İçinde n olan 5 harfli 1244 kelime var. İçerisinde N harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında n harfi olan kelimeler listesine ya da Sonu n harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

DİNİŞ

  1. [isim] Dinme işi veya biçimi

KANTO

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Tuluat tiyatrolarında oyundan önce genellikle kadın sanatçıların şarkı söyleyip dans ederek yaptığı gösteri
    • "Eski bir dolabın kırık aynası karşısında 'Telgrafın Telleri'ni söyler, kırıta kırıta kanto oynardı." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Bu gösteri sırasında söylenen şarkı

KONDU

  1. [isim] Gecekondu
    • "Bir kondum vardı, onu sattım ve yarışmaya katılmak için buraya geldim." (Muammer İzgü)

KOVAN

  1. [isim] Fişeğin kapsül, barut ve kurşun taşıyan yuva bölümü, kapçık
    • "İşte, etrafa yayılan top kovanları, kırık tüfekler, fişek yığınları..." (Halide Edip Adıvar)
  2. Çoğunlukla toprak veya tahtadan yapılan arı barınağı
  3. Yayık

MASUN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Korunan, korunmuş
    • "Poyrazdan masun bir kulübe göreceksin." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Saklanmış

NİŞAN

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] İşaret, iz, belirti, alamet
    • "Tabancasını kılıfından çıkarmış ve nişan almak üzereydi." (Aka Gündüz)
    • "Dönüşte yolumuzu şaşırmamak için şu çifte kavakları nişan koymuştuk."
    • "Birkaç gün sonra akrabalarımıza bir davet vereceğiz. Nişan takacağız." (Reşat Nuri Güntekin)
    • "Şimdilik nişan yapacaklarmış."
  2. Nişanlanma sırasında yapılan tören
    • "Bizi nişana çağırdılar."
    • "Doktor, Türk ordusunda çalıştığını, üniformamızı taşıdığını, nişan aldığını, övünerek anlattı." (Refik Halit Karay)
  3. Evlenmek üzere birbirine söz verme, nişanlanma
    • "Nişanı bozmuşlar."
  4. Kurşun, taş vb. ile vurulmak istenen hedef
  5. Hedefi vurmak için silah, ok vb.ne gerekli doğrultuyu verme
  6. Devlet nişanı

YONCA

  1. [isim] Baklagillerden, başak durumundaki çiçekleri kırmızı veya mor renkli, hayvanlara yem olarak yetiştirilen çayır bitkilerinin genel adı (Trifolium)

FRANK

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Fransa, İsviçre, Belçika vb. ülkelerin para birimi

KOLAN

  1. [isim] At, eşek vb. hayvanların semerini veya eyerini bağlamak için göğsünden aşırılarak sıkılan yassı kemer
    • "Adam döndü, beygirinin semerini almak için kolanını çözmeye başladı." (Necati Cumalı)
    • "Bana bak, Ali Çavuş, biz kimseyi soymuyoruz. Onlar kolan çekiyorlar, kolan çekmek nedir be? Dans etmekten farkı ne ki?" (Sait Faik Abasıyanık)
    • "Bu salıncağın dibindeki tahtaya iki kız çıkmışlar, hafif hafif kolan vuruyorlardı." (Osman Cemal Kaygılı)
  2. Dokuma, deri, kenevir vb. maddelerden yapılan yassı ve enlice bağ
  3. Yünden veya iplikten yapılmış, üzeri işli ince kuşak

KOLON

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Sütun
    • "Mermer kolonları, eski heykelleri önüne gelen alıp gitmişti." (Necati Cumalı)
  2. Katlardaki döşemeleri birbirlerine bağlayan düşey boru

NAKDİ
...
RESEN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [zarf] Kendi başına, kendiliğinden
  2. Bağımsız olarak, kimseye bağlı olmaksızın
    • "Cumhurbaşkanının resen imzaladığı kararlar ve emirler aleyhine ... yargı mercilerine başvurulamaz." (Anayasa)

YÖNLÜ

  1. [sıfat] Yönü olan
    • "Çok yönlü bir sorun."
  2. Uygun

ANJİN

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Boğaz mukozasının şişmesi, boğak, hunnak

CİNSİ
...
ÖDÜNÇ

  1. [isim] İleride geri verilmek veya alınmak şartıyla alınan veya verilen şey
    • "Kısa ve uzun vadeli hiçbir ödünç alma imkânı yoktu." (Falih Rıfkı Atay)

ONSUZ

  1. [zarf] O olmaksızın
    • "Onsuz kalınacak uzun günler ve geceleri nasıl geçirecektik?" (Abdülhak Şinasi Hisar)

TAPON

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [sıfat] Niteliği düşük, eski, elde kalmış
    • "İşportanın içinde hayatın en yırtık, en tapon matahları satılıyordu." (Aka Gündüz)
  2. Bayağı (kimse)

ANSIZ

  1. [zarf] Ansızın
  2. [sıfat] Anlayışsız, akılsız

DİNEN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [zarf] Din bakımından

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü