İçinde mer olan 6 harfli 29 kelime var. İçerisinde MER bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında mer olan kelimeler listesine ya da Sonu mer ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

E M R Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

EM, ER, ME, RE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

GRAMER

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Dil bilgisi
  2. Dil bilgisi kitabı
    • "Yıllar yılı gramere bakmadan üç kelime yazmadığını kendi itiraf eder." (Haldun Taner)

MERKÜR
...
MERBUT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Bağlı, bağlanmış
    • "Kulaklarında yekdiğerine beyaz ibrişimle merbut pırlanta, ufak menekşe abdest küpeleri..." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  2. İlişik, ilişkin

ÖMERLİ
...
KAMERİ
...
SEMERE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Yemiş, meyve, ürün
    • "Nitekim bu hummalı faaliyet, semeresini vermekte gecikmedi." (Haldun Taner)
  2. İstenilen sonuç, verim

MERTEK

Kelime Kökeni : Ermenice

  1. [isim] Yapıda kullanılan dört köşe veya yuvarlak, kalınca ağaç

MERKEP

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Eşek

CÖMERT

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [sıfat] Para ve malını esirgemeden veren, eli açık, selek, semih, ahi, bonkör
    • "Elinden gelen her iyiliği yapar, cömerttir, ikramı çok sever." (Peyami Safa)
    • "Size ne kadar cömert davranmış olduğunu kendiniz de biliyorsunuz." (Halide Edip Adıvar)
  2. Verimli
    • "Bu ülkede toprak bir masal sultanı kadar cömert." (Cemil Meriç)

KEMERE

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [isim] Gemi güvertesinin enine konmuş kirişlerinden her biri

MERKUM

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Yazılmış
  2. Adı geçen, az önce anılan (kimse)

KAMERA

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Görüntülerin filme alınmasını sağlayan alet, alıcı
  2. Bu alet ile görüntüyü kaydeden kimse
  3. [ünlem] Bir çekime başlanırken, yönetmenin alıcıyı çalıştırmaları için verdiği buyruk

MERHUM

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Ölmüş Müslüman (erkek), rahmetli

KAŞMER

  1. [isim] Maskara, soytarı

MERMER

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bileşiminde % 75'ten çok kalsiyum karbonat bulunan, genellikle beyaz, renkli ve damarlısı da olan, cilalanabilen, billurlaşmış kireç taşı
    • "Mermerler sanki binlerce yılın gurup ve şafaklarının pembesini eme eme utanan gelin yanağı gibi kızarmışlardır." (Halikarnas Balıkçısı)
  2. [sıfat] Bu taştan yapılmış
    • "Başhemşire, hastanenin mermer salonunda karşıladı doktoru." (Necati Cumalı)

MERCAN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Tropik ve ılık denizlerde yaşayan, geniş resifler oluşturan, mercanlar sınıfının örneği olan, kırmızı kalker iskeletli hayvan, mercan balığı (Corallium rubrum)
  2. Bu hayvanın iskeletinden elde edilen ve süs eşyaları yapımında kullanılan madde
    • "Alafrangalık, parmaklarımızı narin bir mercan gibi ortaya çıkaran kınalarımızı bile ortadan kaldırmıştı." (Ömer Seyfettin)
  3. [sıfat] Bu maddeden yapılmış
    • "Mercandan bir kolye ile mercan küpeler takmıştı." (Necati Cumalı)
  4. İzmaritgillerden, Atlantik Okyanusu, Akdeniz ve Karadeniz'de bulunan, açık kırmızı renkte, eti beğenilen bir balık, mercan balığı (Pagrus pagrus)

MERHEM

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Deriye sürülerek kullanılan, içinde birçok etkili madde bulunan, yumuşak ve koyu kıvamda, yağlı veya yağsız ilaç
    • "O eller seni kurtarmak içindi, o eller yarana merhem sürmek içindi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. Çare
    • "Her merhemi her yareye merhem mi sanırsın?" (Ziya Paşa)

MERHUN
...
KATMER

  1. [isim] Bir şeyi oluşturan katlardan her biri
  2. Yağda veya sacda pişirilen bir tür börek
  3. Arasına yağ ve kaymak sürülerek katlanmış yufka ekmeği

MERKEZ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri
  2. Bir işin öğretildiği yer
    • "Er eğitim merkezi."
  3. Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer
    • "İki harp esnasında, burası kolay kazançların, vurgunculuğun en işlek merkezlerinden biriydi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  4. Belirli bir yerin ortası
    • "Şehir merkezi."
  5. Polis karakolu
    • "Sizi merkezimize gönderip tevkif ettireceğim." (Aka Gündüz)
  6. Biçim, durum
    • "Çalışamaların bu merkezdeyken durdurulması iyi olmadı."
  7. Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası
  8. Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek
    • "Daire merkezi. Küre merkezi."

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü