İçinde mu olan 7 harfli 138 kelime var. İçerisinde MU bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında mu olan kelimeler listesine ya da sonu mu ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

MURAKIP

Kelime Kökeni: Arapça murāḳib

  1. [isim, eskimiş] Bakınız denetçi
  2. Tanrı'ya bağlanarak çile dolduran kimse
MUACCİZ

Kelime Kökeni: Arapça muʿacciz

  1. [sıfat, eskimiş] Sıkıntı veren, taciz eden, bıktıran, usandıran
    • "Bu buhran tatsız, münasebetsiz, muacciz bir buhrandı." (Ömer Seyfettin)
  2. Yapışkan, sırnaşık, ukala (kimse)
MUATTAL

Kelime Kökeni: Arapça muʿaṭṭal

  1. [sıfat, eskimiş] İşlemez, kullanılmaz duruma gelmiş
  2. Boş, işsiz
MUŞTULU

  1. [sıfat] Muştusu olan; müjdeli
MUŞAMBA

Kelime Kökeni: Arapça muşammaʿ

  1. [isim] Bir tarafına kauçuk veya yağlı boya sürülerek su geçirmeyecek duruma getirilen kalın bez
    • "Ameliyat masasının beyaz muşambası üzerine yatırdılar." (Nâzım Hikmet)
  2. [sıfat] Bu bezden yapılan
    • "Arabacı, yaylının muşamba perdelerini bağladı." (Halide Edip Adıvar)
  3. Su geçirmeyecek biçimde yapılmış yağmurluk
  4. Bakınız linolyum
MUACCEL

Kelime Kökeni: Arapça muʿaccel

  1. [sıfat, eskimiş] Acele olunmuş
  2. [hukuk] Peşin, hemen ödenmesi gereken
MUADDEL

Kelime Kökeni: Arapça muʿaddel

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız değişik
MUSAHİP

Kelime Kökeni: Arapça muṣāḥib

  1. [isim, eskimiş] Sohbet, arkadaşlık eden kimse
  2. Alevilikte özel bir dinî tören ile atanan ve kişinin hem dünyada hem de ahirette kardeşi ve yoldaşı kabul edilen kimse
  3. [tarih] Tatlı konuşmaları ile büyüklerin, özellikle padişahların güzel zaman geçirmelerini sağlamakla görevli, zeki, görgülü, hoşsohbet kimselere verilen ünvan
MUZUMSU

  1. [sıfat] Bakınız muzsu
MUKTEZA

Kelime Kökeni: Arapça muḳteżā

  1. [sıfat] Bakınız gerekli
  2. [isim] Bir iş yapılırken gerekli işlemlerin bütünü
YUMULMA

  1. [isim] Yumulmak işi
MUHACİR

Kelime Kökeni: Arapça muhācir

  1. [sıfat] Bakınız göçmen
    • "Yolda uzun bir muhacir kafilesine tesadüf ettik." (Ömer Seyfettin)
  2. Hz. Muhammed'e uyarak Mekke'den Medine'ye göç eden
MUAZZAM

Kelime Kökeni: Arapça muʿaẓẓam

  1. [sıfat] Bakınız koskoca
    • "Muazzam, biraz da esrarlı, karanlık, eski bir konaktaydı." (Halide Edip Adıvar)
  2. Alışılmışın sınırlarını aşan, pek yüce
    • "Ben, sadece hepimizi içine alan muazzam bir vahdetin parçası olduğuna iman ettim." (Halide Edip Adıvar)
  3. [mecaz] Büyük bir değer ve önem taşıyan, çok önemli
    • "Fakat muazzam hakikatlere karşı göz yumanlardan değilim." (Aka Gündüz)
BİLUMUM

Kelime Kökeni: Arapça bi'l-ʿumūm

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız bütün
    • "Bu tebligat Anadolu ve Rumeli'de bulunan bilumum ordu ve kolordu kumandanlarına tebliğ olunmuştur." (Atatürk)
MUHASIR

Kelime Kökeni: Arapça muḥāṣir

  1. [isim, eskimiş] Kuşatan, saran
MUTEKİT

Kelime Kökeni: Arapça muʿteḳid

  1. [sıfat] Bir şeye inanan, itikat eden (kimse)
    • "Mutekit ve temiz kalpli olan seyyah buradan ayrılmadan evvel bir rüya görüyor ve bunu anlatıyor." (Asaf Halet Çelebi)
  2. Dinine bağlı, imanlı, dindar (kimse)
MUVAFIK

Kelime Kökeni: Arapça muvāfiḳ

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız uygun
    • "Böyle bir teklifi kabul etmek kolay ve muvafık değildir." (Atatürk)
MUKAVİM

Kelime Kökeni: Arapça muḳāvim

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız dayanıklı
  2. [mecaz] Karşı koyan, başkaldıran
MUARAZA

Kelime Kökeni: Arapça muʿāraża

  1. [isim, eskimiş] Bakınız çekişme
ARMUTLU

  1. [isim] Yalova iline bağlı ilçelerden biri
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü