İçinde mus olan 8 harfli 14 kelime var. İçerisinde MUS bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında mus olan kelimeler listesine ya da sonu mus ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Mus Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
MUS
2 Harfli Kelimeler
SU, US
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- MUSLUKLU
-
-
[sıfat]
Musluğu olan
-
[sıfat]
Musluğu olan
- NAMUSSUZ
-
-
[sıfat]
Ahlak kurallarına uygun davranmayan, ahlak kurallarını çiğneyen; kaltaban
- "Namussuzun üstüne çullanıvermişler. Bir, iki derken makinesini paralamışlar, kendisini de sanırsam."
-
[mecaz]
Kızgınlıkla söylenen bir söz
-
[zarf]
Ahlak kurallarına uygun davranmayarak, ahlak kurallarını çiğneyerek
- "Namussuz davrananı yaşatmazlar yeraltı dünyasında."
-
[sıfat]
Ahlak kurallarına uygun davranmayan, ahlak kurallarını çiğneyen; kaltaban
- MUSTARİP
-
Kelime Kökeni: Arapça mużṭarib
-
[sıfat]
Bakınız muzdarip
-
[sıfat]
Bakınız muzdarip
- MUSAVVER
-
Kelime Kökeni: Arapça muṣavver
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız resimli
-
Zihinde tasarlanmış, düşünülmüş olan
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız resimli
- MUSAMMAT
-
Kelime Kökeni: Arapça musammaṭ
-
[isim, edebiyat]
Divan şiirinde dörtlüklerden kurulu nazım şekillerinin genel adı
- "Nefi’nin IV. Murat için yazdığı ünlü bahariyesi musammat bir kasidedir."
-
[isim, edebiyat]
Divan şiirinde dörtlüklerden kurulu nazım şekillerinin genel adı
- MUSAHHİH
-
Kelime Kökeni: Arapça muṣaḥḥiḥ
-
[isim, eskimiş]
Bakınız düzeltmen
- "Yoksa musahhih maaşımdan haftada üç papel taksite bağlayıp seni bir şamaroğlanı gibi kullanırım."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız düzeltmen
- HUMUSSUZ
-
-
[sıfat]
İçinde humus bulunmayan
-
[sıfat]
İçinde humus bulunmayan
- MUSTATİL
-
Kelime Kökeni: Arapça mustaṭīl
-
[isim, eskimiş, geometri]
Bakınız dikdörtgen
- "O siyah ağaç gövdesi, o mustatilin içine ne kadar güzel oturmuş."
-
[isim, eskimiş, geometri]
Bakınız dikdörtgen
- MUSADDAK
-
Kelime Kökeni: Arapça muṣaddaḳ
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız onaylı
- "Diploma ile musaddak yüksek iradesi dolayısıyla kendini tebrik ettim."
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız onaylı
- MUSANNİF
-
Kelime Kökeni: Arapça muṣannif
-
[isim, eskimiş]
Sınıflandırma işlemi yapan kimse
-
Bakınız yazar
-
[isim, eskimiş]
Sınıflandırma işlemi yapan kimse
- MUSALLAT
-
Kelime Kökeni: Arapça musallaṭ
-
[sıfat]
Bir kimse veya şeyin üzerine bıktıracak kadar düşen (kimse)
-
[sıfat]
Bir kimse veya şeyin üzerine bıktıracak kadar düşen (kimse)
- MUSLUKÇU
-
-
[isim]
Musluk satan veya onaran kimse
-
[argo]
Abdest almak için ceketini çıkaranların para veya değerli şeylerini çalarak hırsızlık yapan kimse
-
[isim]
Musluk satan veya onaran kimse
- MUSAHABE
-
Kelime Kökeni: Arapça muṣāḥabe
-
[isim, eskimiş]
Bakınız konuşma
- "Musahabe bu vadiye dökülünce tekrar karışmak ihtiyacını duydum."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız konuşma
- NAMUSKAR
-
Kelime Kökeni: Arapça nāmūs + Farsça -kār
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız namuslu
- "İstanbul’un solgun ve mahzun seması altında kaynayan dindar, namuskâr ve hararetli bir kan vardır."
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız namuslu