İçinde lgı olan 6 harfli 11 kelime var. İçerisinde LGI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında lgı olan kelimeler listesine ya da sonu lgı ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KILGIN

  1. [sıfat] Bakınız uygulamalı
DALGIN

  1. [sıfat] Çevresinde olup bitenleri fark edemeyecek kadar düşünceye dalan
    • "Kendi kendine mırıldanır gibiydi, dalgındı." (Tarık Buğra)
  2. Dikkatini belirli bir konu üstünde toplayamayan
  3. [zarf] Kendinden geçmiş bir durumda
    • "Bir süre susuyor, sonra dalgın konuşuyor." (Ahmet Ümit)
SALGIN

  1. [sıfat] Kısa zamanda çevredeki insanların, hayvanların veya bitkilerin büyük bir bölümüne bulaşan; müstevli
    • "Salgın hastalık."
  2. [isim, tıp] Bir hastalığın yaygınlaşması ve birçok kimseye birden bulaşması; epidemi
    • "Tifo salgını."
  3. [isim, mecaz] Belli bir hareketin, davranışın, sözün toplumda yaygınlaşması
    • "Kumar salgını."
  4. [isim] Bir şeyin zarar verecek bir biçimde her yanı kaplaması
    • "Çekirge salgını."
  5. [isim, eskimiş] Gereğinde herkesten para veya mal olarak toplanan geçici vergi
ÇALGIN

  1. [isim, ağızlardan] Sıcak veya soğuktan gelişemeyerek cılız kalan ekin
  2. Uzun zaman bakır kapta kalan tadı bozulmuş yemek; çalık
ZILGIT

  1. [isim, teklifsiz konuşmada] Bakınız azarlama
    • "Bu zılgıtın içinde bir daha böyle yergiler yazmaması tembihi de vardır." (Salâh Birsel)
  2. Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin bazı yerlerinde genellikle düğünlerde eğlenmek amacıyla dili ağız içinde değişik bir biçimde oynatarak ahenkli bir ses çıkarma
DALGIR

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız hare
YILGIN

  1. [sıfat] Yılmış, korkmuş olan
    • "Yılgın gözlerle bunlara baktı ve köşedeki tütüncüyü soracak oldu." (Memduh Şevket Esendal)
  2. Bıkmış, usanmış
  3. Morali bozulmuş, çökmüş
    • "Böyle manen bozgun, yılgın ve bedenen bitkin bir hâlde köye varıyoruz." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
DALGIÇ

  1. [isim] Deniz dibine inilebilecek özel donanımla su altında çalışmayı meslek edinen kimse; balık adam, kurbağa adam
    • "Başkasını seçselerdi, o kaptan, ben de seve seve dalgıç ya da hava verici makineci olurdum." (Halikarnas Balıkçısı)
  2. [argo] Başkasına ait olan bir şeyi habersiz alma huyunda olan kimse
ÇALGIÇ

  1. [isim, müzik] Bakınız mızrap
  2. [ağızlardan] Bahçe süpürgesi; çalkı
YALGIN

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız serap
ÇILGIN

  1. [sıfat] Aşırı davranışlarda bulunan
    • "Bazı anneler, çocukları olduğunda bir çılgın gibi davranırlar." (Ayla Kutlu)
  2. Çok büyük, aşırı, olağanüstü
    • "Onların bu çılgın aşklarına karşı konulacak engel setlerinin hiç hükmü yoktur." (Kemal Tahir)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü