İçinde mu olan 7 harfli 138 kelime var. İçerisinde MU bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında mu olan kelimeler listesine ya da Sonu mu ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

MUAYEDE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bayramlaşma, birbirinin bayramını kutlama

TOMURMA

  1. [isim] Tomurmak işi veya durumu

MUGAYİR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Uymaz, aykırı

MUTABIK

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Birbirine uyan, aralarında anlaşmazlık olmayan
    • "O akşam da müzakere sonunda bu yaşıtım üvey dayımla mutabık kaldık." (Halit Fahri Ozansoy)
  2. Uygun

MUTLAKA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [zarf] Kesinlikle
    • "Mutlaka sabırsızlığından kendi kendine soyunmaya girmiştir." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

MUKTEZA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Gerekli
  2. [isim] Bir iş yapılırken gerekli işlemlerin bütünü

MURAKIP

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Denetçi
  2. Tanrı'ya bağlanarak çile dolduran kimse

MUSKACI

  1. [isim] Muska yazan kimse

MUZUMSU
...
MUKAVVİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Kuvvetlendirici, güç katıcı

MUARAZA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Çekişme, kavga

MUAZZAM

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Çok büyük, çok iri, koskoca, koskocaman
    • "Muazzam, biraz da esrarlı, karanlık, eski bir konaktaydı." (Halide Edip Adıvar)
  2. Alışılmışın sınırlarını aşan
  3. Güçlü, önemli
    • "Fakat muazzam hakikatlere karşı göz yumanlardan değilim." (Aka Gündüz)

MUATTAL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] İşlemez, kullanılmaz duruma gelmiş
  2. Boş, işsiz

MUAYENE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir kimsenin hasta olup olmadığını veya hastalığın ne olduğunu araştırma
    • "En son bir de kan muayenesi yaptılar." (Sait Faik Abasıyanık)
    • "Ben de hastaları muayene ettiğim küçük odada yatıp kalkacağım." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. Gözden geçirme, araştırma, yoklama, kontrol
    • "Gümrük muayenesi."
    • "Küçük yokuşu muayene ettim, kimseler yok." (Aka Gündüz)

HOMURTU

  1. [isim] Homurdanma sesi
    • "Morarmış bulutlar, hortumları su yüklü fil sürüleri gibi korkunç homurtularla arkamızdan geliyor." (Yusuf Ziya Ortaç)
  2. Ayının çıkardığı ses

ARMUTSU

  1. [sıfat] Armudu andıran, armuda benzeyen, armut gibi, armudumsu

MUTLUCA

  1. [sıfat] Mutlu olmaya yakın
    • "Fırtınalı yaşamının ender mutluca dönemlerinden birinde, aydınlık kafa ile aydınlık bir karar aldı." (Haldun Taner)
  2. [zarf] Mutlu bir biçimde

MUANNİT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] İnat eden, inatçı, direngen, anut

MUTEBER

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Saygın, itibarı olan, hatırı sayılır, sözü geçer
    • "Selanik'in en varlıklı, en muteber, en güzide ailelerinden sayılıyor." (Atilla İlhan)
    • "Hükmün muteber olması için ittifakla alınması elzemdir." (Tarık Buğra)
  2. İnanılır, güvenilir
  3. Değerli
    • "Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi / Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi." (Muhibbî)
  4. Geçerli

KAMUFLE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [sıfat] Gizlenmiş

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü