İçinde lmak olan 5 harfli 2 kelime var. İçerisinde LMAK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında lmak olan kelimeler listesine ya da sonu lmak ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Lmak Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A K L M

3 Harfli Kelimeler

KAL, KAM, LAK, LAM, MAL

2 Harfli Kelimeler

AK, AL, AM, LA, MA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ALMAK

  1. [-i] Bir şeyi elle veya başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak
    • "Sağ elinin çevik bir hareketiyle başındaki tülbendi çekip aldı." (Necati Cumalı)
  2. [nesnesiz] Bakınız satın almak
  3. [nesnesiz] Bir yeri ele geçirmek
    • "Fakat aldıkları yerlerin ahalisini Türkleştiremediklerinden bu büyüklük onların zayıf düşmelerine sebep olmuş." (Ömer Seyfettin)
  4. [-i, -den] Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak
    • "Çocuğu okuldan aldı."
  5. Birlikte götürmek
  6. [nesnesiz] İçine sığmak
    • "Bu kavanoz iki kilo bal alır. Bu salon bin kişi alır."
  7. [-e, nesnesiz] Kabul etmek; ahzetmek
  8. [nesnesiz] Bir şey kendine ulaştırılmak, iletilmek
    • "Mektup almak. Haber almak."
  9. [nesnesiz] İçeri girmek veya sızmak
    • "Gemi su alıyor. Fotoğraf makinesi ışık almış, film yanmış."
  10. [nesnesiz] Erkek, birisiyle evlenmek
    • "O sırada aldığı kadının babasının birçok yardımını görmüştü." (Memduh Şevket Esendal)
  11. [-i, nesnesiz] Sürükleyip götürmek
    • "Öküzü sel aldı, harmanı yel aldı."
  12. [nesnesiz] Bir şeyi kazanmak, elde etmek
  13. [nesnesiz] Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak
    • "Ceza almak."
  14. [-i, nesnesiz] Bakınız kaplamak
    • "Burayı kötü bir koku aldı, durulamaz hâle geldi."
  15. [-den] Bakınız kısaltmak
    • "Ceketin boyundan almak."
  16. [nesnesiz] Bakınız yolmak
    • "Kaş almak."
  17. ... ile temizlemek
    • "Karyolanın altını süpürge ile al."
  18. [-e, -i] İçeri girmesini sağlamak
    • "Sevdiği delikanlıyı gece evine almış." (Necati Cumalı)
  19. [nesnesiz] Tat veya koku duymak
    • "Lena çoktan yemeği pişirmiş, ortalığı, insanı acıktıran bir koku almıştı." (Yaşar Kemal)
  20. [-i, -de] Yol gitmek, mesafe katetmek
    • "O yolu bir saatte alırsınız."
  21. [-i, -den] Bir şey çalmak
    • "Cebimden saatimi almışlar."
  22. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak
    • "Dalağını aldılar."
  23. [nesnesiz] Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek
    • "Savcı yardımcısı gaza bastı, motor almadı. Bir daha bastı, yine almadı." (Haldun Taner)
  24. [nesnesiz] Göreve, işe başlatmak
    • "Yeni bir kapıcı aldı."
  25. [-den] Görevden, işten çekmek
  26. [nesnesiz] Bakınız başlamak
    • "Üsküdar'a gider iken aldı da bir yağmur" (Halk türküsü)
  27. [nesnesiz] İçecek veya yiyecekten bir parça içmek veya yemek
    • "Tadına bakmak için bir yudum aldım."
  28. [nesnesiz, -den] Kazanç sağlamak
    • "Bir pantolondan beş yüz lira alıyorlar."
  29. Etkisini azaltmak
    • "İçine biraz su koy, tuzunu alır."
  30. Yer değiştirmek
OLMAK

  1. [nesnesiz] Meydana gelmek, vuku bulmak
    • "En şiddetli münakaşa, kumpanyanın ismi için oldu." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Gerçekleşmek veya yapılmak
  3. Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak
    • "Okumak, eczacı olmak bu sayılı inatlarından biri ve ilkidir." (Tarık Buğra)
  4. Bir şeyi elde etmek, edinmek
    • "Nihayet ben mal sahibi olacağıma göre rahattım." (Sait Faik Abasıyanık)
  5. Bir durumdan başka bir duruma geçmek
  6. Herhangi bir durumda bulunmak; yapmak
  7. Uygun düşmek, yerinde görülmek
    • "Böyle iş olmaz. Oraya gitmesek de olur."
  8. Yetişmek, olgunlaşmak
    • "Ekinler oldu. Üzümler daha olmadı."
  9. Hazırlanmak, hazır duruma gelmek
    • "Çay oldu."
  10. Bir yerde bulunmak
    • "Kız da hemen olduğu yere oturdu." (Memduh Şevket Esendal)
  11. Geçmek, tamamlanmak
    • "İki yıl oldu. Nerede ise üç yıl olacak."
  12. Sürdürmek, yürütmek
    • "İlişkilerimiz dostça olsun istiyorum."
  13. Bir kuruluşla, örgütle ilgili bulunmak, mensup olmak
    • "Partili olmak."
  14. Yaklaşmak, gelip çatmak
    • "Sabah oldu."
  15. Bir şey, birinin mülkiyetine geçmek
    • "Pırlanta gerdanlığı da tektaş küpesi de zümrüt yüzüğü de kendinin olsun!" (Sermet Muhtar Alus)
  16. Ek fiilin geniş zamanı olan -dır (-dir) anlamında kullanılan bir söz
    • "Annesi oluyor. Yeğeni olur."
  17. [teklifsiz konuşmada] Sarhoş olmak
    • "Sen adamakıllı olmuşsun."
  18. [-e] Uymak, tam gelmek
    • "Bu şapka başıma oluyor."
  19. [-den] Yitirmek, elinden kaçırmak
    • "Tembelliği yüzünden işinden oldu."
  20. [-den] Bir yerde doğmuş, yaşamış olmak
    • "Köyden, kasabadan olmayan, düveni, dirgeni nasıl bilebilir?"
  21. [-e] Bir olayla karşılaşmak, başına kötü bir şey gelmek
    • "Aman, ona bir şey olmasın! Kimseye bir şey olmadı."
  22. [-e] Yol açmak
    • "Bu davranışın ona çok zararı oldu."
  23. Bir ad veya sıfatın belirttiği durumu almak
    • "Su, buz oldu."
  24. [yardımcı fiil] Sıfat-fiil eki almış kelimelerden sonra anlamı kuvvetlendirmek için kullanılır
    • "Artık bize gelmez oldu. Bu işi yapmış olacak."
  25. [yardımcı fiil] Hastalığa yakalanmak, tutulmak
    • "Tifo olmak. Verem olmak."
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü