İçinde me olan 6 harfli 469 kelime var. İçerisinde ME bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında me olan kelimeler listesine ya da sonu me ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Me Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E M

2 Harfli Kelimeler

EM, ME

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BİLEME

  1. [isim] Bilemek işi; bileğileme, bileyleme
    • "Gönül, daha birçoklarının bu enstitüde kabiliyetlerini bilemesini istiyor." (Haldun Taner)
MEZMUR

Kelime Kökeni: Arapça mezmūr

  1. [isim, eskimiş] Makamla okunan Zebur suresi
EGEMEN

  1. [sıfat] Yönetimini hiçbir kısıtlama veya denetime bağlı olmaksızın sürdüren, bağımlı olmayan; hükümran
    • "Egemen devlet."
  2. [mecaz] Sözünü geçiren, üstünlük kazanan
ZİMMET

Kelime Kökeni: Arapça ẕimmet

  1. [isim] Üstünde olan şey
  2. Kurum ve kuruluşlarda çalışanlara veya para işleri ile uğraşan görevliye imza karşılığı teslim edilen para veya eşya
    • "Halil Ağa aynen tahsil ettiği 30975 kile hububattan 30440 kilesini Erzurum ambarına teslim etmiş, 535 kilesi de kendi zimmetinde kalmıştır." (Lütfi Güçer)
  3. Bir kimsenin yasal olmayan yollardan üzerine geçirip ödemeye zorunlu olduğu para
  4. Bir ticaret kuruluşunun borçlarının tümü
ERİNME

  1. [isim] Bakınız üşenme
POMELO

  1. [isim, bitki bilimi] Turunçgillerden, genellikle Akdeniz’de yetişen, sarı meyvesinin üzeri yeşil kalın kabukla kaplı bir tür ağaç (Citrus maxima)
  2. Bu ağacın diğer turunçgillere nazaran asidi daha az olan, kalın kabuğunun altındaki portakala benzeyen dilimleri yenen, tatlı meyvesi
SÜNMEK

  1. [nesnesiz] Esnekliğini yitirerek gevşemek
    • "Bu kumaş kolay kolay sünmez."
  2. Kopmadan uzamak, gerilmek
TÖHMET

Kelime Kökeni: Arapça tuhmet

  1. [isim] Bakınız suçlama
    • "Talebeyi dersten başka şeylerle işgal töhmeti ile tevbihe maruz kaldı, istifaya mecbur oldu." (Ahmet Hikmet Müftüoğlu)
MEŞHUR

Kelime Kökeni: Arapça meşhūr

  1. [sıfat] Bakınız ünlü
    • "Yeni Park Gazinosunda kasabanın meşhur karadut şerbetiyle beraber bir parça da içki içilir." (Reşat Nuri Güntekin)
KEMERE

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim, denizcilik] Gemi güvertesinin enine konmuş kirişlerinden her biri
ZAHMET

Kelime Kökeni: Arapça zaḥmet

  1. [isim] Bakınız güçlük
    • "Yalnız rica ederim, bir an için bir zahmet ve fedakârlık daha yapın." (Halit Fahri Ozansoy)
MESTUR

Kelime Kökeni: Arapça mestūr

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız gizli
CEREME

Kelime Kökeni: Arapça cerīme

  1. [isim] Başkası tarafından yapılan veya kaza sonucu ortaya çıkan zararı ödeme
    • "Öde şunun ceremesi her neyse." (Kemal Tahir)
İÇERME

  1. [isim] İçermek işi; tazammun, ihtiva
BEHİME

Kelime Kökeni: Arapça behīme

  1. [isim, eskimiş] Dört ayaklı hayvan
    • "Bu sefil, kalpsiz, hissiz, behimeyi andıran halka, gördüklerini naklettiler." (Yahya Kemal Beyatlı)
ERSEME

  1. [isim] Ersemek durumu
MEVZİİ

Kelime Kökeni: Arapça mevżiʿī

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız bölgesel
    • "Şark taarruzu, Alman taarruzu, ha bugün, ha yarın derken her şey kendi kendisine, mevzii bir müdafaa veya mevzii bir taarruz, mevzii bir tedbir veya mevzii bir mukabele yüzünden tam manasıyla inkişaf devresine girmiş bulunuyor." (Necip Fazıl Kısakürek)
  2. [tıp] Bakınız yerel
MEŞHUT

Kelime Kökeni: Arapça meşhūd

  1. [sıfat, eskimiş] Görülen, gözle görülmüş, tanık olunmuş
ÜNLEME

  1. [isim] Ünlemek işi
    • "Bu renk dalgalanışına dalmışken kızları biri çağırdı galiba, bir ünleme duydum ve toparlanıp sığırcık sürüsü gibi gittiler." (Sevinç Çokum)
ÜÇLEME

  1. [isim] Üçlemek işi
  2. [sıfat] Üçü bir arada bükülmüş
    • "Üçleme halat."
  3. [edebiyat] Bentleri üçer dizeli olan türkü
  4. [edebiyat] Bir yazarın, konu ve fikrî yapı olarak birbirini izleyen üç eseri; triloji
  5. [din bilimi] Bakınız teslis
    • "Din inancı vardır ki akla hiç dayanmaz, Hristiyanların üçleme inancı gibi." (İsmail Hakkı Baltacıoğlu)
  6. [spor] Bir oyuncunun aynı karşılaşmada üç sayı yapması durumu
  7. [spor] Bir maçta aynı oyuncunun üç gol atması
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü