İçinde met olan 7 harfli 40 kelime var. İçerisinde MET bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında met olan kelimeler listesine ya da sonu met ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Met Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
MET, TEM
2 Harfli Kelimeler
EM, ET, ME, TE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- AMETİST
-
Kelime Kökeni: Fransızca améthyste
-
[isim, jeoloji]
Süs taşı olarak kullanılan, mor renkte bir kuvars türü
- "Ametisti özellikle seçtim, gözlerin menekşe rengi, onlara uyacak!.."
-
[isim, jeoloji]
Süs taşı olarak kullanılan, mor renkte bir kuvars türü
- KERAMET
-
Kelime Kökeni: Arapça kerāmet
-
[isim]
Ermiş kimselerin gösterdiklerine inanılan, doğaüstü, şaşkınlık uyandırıcı davranış veya durum
- "Babamın, mucize ve keramet kıssaları olarak bize anlattığı şeyler bu çeşit gülünç ve çocukça masallardı."
-
Olağanüstü durum
-
[isim]
Ermiş kimselerin gösterdiklerine inanılan, doğaüstü, şaşkınlık uyandırıcı davranış veya durum
- SELAMET
-
Kelime Kökeni: Arapça selāmet
-
[isim]
Bakınız esenlik
-
Her türlü korku, tasa ve tehlikeden uzak, güvende olma durumu; kurtuluş
- "Sizinle bu mesele etrafında karşılaşmamayı sizin selametiniz namına temenni ederim."
-
[edebiyat]
Anlatıma temel olan düşüncenin her bakımdan doğru ve sağlam olması
-
[isim]
Bakınız esenlik
- HÜKÜMET
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥukūmet
-
[isim]
Bakınız bakanlar kurulu
- "Hükûmet değişti."
-
Bir ülkenin yönetim kuruluşları
- "Kadınlar çil yavrusu gibi dağılmış, hükûmete haber vermişler, hükûmet gelmiş, ölüyü kaldırmışlar."
-
Devlet yönetimi; beylik
- "Osmanlı hükûmeti zamanında."
-
Bakınız hükûmet konağı
- "Hükûmetin karşısındaki Türklerin merkez kumandanlık dairesine girince şapkasını çıkardı."
-
[eskimiş]
İdare etme
-
[isim]
Bakınız bakanlar kurulu
- METİLİK
-
Kelime Kökeni: Fransızca méthylique
-
[sıfat, kimya]
Metil özelliği taşıyan
- "Metilik alkol."
-
[sıfat, kimya]
Metil özelliği taşıyan
- FEHAMET
-
Kelime Kökeni: Arapça feḫāmet
-
[isim, eskimiş]
Büyük, ulu olma durumu
-
Bakınız değer
-
[isim, eskimiş]
Büyük, ulu olma durumu
- METELİK
-
Kelime Kökeni: Fransızca metallique
-
[isim, eskimiş]
Çeyrek kuruş, on para değerinde demir para
- "Köprüyü yelek cebimdeki son metelikle geçtim."
-
[mecaz]
Çok az para
- "Bende tek metelik yok diye kahkahayı bastı."
-
[isim, eskimiş]
Çeyrek kuruş, on para değerinde demir para
- METANOL
-
Kelime Kökeni: İngilizce methanol
-
[isim, kimya]
Bakınız odun ruhu
-
[isim, kimya]
Bakınız odun ruhu
- AHMETLİ
-
-
[isim]
Manisa iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Manisa iline bağlı ilçelerden biri
- METHİYE
-
Kelime Kökeni: Arapça medḥiyye
-
[isim, eskimiş]
Bakınız övgü
-
[edebiyat]
Bir kimseyi veya bir şeyi övmek için yazılmış şiir
-
[isim, eskimiş]
Bakınız övgü
- GAMETLİ
-
-
[sıfat]
Gameti olan, gamet oluşturan
- "Gametli bitkiler."
-
[sıfat]
Gameti olan, gamet oluşturan
- MELAMET
-
Kelime Kökeni: Arapça melāmet
-
[isim, eskimiş]
Bakınız kınama
-
[din bilimi]
Halkın gözünde kendisini kötü tanıtarak insanların beğenme ve saygısı yerine hor görmesini isteyen, böylelikle nefsi öldürerek Allah’a yaklaşmayı esas alan tasavvuf anlayışı
-
[isim, eskimiş]
Bakınız kınama
- GANİMET
-
Kelime Kökeni: Arapça ġanīmet
-
[isim]
Savaşta düşmandan zorla ele geçirilen mal; şikâr
- "Burunları bile kanamadan ganimete kavuşacaklardı."
-
Bir rastlantı sonucu ele geçen kazanç veya imkân
-
Yağma sonrasında elde kalan çalıntı mal
-
[isim]
Savaşta düşmandan zorla ele geçirilen mal; şikâr
- METANET
-
Kelime Kökeni: Arapça metānet
-
[isim]
Bakınız dayanma
- "Kalbimde lüzumundan fazla metanet var."
-
[isim]
Bakınız dayanma
- METALİK
-
Kelime Kökeni: Fransızca métallique
-
[sıfat]
Bakınız madenî
- "Metalik duvarların birinde usulca bir kapı açıldı..."
-
Metal gibi parlak olan (renk)
- "Sigarasını koltuğun kenarına koyduğu metalik kül tablasına ezercesine basıyor."
-
[sıfat]
Bakınız madenî
- METİLEN
-
Kelime Kökeni: Fransızca méthylène
-
[isim, kimya]
Metanın iki hidrojen atomunu yitirmesiyle türeyen bir kök (CH2)
-
[isim, kimya]
Metanın iki hidrojen atomunu yitirmesiyle türeyen bir kök (CH2)
- ÜMMETÇE
-
-
[zarf]
Ümmet olarak
- "Özlenen baharlar vardır, soyca sopça, ümmetçe özlenen baharlar..."
-
[zarf]
Ümmet olarak
- SAKAMET
-
Kelime Kökeni: Arapça saḳāmet
- HUSUMET
-
Kelime Kökeni: Arapça ḫuṣūmet
-
[isim]
Hasım olma durumu
-
Bakınız düşmanlık
-
[isim]
Hasım olma durumu
- TEMETTÜ
-
Kelime Kökeni: Arapça temettuʿ
-
[isim, eskimiş, ticaret]
Bakınız kazanç
-
[isim, eskimiş, ticaret]
Bakınız kazanç