Sonunda ahi olan 25 kelime var. AHİ ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ahi olan kelimeler listesine ya da başında ahi olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
MİKROCERRAHİ, TAKDİRİİLAHİ
MERMERŞAHİ, NAMÜTENAHİ
MADERŞAHİ, PEDERŞAHİ
ITIRŞAHİ, PADİŞAHİ
BİLLAHİ, CERRAHİ, TALLAHİ, VALLAHİ
FERAHİ, MİZAHİ, ŞİFAHİ, SİPAHİ, SİYAHİ, SÜRAHİ, VİCAHİ
İLAHİ
DAHİ, GAHİ, SAHİ, VAHİ
AHİ
Ahi Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
AHİ
2 Harfli Kelimeler
AH, HA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- MİKROCERRAHİ
-
Kelime Kökeni: Fransızca micro + Arapça cerrāḥī
-
[isim, tıp]
Mikroskop altında çok özel araçlarla yapılan ameliyat
-
[isim, tıp]
Mikroskop altında çok özel araçlarla yapılan ameliyat
- TAKDİRİİLAHİ
-
Kelime Kökeni: Arapça taḳdīr + ilāhī
-
[isim, din bilimi]
Bakınız yazgı
-
[isim, din bilimi]
Bakınız yazgı
- NAMÜTENAHİ
-
Kelime Kökeni: Farsça nā + Arapça mutenāhī
-
[sıfat]
Bakınız sonsuz
-
[zarf]
Sonsuz bir biçimde
- "Öğleye yakın bu sis dağılınca gökyüzü namütenahi açılıyordu."
-
[sıfat]
Bakınız sonsuz
- MERMERŞAHİ
-
Kelime Kökeni: Arapça mermer + Farsça şāh + Arapça -ī
-
[isim]
Tülbent ile patiska arasında ince bir tür pamuklu kumaş
-
[isim]
Tülbent ile patiska arasında ince bir tür pamuklu kumaş
- PEDERŞAHİ
-
Kelime Kökeni: Farsça peder + şāh + Arapça -ī
-
[sıfat, eskimiş, toplum bilimi]
Bakınız ataerkil
- "Devlet adamı, pederşahi toplumlarda kalabalıkların idealize ettiği bir örnek kişilik olmak zorundadır."
-
[sıfat, eskimiş, toplum bilimi]
Bakınız ataerkil
- MADERŞAHİ
-
Kelime Kökeni: Farsça māder + şāh + Arapça -ī
-
[sıfat, eskimiş, toplum bilimi]
Bakınız anaerkil
-
[sıfat, eskimiş, toplum bilimi]
Bakınız anaerkil
- ITIRŞAHİ
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿıṭr + Farsça şāh + Arapça -į
-
[isim, bitki bilimi]
Baklagillerden, sıcak iklimlerde yetişen, kokulu, çeşitli renkte çiçekleri olan bir süs bitkisi; bezelye çiçeği, kokulu bezelye, nazende çiçeği, İstanbul nazendesi (Lathyrus odoratus)
-
[isim, bitki bilimi]
Baklagillerden, sıcak iklimlerde yetişen, kokulu, çeşitli renkte çiçekleri olan bir süs bitkisi; bezelye çiçeği, kokulu bezelye, nazende çiçeği, İstanbul nazendesi (Lathyrus odoratus)
- PADİŞAHİ
-
Kelime Kökeni: Farsça pādşāh + Arapça -ī
-
[sıfat, eskimiş]
Padişah ile ilgili, padişaha ait
-
[sıfat, eskimiş]
Padişah ile ilgili, padişaha ait
- TALLAHİ
-
Kelime Kökeni: Arapça tallahi
-
[ünlem]
Bakınız vallahi
-
[ünlem]
Bakınız vallahi
- BİLLAHİ
-
Kelime Kökeni: Arapça billahi
-
[ünlem]
Bakınız vallahi
-
"İnan olsun" anlamında kullanılan bir söz
- "Rica ederim komiser Efendi, dedi, ben billahi paradan puldan kaçınmıyorum."
-
[ünlem]
Bakınız vallahi
- CERRAHİ
-
Kelime Kökeni: Arapça cerrāḥī
-
[sıfat]
Cerrahlıkla ilgili
-
[isim]
Ameliyatı gerektiren hastalıklarla ilgilenen hekimlik kolu; şirürji
- "Beyin cerrahisi."
-
[sıfat]
Cerrahlıkla ilgili
- VALLAHİ
-
Kelime Kökeni: Arapça vallahi
-
[ünlem]
"Tanrı'yı tanık tutarım, Tanrı hakkı için" anlamında kullanılan bir yemin sözü; billahi, tallahi, valla, vallaha
- "Vallahi, arkadaş bu resimleri senin yaptığına kimse inanmaz."
-
[ünlem]
"Tanrı'yı tanık tutarım, Tanrı hakkı için" anlamında kullanılan bir yemin sözü; billahi, tallahi, valla, vallaha
- SÜRAHİ
-
Kelime Kökeni: Arapça ṣurāḥī
-
[isim]
İçecek koymaya yarar, cam, plastik vb.nden yapılan kap
- "Bardaklara, sürahilere, kırılacak şeylere iyi dikkat ediniz."
-
[isim]
İçecek koymaya yarar, cam, plastik vb.nden yapılan kap
- SİYAHİ
-
Kelime Kökeni: Farsça siyāh + Arapça -ī
-
[isim]
Bakınız zenci
-
[isim]
Bakınız zenci
- MİZAHİ
-
Kelime Kökeni: Arapça mizāḥī
-
[sıfat]
İçinde gülmece bulunan, gülmece niteliği taşıyan (yazı, karikatür vb.)
-
[sıfat]
İçinde gülmece bulunan, gülmece niteliği taşıyan (yazı, karikatür vb.)
- ŞİFAHİ
-
Kelime Kökeni: Arapça şifāhī
- FERAHİ
-
Kelime Kökeni: Farsça ferāḫ + Arapça -ī
-
[isim, eskimiş]
Bol ve geniş olma durumu
-
Bakınız ucuzluk
-
II. Mahmut devrinde feslerin tepesine püskülü tutturmak için takılan metal tepelik
-
[tarih]
Polis ve inzibat görevlilerinin boyunlarına taktıkları ayça biçiminde üstü yazılı metal arma
-
[isim, eskimiş]
Bol ve geniş olma durumu
- SİPAHİ
-
Kelime Kökeni: Farsça sipāhī
-
[isim, tarih]
Osmanlılarda kapı kulu teşkilatındaki atlı asker
- "Bazı sipahi ağası gibi mağrurdu, kimi cengâver tavırlı ve sakindi."
-
[isim, tarih]
Osmanlılarda kapı kulu teşkilatındaki atlı asker
- VİCAHİ
-
Kelime Kökeni: Arapça vicāhī
-
[sıfat, eskimiş]
Yüz yüze olan veya yapılan
- "Dostluğumuz gıyabi idi, bu kez vicahiye çevirdik."
-
[sıfat, eskimiş]
Yüz yüze olan veya yapılan
- İLAHİ
-
Kelime Kökeni: Arapça ilāhī
-
[ünlem]
"Bu ne hâl, ne tuhaf" gibi şaşma, sitem bildiren bir söz
- "İlahi Eda abla! Güzele bakmanın sevap olduğunu bilmez misin sen?"
-
[ünlem]
"Bu ne hâl, ne tuhaf" gibi şaşma, sitem bildiren bir söz