İçinde ma olan 5 harfli 372 kelime var. İçerisinde MA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ma olan kelimeler listesine ya da Sonu ma ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A M Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AM, MA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- YAYMA
-
-
[isim]
Yaymak işi
-
Yaymacının sattığı şeylerden oluşan sergi
- "Hırdavat yayması."
-
[isim]
Yaymak işi
- CEMAN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[zarf]
Toplayarak, toplam olarak, hepsini içine alarak
-
[zarf]
Toplayarak, toplam olarak, hepsini içine alarak
- HIZMA
-
-
[isim]
Ayı, boğa vb. hayvanların dudaklarına veya burnuna geçirilen demir halka
- "Ayının burnuna hızma takmışlar, oynatıyorlar."
-
Burun kanadına takılan süslü, altın veya gümüş halka
-
Küpe
-
[isim]
Ayı, boğa vb. hayvanların dudaklarına veya burnuna geçirilen demir halka
- BANMA
-
-
[isim]
Banmak işi
-
[isim]
Banmak işi
- KAZMA
-
-
[isim]
Kazmak işi
-
Toprağı kazıp kaldırma, düzeltme vb. işlerde kullanılan ağaç saplı demir araç
- "Bu yolun o tarihte bitmesi için ne kadar paraya, ameleye, kazma ve küreğe ihtiyacınız vardır?" (Falih Rıfkı Atay)
-
[sıfat]
Kazılarak yapılmış
- "Kazma yazı."
-
[sıfat]
Kaba, görgüsüz (kimse)
-
[isim]
Kazmak işi
- MAŞUK
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Sevilen, âşık olunan (erkek)
- "Biz sevdik, âşık olduk, sevildik, maşuk olduk." (Yunus Emre)
-
[sıfat]
Sevilen, âşık olunan (erkek)
- PISMA
-
-
[isim]
Pusma
-
[isim]
Pusma
- KOŞMA
-
-
[isim]
Koşmak işi
-
Bir halatı, ağacı pekiştirmek için yanına konulan halat veya ağaç
-
Sazla okunmak için hece ölçüsü ile yazılmış, ilk parçasının birinci, ikinci ve dördüncü dizeleriyle öteki parçaların dördüncü dizeleri birbiriyle, kalan dizeler de kendi aralarında uyaklı, konuları sevgi ve doğa olayları olan bir halk şiiri
-
[isim]
Koşmak işi
- MANAS
-
-
[isim]
Kın kanatlılardan, ergin evrede yaprakları, kurtçuk evresinde kökleri kemirerek tarım bitkilerine ve orman ağaçlarına büyük zarar veren bir böcek (Polyhylla fullo)
-
[isim]
Kın kanatlılardan, ergin evrede yaprakları, kurtçuk evresinde kökleri kemirerek tarım bitkilerine ve orman ağaçlarına büyük zarar veren bir böcek (Polyhylla fullo)
- MACUN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Hamur kıvamına getirilmiş madde
-
Boyacılıkta çatlak ve aralıkları kapamak, camcılıkta camları tutturmak için kullanılan hamur kıvamında karışım
- "Cam macunu. Yağlı boya macunu."
-
Baharlı, tarçınlı, yumuşak ve yapışkan şekerleme
- "Sakın anneme söylemeyin! Söylemezseniz size macun alırım." (Orhan Veli Kanık)
-
[isim]
Hamur kıvamına getirilmiş madde
- MADEN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Yer kabuğunun bazı bölgelerinde çeşitli iç ve dış doğal etkenlerle oluşan, ekonomik yönden değer taşıyan mineral
-
[sıfat]
Bu mineralden yapılmış
- "Maden kap."
-
Maden ocağı veya maden işletmesi
-
Çok değerli şeyleri kapsayan kaynak
- "Bu kütüphane bir madendir, değerini bilin."
-
Uyuşturucu, esrar, eroin
- "İstersen sana biraz maden vereyim de çek!" (Osman Cemal Kaygılı)
-
Kolay ve iyi kazanç sağlayan iş veya parası elinden kolaylıkla alınan kimse
-
Metal
-
[isim]
Yer kabuğunun bazı bölgelerinde çeşitli iç ve dış doğal etkenlerle oluşan, ekonomik yönden değer taşıyan mineral
- MANTI
-
-
[isim]
İçine kıyma konularak küçük bohçalar biçiminde dürülen hamur parçaları
-
Bu hamur parçalarıyla hazırlanan yemek
-
[isim]
İçine kıyma konularak küçük bohçalar biçiminde dürülen hamur parçaları
- İCMAL
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Gösterge
- "Günahlarımızın icmaline gelince ben tutamam vallahi tutamam, takatim yetmez." (Atilla İlhan)
-
Özet, kısaltma
-
[isim]
Gösterge
- MAHAL
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Yöre
- "Nihayet, güç bela bilet mahallini aşıp merdivenlere doğru boşandılar." (Haldun Taner)
- "Otomobilin dinmeyen yaygarasını üstüne alınmaya mahal yoktu." (Ömer Seyfettin)
-
[isim]
Yöre
- OVMAÇ
-
-
[isim]
Hamuru ovalayarak yapılan kırıntılarla pişirilmiş çorba
-
Taze tarhana
-
[isim]
Hamuru ovalayarak yapılan kırıntılarla pişirilmiş çorba
- YUTMA
-
-
[isim]
Yutmak (I), (II) işi
- "Ne bulursam yutmaya mecbur kalıyordum, zayıflamış, sersemlemiş, neşesizleşmiştim." (Refik Halit Karay)
-
[isim]
Yutmak (I), (II) işi
- MANGA
-
Kelime Kökeni : Almanca
-
[isim]
On kişilik asker birliği
- "Ormanın kıyısından dönen yoldan, neredeyse bir manga silahlı adam çıktı." (Necati Cumalı)
-
Savaş gemilerinde deniz erlerinin yattığı koğuş
-
[isim]
On kişilik asker birliği
- İHMAL
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Gereken ilgiyi göstermeme, boşlama, savsaklama, savsama, önem vermeme
- "Ama ben yaşımın toyluğuna kapılmış, ufak tefek ihmaller bulmuştum bu tercümede." (Yusuf Ziya Ortaç)
- "İstanbul'a inerken eldiven ve baston kullanmayı da ihmal etmez." (Haldun Taner)
-
[isim]
Gereken ilgiyi göstermeme, boşlama, savsaklama, savsama, önem vermeme
- İŞMAR
-
-
[isim]
El, göz veya baş ile yapılan işaret
- "Yanındaki başka tarafa baktı, işmar geçti diye haraza da hazır." (Sermet Muhtar Alus)
-
[isim]
El, göz veya baş ile yapılan işaret
- İMALI
-
-
[sıfat]
Üstü kapalı, örtülü (söz veya davranış)
- "Başka bir gün, aralarında, gene imalı bir konuşma oldu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[sıfat]
Üstü kapalı, örtülü (söz veya davranış)