İçinde liya olan 23 kelime var. İçerisinde LİYA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında liya olan kelimeler listesine ya da sonu liya ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
LİYAKATSİZLİK, NAKLİYATÇILIK
AMELİYATHANE, LİYAKATLİLİK, LİYAKATSİZCE
LAUBALİYANE
AMELİYATLI, LİYAKATSİZ, NAKLİYATÇI
EVLİYALIK, EVVELİYAT, GAZELİYAT, LİYAKATLİ
AMELİYAT, BAKLİYAT, FİİLİYAT, HEZLİYAT, KÜLLİYAT, NAKLİYAT
AKLİYAT, LİYAKAT
EVLİYA
LİYAN
Liya Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
ALİ, İLA, YAL
2 Harfli Kelimeler
AL, AY, İL, LA, YA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- LİYAKATSİZLİK
-
-
[isim]
Liyakatsiz olma durumu; değimsizlik
- "Liyakatsizlik ve sadakatsizliğimden ötürü kapı dışarı mı edildim?"
-
[isim]
Liyakatsiz olma durumu; değimsizlik
- NAKLİYATÇILIK
-
-
[isim]
Bakınız Taşımacılık
-
Nakliyatçının işi
-
[isim]
Bakınız Taşımacılık
- LİYAKATLİLİK
-
-
[isim]
Liyakatli olma durumu
-
[isim]
Liyakatli olma durumu
- LİYAKATSİZCE
-
-
[zarf]
Liyakatsiz bir biçimde
- "Ancak Avrupa, bir harbin bu derecede beceriksiz, bilgisiz ve liyakatsizce yönetilebileceğini hesaba katmamıştı."
-
[zarf]
Liyakatsiz bir biçimde
- AMELİYATHANE
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿameliyyāt + Farsça hāne
-
[isim]
Hastanelerde hastaların ameliyat edildiği özel bölüm
- "Ameliyathanenin yanında koğuşta yatıyor; girip çıkarken gidip bakıyorum, daima su istiyor."
-
[isim]
Hastanelerde hastaların ameliyat edildiği özel bölüm
- LAUBALİYANE
-
Kelime Kökeni: Arapça lāʾubālī + Farsça -āne
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız saygısızca
- "Bu kadar laubaliyane hareket ve hitaba müsaade edemem."
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız saygısızca
- AMELİYATLI
-
-
[sıfat]
Ameliyat edilmiş
- "Ameliyatlı hasta."
-
[sıfat]
Ameliyat edilmiş
- NAKLİYATÇI
-
-
[isim]
Bakınız taşımacı
-
[isim]
Bakınız taşımacı
- LİYAKATSİZ
-
-
[sıfat]
Liyakati olmayan; değimsiz
- "Hele hükümdar liyakatsizse böyle bir murakabeye mutlak ihtiyaç vardır."
-
[sıfat]
Liyakati olmayan; değimsiz
- LİYAKATLİ
-
-
[sıfat]
Liyakati olan; değimli
- "Ciddi bir gazetede liyakatli, genç bir muharririn şu sözleri beni hâlâ düşündürüyor."
-
[sıfat]
Liyakati olan; değimli
- GAZELİYAT
-
Kelime Kökeni: Arapça ġazeliyyāt
-
[isim, edebiyat]
Bir şairin divanında bulunan gazeller bölümü
-
[isim, edebiyat]
Bir şairin divanında bulunan gazeller bölümü
- EVVELİYAT
-
Kelime Kökeni: Arapça evveliyyāt
-
[isim]
Bir işin önceki evreleri
-
Bir olayın, nesnenin, durumun veya kişinin geçmişteki hâlleri
- "Cellat bana bu aynanın evveliyatını anlattığında ona inanmakta güçlük çektim."
-
[isim]
Bir işin önceki evreleri
- EVLİYALIK
-
-
[isim]
Bakınız ermişlik
-
[isim]
Bakınız ermişlik
- HEZLİYAT
-
Kelime Kökeni: Arapça hezliyyāt
-
[isim, edebiyat]
Hezel türünde yazılmış şiirler
-
[isim, edebiyat]
Hezel türünde yazılmış şiirler
- AMELİYAT
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿameliyyāt
-
[isim, tıp]
Hasta üzerinde tedavi amacıyla uygulanan kesme ve dikme işlemi; cerrahi müdahale, operasyon
- "Hastaneden çıkmış, ameliyat başarılı geçmiş."
-
[eskimiş]
İşler, faaliyetler
- "Enkazın kalkması üç dört günlük ameliyata muhtaç."
-
[isim, tıp]
Hasta üzerinde tedavi amacıyla uygulanan kesme ve dikme işlemi; cerrahi müdahale, operasyon
- FİİLİYAT
-
Kelime Kökeni: Arapça fiʿliyyāt
-
[isim]
Sözde kalmayıp eyleme dönüştürülen işler
-
Gerçekten yapılanlar; gerçekleştirilen işler
-
[isim]
Sözde kalmayıp eyleme dönüştürülen işler
- KÜLLİYAT
-
Kelime Kökeni: Arapça kulliyyāt
-
[isim]
Bir yazarın bütün eserlerini içeren dizi
- "Başlıca şair ve nasirleri tamamıyla öğrenmek için külliyat okumak merakına düştüm."
-
[isim]
Bir yazarın bütün eserlerini içeren dizi
- NAKLİYAT
-
Kelime Kökeni: Arapça naḳliyyāt
-
[isim]
Bakınız taşımacılık
-
[isim]
Bakınız taşımacılık
- BAKLİYAT
-
Kelime Kökeni: Arapça baḳliyyāt
-
[isim]
Baklagillerden elde edilen ürün
- "Orada bizim köyden tahıl, bakliyat getirip satsan olmaz mı?"
-
[isim]
Baklagillerden elde edilen ürün
- AKLİYAT
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿaḳliyyāt
-
[isim, eskimiş]
Akıl yolu ile kazanılan bilgiler
-
[isim, eskimiş]
Akıl yolu ile kazanılan bilgiler