İçinde lo olan 5 harfli 42 kelime var. İçerisinde LO bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında lo olan kelimeler listesine ya da Sonu lo ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
L O Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
OL
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- LOPUR
-
-
[isim]
Bir şeyi yerken veya yutarken çıkan ses
-
[isim]
Bir şeyi yerken veya yutarken çıkan ses
- LOGOS
-
Kelime Kökeni : Yunanca
-
[isim]
Deyi
-
[isim]
Deyi
- MELON
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Yuvarlak ve bombeli (şapka)
- "Şimdilerde kimsenin giymediği melon bir şapka, boynunda yün atkısı olan bir adam..." (Memduh Şevket Esendal)
-
[sıfat]
Yuvarlak ve bombeli (şapka)
- PİLOT
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Bir hava taşıtını kullanmak ve yönetmekle görevli kimse
-
Otomobil yarışlarında veya otobüslerde aracı kullanan kimse
-
[sıfat]
Deneme niteliğinde olan
- "Yüz milyon lira sermayeli bir pilot şirket kuruldu."
-
[isim]
Bir hava taşıtını kullanmak ve yönetmekle görevli kimse
- BALOZ
-
Kelime Kökeni : Rumca
-
[isim]
Gemici, işçi vb. kimselerin eğlenmek için gittikleri içkili, danslı yer
- "Baloz merdiveninden çıkar gibi çıkılmaz ki gemi merdiveninden!" (Zeyyat Selimoğlu)
-
[isim]
Gemici, işçi vb. kimselerin eğlenmek için gittikleri içkili, danslı yer
- LOKMA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Ağza bir defada alınıp götürülen yiyecek parçası, sokum
- "Öbür yemeklerden bile ağzına bir lokma koyamadı." (Ömer Seyfettin)
- "Sonra arkasından lokma filan dökmek değil a, bir Yasin, bir Fatihacık bile okuyan bulunmaz." (Ömer Seyfettin)
- "Ağzımızda lokmalar büyürdü, muşambanın buz gibi teması âdeta ellerimizi yakardı." (Refik Halit Karay)
-
Lokma tatlısı
- "Ben de uskumru aldım. Kendim kızartacağım. Ne olur kalın, beraber lokma edelim." (Halide Edip Adıvar)
-
Türlü kalınlıktaki cıvataları, boşluğuna geçirip sökmeye veya sıkıştırmaya yarayan metalden alet
-
Yemek
- "Bu akşam lokmayı beraber yeriz, tanışmış olursunuz." (Tarık Buğra)
-
Genellikle haksız olarak ele geçirilen mal veya para
- "Bu lokma sizin için çok büyüktür; boğazınızdan geçmez, yutamayacaksınız ve boğulacaksınız." (Peyami Safa)
-
[isim]
Ağza bir defada alınıp götürülen yiyecek parçası, sokum
- LODOS
-
Kelime Kökeni : Rumca
-
[isim]
Güneyden veya güneybatıdan esen ve bazen de yağış getiren yerel rüzgâr, kaba yel, boz yel
- "Dinmiş lodosların uğultusu içinde / İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı." (Orhan Veli Kanık)
- "Hava öğleden beri lodosa çevirdiği için soğuk değildi." (Peyami Safa)
-
Bu rüzgârın estiği gün veya zaman
- "Lodosta balığa çıkılmaz."
-
Güney yönü
-
[isim]
Güneyden veya güneybatıdan esen ve bazen de yağış getiren yerel rüzgâr, kaba yel, boz yel
- SALOZ
-
-
[sıfat]
Salak
-
[sıfat]
Salak
- GALOP
-
Kelime Kökeni : İngilizce
-
[isim]
At yarışında veya hazırlık çalışmasında atın yaptığı derece
-
[isim]
At yarışında veya hazırlık çalışmasında atın yaptığı derece
- ÇELLO
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Viyolonsel
-
[isim]
Viyolonsel
- KABLO
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Elektrik akımı iletiminde kullanılan ve yalıtkan bir madde ile sarılı bulunan metal tel
- "Telgraf kablosu."
- "Telefon kablosu."
-
[isim]
Elektrik akımı iletiminde kullanılan ve yalıtkan bir madde ile sarılı bulunan metal tel
- LOKAL
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Yöresel
-
Yerel
- "Lokal anestezi."
-
[isim]
Dernekevi
- "Siyasal kuruluşların lokallerini yakıp yıkmaya kalkacaklardır." (Necati Cumalı)
-
[isim]
Müzikli eğlencelerin yapıldığı yer, gece kulübü
- "Onlarla beraber Beyoğlu lokanta ve gece lokallerine büsbütün başka bir üslup geldi." (Falih Rıfkı Atay)
-
[sıfat]
Yöresel
- SÖLOM
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Orta derinin iki tabakası arasında bulunan ve oğulcukta genel vücut boşluğunu oluşturan oyuk
-
[isim]
Orta derinin iki tabakası arasında bulunan ve oğulcukta genel vücut boşluğunu oluşturan oyuk
- TİLLO
- ...
- SOLOZ
- ...
- JELOZ
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Agaragar
-
[isim]
Agaragar
- BLOKE
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Kullanılması önlenmiş, el konulmuş
- "Lübnan hükûmeti Türk emlakini usulen bloke ettiğinden satış muamelesi durdurulmuş." (Refik Halit Karay)
-
[sıfat]
Kullanılması önlenmiş, el konulmuş
- EGLOG
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Kısa kır manzumesi, çoban türküsü
-
[isim]
Kısa kır manzumesi, çoban türküsü
- KÜLOT
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Kısa, beli lastikli iç çamaşırı, don
-
Genellikle binicilerin giydikleri paçası dar, üst bölümü geniş pantolon
- "Adamın sırtında yakasız bir mintanı, bacaklarında da dolaksız bir külot vardı." (Haldun Taner)
-
[isim]
Kısa, beli lastikli iç çamaşırı, don
- STİLO
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Dolma kalem
-
[isim]
Dolma kalem