İçinde müc olan 8 harfli 8 kelime var. İçerisinde MÜC bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında müc olan kelimeler listesine ya da sonu müc ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- MÜCEHHEZ
-
Kelime Kökeni: Arapça mucehhez
-
[sıfat, eskimiş]
Bir işin olması için gerekli olan malzeme ile donanmış, donatılmış, teçhiz edilmiş
-
Bir işin olması için hazır duruma getirilmiş, hazırlanmış
-
[sıfat, eskimiş]
Bir işin olması için gerekli olan malzeme ile donanmış, donatılmış, teçhiz edilmiş
- MÜCADELE
-
Kelime Kökeni: Arapça mucādele
-
[isim]
Birbirlerine isteklerini kabul ettirmek için iki taraf arasında yapılan zorlu çaba; savaş, kavga
-
Herhangi bir amaca erişmek, bir kuvvete karşı koyabilmek için bir kişi veya topluluğun güçlü, sürekli çabası; savaşım
- "Bu İslam merkezinde içten içe bir yığın mücadele vardı."
-
[isim]
Birbirlerine isteklerini kabul ettirmek için iki taraf arasında yapılan zorlu çaba; savaş, kavga
- MÜCELLİT
-
Kelime Kökeni: Arapça mucellid
-
[isim, eskimiş]
Bakınız ciltçi
-
[isim, eskimiş]
Bakınız ciltçi
- MÜCAHEDE
-
Kelime Kökeni: Arapça mucāhede
-
[isim, eskimiş]
Bakınız gayret
- "Uzun tedris ve terbiye hayatınız, evvela müşkülatla dolu ve sonrası zafere ermiş çetin bir mücadele ve mücahede hayatıdır."
-
[din bilimi]
Kutsal ülküler uğruna savaşma, cihat etme
-
Benlik ve bencillikten kurtulmak ve nefsi yenmek için çalışma, uğraşma, mücadele etme
-
[isim, eskimiş]
Bakınız gayret
- MÜCEVHER
-
Kelime Kökeni: Arapça mucevher
-
[isim]
Altın, yakut, pırlanta vb. değerli taşlardan yapılmış süs eşyası; cevher
- "Onun mücevherlerine, incilerine malik tarihte az imparatoriçe gelmiştir."
-
Bakınız cevahir
-
[isim]
Altın, yakut, pırlanta vb. değerli taşlardan yapılmış süs eşyası; cevher
- MÜCESSEM
-
Kelime Kökeni: Arapça mucessem
-
[sıfat]
Cisim durumunda olan
-
Soyut kavramlar için somut bir varlıkta tam olarak belirmiş olan
-
[sıfat]
Cisim durumunda olan
- MÜCERRET
-
Kelime Kökeni: Arapça mucerred
-
[sıfat, eskimiş, felsefe]
Bakınız soyut
- "Siz mücerret bir kanun ve nizamı tutturmuşsunuz ve öylece de yürüyorsunuz."
-
Katışık ve karışık olmayan
-
[mecaz]
Bakınız bekâr
- "Yavrum! Gençsin, dilbersin, mücerretsin."
-
[isim, dil bilgisi]
Bakınız yalın durum
-
[sıfat, eskimiş, felsefe]
Bakınız soyut
- MÜCERREP
-
Kelime Kökeni: Arapça mucerreb
-
[sıfat, eskimiş]
Tecrübe edilmiş, denenmiş, sınanmış
-
[sıfat, eskimiş]
Tecrübe edilmiş, denenmiş, sınanmış