İçinde mer olan 5 harfli 15 kelime var. İçerisinde MER bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında mer olan kelimeler listesine ya da sonu mer ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Mer Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E M R

2 Harfli Kelimeler

EM, ER, ME, RE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

MERAK

Kelime Kökeni: Arapça merāḳ

  1. [isim] Bir şeyi anlamak veya öğrenmek için duyulan istek
    • "Biraz sonra yine bazı sesler işittim / Merak ile merdivenin başına gittim" (Enis Behiç Koryürek)
  2. Bir şeyi edinme, yapma, bir şeyle uğraşma isteği
    • "Öteden beri güzel giyinmeye, güzel konuşmaya merakım vardır." (Reşat Nuri Güntekin)
  3. Düşkünlük, heves
    • "Meslek dışında biricik merakı, kendi tabiriyle hobisi fotoğrafçılıktı." (Haldun Taner)
  4. Kaygı, tasa
MERMİ

Kelime Kökeni: Arapça mermī

  1. [isim] Ateşli silahlarla atılan patlayıcı ve delici madde
    • "Tarlalara gömülmüş büyük gemi mermilerini, yattıkları yerlerden çıkararak tetkik ettik" (Hamdullah Suphi Tanrıöver)
SÜMER

  1. [isim] Mezopotamya'da yaşamış bir ulus ve bu ulustan olan kimse
SEMER

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim] At, eşek, katır vb. hayvanların sırtına yerleştirilen, üzerine yük bağlanan veya binilen, iskeleti ağaçtan araç
    • "Semere asılı bir sepeti çözüp ağacın uygun bir dalına astı." (Necati Cumalı)
  2. Bakınız arkalık
  3. [jeoloji] Bakınız yukaç
MERİÇ

  1. [isim] Edirne iline bağlı ilçelerden biri
MERCİ

Kelime Kökeni: Arapça merciʿ

  1. [isim] Başvurulacak yer veya makam
    • "O devirlerde devletin yüksek kademeli mercilerine 'kapu' denirdi." (Sâmiha Ayverdi)
KEMER

Kelime Kökeni: Farsça kemer

  1. [isim] Bele dolayarak toka ile tutturulan, kumaş, deri veya metalden yapılan bel bağı
    • "Nihat elinde tuttuğu kemeri denize fırlatıp attı." (Peyami Safa)
  2. Etek, pantolon vb. giysilerin bele gelen bölümü
  3. Emniyet kemeri
  4. [sıfat] Bakınız tümsekli
    • "Kemer burun."
  5. [anatomi] Kemiklerden oluşan yay biçimindeki yapı
    • "Kaş kemeri. Damak kemeri. Ayak kemeri."
  6. [jeoloji] Katmanlı kayaçlarda bir kıvrımın kabarık tepe yeri, tekne karşıtı
  7. [mimarlık] İki sütun veya ayağı birbirine üstten yarım çember, basık eğri, yonca yaprağı vb. biçimlerde bağlayan ve üzerine gelen duvar ağırlıklarını, iki yanındaki ayaklara bindiren tonoz bağlantı
    • "Büyük bir camiydi bu. Minareleri, kubbeleri, kemerleri ve parmaklıklı pencereleri filan hepsi tamamdı." (Oğuz Atay)
  8. [eskimiş] Özellikle yolculukta kullanılan, üzerinde altın, para yerleştirmeye yarar gözleri olan meşin kuşak
ÜMERA

Kelime Kökeni: Arapça umerā

  1. [isim, eskimiş] Beyler, amirler
  2. Üstsubaylar
    • "Ordu kumandanı, kendi ümerasından birinin istediği bir matara suyu esirgedi." (Falih Rıfkı Atay)
MERES

  1. [isim, ağızlardan] Köpeğin yaşı
MERET

Kelime Kökeni: Arapça mārid

  1. [isim] Sıkıntı veren, hoşlanılmayan şeyler veya kimseler için kullanılan sövgü sözü
    • "Ben de öyle söyledim. Bırakalım artık şu meredi, dedim." (Ahmet Ümit)
  2. [sıfat, ağızlardan] Bakınız uğursuz
ESMER

Kelime Kökeni: Arapça esmer

  1. [isim] Siyaha çalan buğday rengi
  2. Kurşuni renk
    • "Sazlı köyü ayaklandığı zaman gökyüzü daha esmerdi ve ayaz insanın yüzünü ısırıyordu." (Tarık Buğra)
  3. [sıfat] Bu renkte olan
    • "Esmer yüzünün hafifçe kızardığını, gözlerinin garip bir ışıkla yanmaya başladığını görüyoruz." (Esat Mahmut Karakurt)
  4. [sıfat] Teni ve saçları karaya çalan, koyu buğday rengi olan (kimse); karaca (I), yağız
    • "Bir düğün dansında ayaklarının pırıltısını seyrettiği esmer kızla evlendi." (Halikarnas Balıkçısı)
KAMER

Kelime Kökeni: Arapça ḳamer

  1. [isim, eskimiş, gök bilimi] Bakınız Ay
MEREK

  1. [isim, ağızlardan] Samanlık, odunluk, hayvan yemi deposu veya ahır
MERİH

Kelime Kökeni: Arapça mirrīḫ

  1. [isim, gök bilimi] Bakınız Mars
MERAM

Kelime Kökeni: Arapça merām

  1. [isim] Bakınız istek
    • "Benim meramım sana yalnız bir şey sormak." (Ömer Seyfettin)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü