İçinde men olan 7 harfli 47 kelime var. İçerisinde MEN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında men olan kelimeler listesine ya da Sonu men ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
E M N Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
MEN, NEM
2 Harfli Kelimeler
EM, EN, ME, NE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ERMENEK
- ...
- KÖLEMEN
-
-
[isim]
Kölelerden kurulan bir asker sınıfı
-
Birinin sahip olduğu köle veya karavaş
-
[isim]
Kölelerden kurulan bir asker sınıfı
- FERMENE
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Türlü nakışlarla işlemeli, önü kavuşmayan, yeleğe benzeyen bir giysi
-
[isim]
Türlü nakışlarla işlemeli, önü kavuşmayan, yeleğe benzeyen bir giysi
- KEMENÇE
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Yayla diz üzerinde çalınan, kemana benzer, üç teli olan küçük bir çalgı
- "Davul değişmiş, tef değişmiş, kemençe bambaşka bir çalgı olmuştu." (Tarık Buğra)
-
[isim]
Yayla diz üzerinde çalınan, kemana benzer, üç teli olan küçük bir çalgı
- MENEKŞE
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Menekşegillerden, bir veya çok yıllık otsu bir bitki (Viola tricolor)
-
Bu bitkinin mor renkli, güzel kokulu çiçeği
-
[isim]
Menekşegillerden, bir veya çok yıllık otsu bir bitki (Viola tricolor)
- KÜÇÜMEN
-
-
[sıfat]
Benzerlerinden daha küçük olan, pek küçük
-
[sıfat]
Benzerlerinden daha küçük olan, pek küçük
- MENGENE
-
Kelime Kökeni : Rumca
-
[isim]
Onarma, işleme, düzeltme vb. işlemlerin uygulanacağı nesneyi sıkıştırıp istenildiği gibi tutturmaya yarayan bir çeşit alet
- "Yıldız, bileğimi bir mengene gibi sıktı." (Aka Gündüz)
-
Pres
- "Zeytin mengenesi. Üzüm mengenesi."
-
[isim]
Onarma, işleme, düzeltme vb. işlemlerin uygulanacağı nesneyi sıkıştırıp istenildiği gibi tutturmaya yarayan bir çeşit alet
- TAMAMEN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[zarf]
Bütün olarak, büsbütün
- "Hanımlar tamamen çıktıktan sonra, beylere de numaraları dağıtılacaktır." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[zarf]
Bütün olarak, büsbütün
- TEMENNA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Öne doğru eğildikten sonra doğrulurken eli başa götürerek verilen selam
- "Bir temenna ile salonda hazır bulunanları selamladı." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
- "Karşımızda, yerle beraber temenna ediyor, akşam şerifleriniz hayır olsun, diye iki büklüm oluyor." (Sermet Muhtar Alus)
-
[isim]
Öne doğru eğildikten sonra doğrulurken eli başa götürerek verilen selam
- OMENTUM
- ...
- SEGMENT
- ...
- SÜLÜMEN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Ak sülümen
-
[isim]
Ak sülümen
- MENETME
-
-
[isim]
Menetmek işi
-
[isim]
Menetmek işi
- İŞÇİMEN
- ...
- FENOMEN
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Olay
- "Güneşin batıdan doğması gibi olağanüstü bir fenomen sayılmalıdır bu." (Haldun Taner)
-
Görüngü
-
[isim]
Olay
- YEMENLİ
- ...
- ÇİMENTO
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Killi kalkerleri özel fırınlarda pişirip ezmekle elde edilen, çamuru çarçabuk katılaşıp sertleşen ve yapılarda harç malzemesi olarak kullanılan kül renginde veya beyaz toz
-
[isim]
Killi kalkerleri özel fırınlarda pişirip ezmekle elde edilen, çamuru çarçabuk katılaşıp sertleşen ve yapılarda harç malzemesi olarak kullanılan kül renginde veya beyaz toz
- MENTEŞE
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Kapı, pencere, mobilya kapakları vb. açılır kapanır şeylerde kullanılan, bir mille birbirine tutturulmuş, biri sabit, öbürü hareketli iki parçadan oluşmuş metal parça, reze
-
[isim]
Kapı, pencere, mobilya kapakları vb. açılır kapanır şeylerde kullanılan, bir mille birbirine tutturulmuş, biri sabit, öbürü hareketli iki parçadan oluşmuş metal parça, reze
- TAŞEMEN
-
-
[isim]
Taşemengillerden, suda yaşayan, çok ilkel yapılı omurgalı hayvan (Petromyzon)
-
[isim]
Taşemengillerden, suda yaşayan, çok ilkel yapılı omurgalı hayvan (Petromyzon)
- MENKIBE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Din büyüklerinin veya tarihe geçmiş ünlü kimselerin yaşamları ve olağanüstü davranışlarıyla ilgili hikâye
-
Olağanüstü olaylarla ilgili anlatı
- "Kemalettin Bey, bize sağda ve solda, alçak, yüksek nihayetsiz tepelerin harp menkıbelerini anlatıyordu." (Halide Edip Adıvar)
-
[isim]
Din büyüklerinin veya tarihe geçmiş ünlü kimselerin yaşamları ve olağanüstü davranışlarıyla ilgili hikâye