapılan, iki karış boyunda, ağız bölümü yayvan, keskin bir ses çıkaran ve çoğu zaman davulla veya dümbelekle birlikte çalınan nefesli çalgı
- "Davullar dövüldü, zurnalar halay havaları üfürdü, düğün dernek kutlandı."
-
[isim]
Ağaçtan yapılan, iki karış boyunda, ağız bölümü yayvan, keskin bir ses çıkaran ve çoğu zaman davulla veya dümbelekle birlikte çalınan nefesli çalgı
- ADINA
-
-
[zarf]
Bir şeyin veya bir kimsenin namına; hesabına
- "Haklı bir öfke adına da olsa bir insandan, aklını yüreğinden ayırması istenemez."
-
[zarf]
Bir şeyin veya bir kimsenin namına; hesabına
- AYNAZ
-
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız bataklık
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız bataklık
- TURNA
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Turnagillerden, Avrupa ve Kuzey Afrika'da toplu olarak yaşayan, göçebe, iri bir kuş (Grus grus)
- "İki turnam gelir aklı karalı / Birin avcı vurmuş biri yaralı"
-
[isim, hayvan bilimi]
Turnagillerden, Avrupa ve Kuzey Afrika'da toplu olarak yaşayan, göçebe, iri bir kuş (Grus grus)
- NAĞME
-
Kelime Kökeni: Arapça naġme
-
[isim]
Güzel, uyumlu ses, ezgi, melodi
- "Boyuna Arapçayı andırır bir nağme mırıldanıyor."
-
[müzik]
Bakınız ezgi
- "Berrak bir nesim ile ürperdi gölgeler / Yıldızlar eski demlere bir nağme besteler"
-
[mecaz]
Birinin yalandan ve nazlanarak söylediği söz
-
[isim]
Güzel, uyumlu ses, ezgi, melodi
- SONAT
-
Kelime Kökeni: Fransızca sonate
-
[isim, müzik]
Bir veya iki çalgı için yazılmış, üç veya dört bölümden oluşan müzik eseri
-
[isim, müzik]
Bir veya iki çalgı için yazılmış, üç veya dört bölümden oluşan müzik eseri