İçinde müc olan 31 kelime var. İçerisinde MÜC bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında müc olan kelimeler listesine ya da sonu müc ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

13 Harfli Kelimeler

MÜCADELECİLİK, MÜCEVHERCİLİK

12 Harfli Kelimeler

MÜCELLİTHANE, RUHUMÜCERRET

11 Harfli Kelimeler

MÜCELLİTLİK, MÜCERRETLİK

10 Harfli Kelimeler

MÜCADELECİ, MÜCAHİTLİK, MÜCEVHERAT, MÜCEVHERCİ, MÜCEVHERLİ

9 Harfli Kelimeler

GÖMÜCÜLÜK, MÜCRİMLİK

8 Harfli Kelimeler

MÜCADELE, MÜCAHEDE, MÜCEHHEZ, MÜCELLİT, MÜCERREP, MÜCERRET, MÜCESSEM, MÜCEVHER

7 Harfli Kelimeler

MÜCAHİT, MÜCAMAA, MÜCAVİR, MÜCAZAT, MÜCELLA

6 Harfli Kelimeler

GÖMÜCÜ, MÜCBİR, MÜCMEL, MÜCRİM, MÜCVER

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

MÜCADELECİLİK

  1. [isim] Mücadeleci olma durumu; savaşımcılık
MÜCEVHERCİLİK

  1. [isim] Bakınız kuyumculuk
MÜCELLİTHANE

Kelime Kökeni: Arapça mucellid + Farsça ḫāne

  1. [isim, eskimiş] Bakınız ciltevi
RUHUMÜCERRET

Kelime Kökeni: Arapça rūḥ + mucerred

  1. [isim, eskimiş] Katışık ve karışık olmayan ruh
    • "Fışkırır ruhumücerret gibi yerden naaşım / O zaman yükselerek arşa değer belki başım." (Mehmet Akif Ersoy)
MÜCELLİTLİK

  1. [isim] Bakınız ciltçilik
MÜCERRETLİK

  1. [isim] Mücerret olma durumu
    • "Babagân Bektaşi babalarında mücerretlik esas olmasına rağmen Kızılbaş dedelerinde tek eşli ve yine dede soylu olan eşlerle evlilik söz konusuydu." (Ali Yaman)
MÜCEVHERCİ

  1. [isim] Bakınız kuyumcu
MÜCEVHERLİ

  1. [sıfat] Mücevher takınmış olan
    • "Sari denir kumaşa bürünen, ayağı bilezikli ve burunları incili veya mücevherli kadınlar..." (Falih Rıfkı Atay)
MÜCEVHERAT

Kelime Kökeni: Arapça mucevherāt

  1. [isim] Mücevherler
    • "Günlerimizin keyfine göre bu köşkler ya kuyumcu dükkânlarında yan yana sıralanmış mücevherat mahfazalarına benzer ya mükâfat günlerinde dağıtılan ciltleri ve kâğıtları yaldızlı kitaplara benzer..." (Abdülhak Şinasi Hisar)
MÜCADELECİ

  1. [isim] Mücadele etmeyi seven kimse; savaşımcı
MÜCAHİTLİK

  1. [isim] Alperen olma durumu
MÜCRİMLİK

  1. [isim] Bakınız suçluluk
GÖMÜCÜLÜK

  1. [isim] Gömücü olma durumu
MÜCESSEM

Kelime Kökeni: Arapça mucessem

  1. [sıfat] Cisim durumunda olan
  2. Soyut kavramlar için somut bir varlıkta tam olarak belirmiş olan
MÜCEHHEZ

Kelime Kökeni: Arapça mucehhez

  1. [sıfat, eskimiş] Bir işin olması için gerekli olan malzeme ile donanmış, donatılmış, teçhiz edilmiş
  2. Bir işin olması için hazır duruma getirilmiş, hazırlanmış
MÜCADELE

Kelime Kökeni: Arapça mucādele

  1. [isim] Birbirlerine isteklerini kabul ettirmek için iki taraf arasında yapılan zorlu çaba; savaş, kavga
  2. Herhangi bir amaca erişmek, bir kuvvete karşı koyabilmek için bir kişi veya topluluğun güçlü, sürekli çabası; savaşım
    • "Bu İslam merkezinde içten içe bir yığın mücadele vardı." (Ahmet Hamdi Tanpınar)
MÜCERRET

Kelime Kökeni: Arapça mucerred

  1. [sıfat, eskimiş, felsefe] Bakınız soyut
    • "Siz mücerret bir kanun ve nizamı tutturmuşsunuz ve öylece de yürüyorsunuz." (Kerim Korcan)
  2. Katışık ve karışık olmayan
  3. [mecaz] Bakınız bekâr
    • "Yavrum! Gençsin, dilbersin, mücerretsin." (Sermet Muhtar Alus)
  4. [isim, dil bilgisi] Bakınız yalın durum
MÜCERREP

Kelime Kökeni: Arapça mucerreb

  1. [sıfat, eskimiş] Tecrübe edilmiş, denenmiş, sınanmış
MÜCELLİT

Kelime Kökeni: Arapça mucellid

  1. [isim, eskimiş] Bakınız ciltçi
MÜCEVHER

Kelime Kökeni: Arapça mucevher

  1. [isim] Altın, yakut, pırlanta vb. değerli taşlardan yapılmış süs eşyası; cevher
    • "Onun mücevherlerine, incilerine malik tarihte az imparatoriçe gelmiştir." (Necip Fazıl Kısakürek)
  2. Bakınız cevahir
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü