İçinde mus olan 8 harfli 14 kelime var. İçerisinde MUS bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında mus olan kelimeler listesine ya da sonu mus ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Mus Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

M S U

3 Harfli Kelimeler

MUS

2 Harfli Kelimeler

SU, US

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

MUSLUKLU

  1. [sıfat] Musluğu olan
NAMUSSUZ

  1. [sıfat] Ahlak kurallarına uygun davranmayan, ahlak kurallarını çiğneyen; kaltaban
    • "Namussuzun üstüne çullanıvermişler. Bir, iki derken makinesini paralamışlar, kendisini de sanırsam." (Nâzım Hikmet)
  2. [mecaz] Kızgınlıkla söylenen bir söz
  3. [zarf] Ahlak kurallarına uygun davranmayarak, ahlak kurallarını çiğneyerek
    • "Namussuz davrananı yaşatmazlar yeraltı dünyasında." (Zeyyat Selimoğlu)
MUSTARİP

Kelime Kökeni: Arapça mużṭarib

  1. [sıfat] Bakınız muzdarip
MUSAVVER

Kelime Kökeni: Arapça muṣavver

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız resimli
  2. Zihinde tasarlanmış, düşünülmüş olan
MUSAMMAT

Kelime Kökeni: Arapça musammaṭ

  1. [isim, edebiyat] Divan şiirinde dörtlüklerden kurulu nazım şekillerinin genel adı
    • "Nefi’nin IV. Murat için yazdığı ünlü bahariyesi musammat bir kasidedir." (Cem Dilçin)
MUSAHHİH

Kelime Kökeni: Arapça muṣaḥḥiḥ

  1. [isim, eskimiş] Bakınız düzeltmen
    • "Yoksa musahhih maaşımdan haftada üç papel taksite bağlayıp seni bir şamaroğlanı gibi kullanırım." (Nâzım Hikmet)
HUMUSSUZ

  1. [sıfat] İçinde humus bulunmayan
MUSTATİL

Kelime Kökeni: Arapça mustaṭīl

  1. [isim, eskimiş, geometri] Bakınız dikdörtgen
    • "O siyah ağaç gövdesi, o mustatilin içine ne kadar güzel oturmuş." (Orhan Veli Kanık)
MUSADDAK

Kelime Kökeni: Arapça muṣaddaḳ

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız onaylı
    • "Diploma ile musaddak yüksek iradesi dolayısıyla kendini tebrik ettim." (Asaf Halet Çelebi)
MUSANNİF

Kelime Kökeni: Arapça muṣannif

  1. [isim, eskimiş] Sınıflandırma işlemi yapan kimse
  2. Bakınız yazar
MUSALLAT

Kelime Kökeni: Arapça musallaṭ

  1. [sıfat] Bir kimse veya şeyin üzerine bıktıracak kadar düşen (kimse)
MUSLUKÇU

  1. [isim] Musluk satan veya onaran kimse
  2. [argo] Abdest almak için ceketini çıkaranların para veya değerli şeylerini çalarak hırsızlık yapan kimse
MUSAHABE

Kelime Kökeni: Arapça muṣāḥabe

  1. [isim, eskimiş] Bakınız konuşma
    • "Musahabe bu vadiye dökülünce tekrar karışmak ihtiyacını duydum." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
NAMUSKAR

Kelime Kökeni: Arapça nāmūs + Farsça -kār

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız namuslu
    • "İstanbul’un solgun ve mahzun seması altında kaynayan dindar, namuskâr ve hararetli bir kan vardır." (Ali Fuat Cebesoy)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü