Sonunda ahi olan 25 kelime var. AHİ ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ahi olan kelimeler listesine ya da başında ahi olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

12 Harfli Kelimeler

MİKROCERRAHİ, TAKDİRİİLAHİ

10 Harfli Kelimeler

MERMERŞAHİ, NAMÜTENAHİ

9 Harfli Kelimeler

MADERŞAHİ, PEDERŞAHİ

8 Harfli Kelimeler

ITIRŞAHİ, PADİŞAHİ

7 Harfli Kelimeler

BİLLAHİ, CERRAHİ, TALLAHİ, VALLAHİ

6 Harfli Kelimeler

FERAHİ, MİZAHİ, ŞİFAHİ, SİPAHİ, SİYAHİ, SÜRAHİ, VİCAHİ

5 Harfli Kelimeler

İLAHİ

4 Harfli Kelimeler

DAHİ, GAHİ, SAHİ, VAHİ

3 Harfli Kelimeler

AHİ

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Ahi Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A H İ

3 Harfli Kelimeler

AHİ

2 Harfli Kelimeler

AH, HA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

MİKROCERRAHİ

Kelime Kökeni: Fransızca micro + Arapça cerrāḥī

  1. [isim, tıp] Mikroskop altında çok özel araçlarla yapılan ameliyat
TAKDİRİİLAHİ

Kelime Kökeni: Arapça taḳdīr + ilāhī

  1. [isim, din bilimi] Bakınız yazgı
NAMÜTENAHİ

Kelime Kökeni: Farsça nā + Arapça mutenāhī

  1. [sıfat] Bakınız sonsuz
  2. [zarf] Sonsuz bir biçimde
    • "Öğleye yakın bu sis dağılınca gökyüzü namütenahi açılıyordu." (Sait Faik Abasıyanık)
MERMERŞAHİ

Kelime Kökeni: Arapça mermer + Farsça şāh + Arapça -ī

  1. [isim] Tülbent ile patiska arasında ince bir tür pamuklu kumaş
PEDERŞAHİ

Kelime Kökeni: Farsça peder + şāh + Arapça -ī

  1. [sıfat, eskimiş, toplum bilimi] Bakınız ataerkil
    • "Devlet adamı, pederşahi toplumlarda kalabalıkların idealize ettiği bir örnek kişilik olmak zorundadır." (Haldun Taner)
MADERŞAHİ

Kelime Kökeni: Farsça māder + şāh + Arapça -ī

  1. [sıfat, eskimiş, toplum bilimi] Bakınız anaerkil
ITIRŞAHİ

Kelime Kökeni: Arapça ʿıṭr + Farsça şāh + Arapça -į

  1. [isim, bitki bilimi] Baklagillerden, sıcak iklimlerde yetişen, kokulu, çeşitli renkte çiçekleri olan bir süs bitkisi; bezelye çiçeği, kokulu bezelye, nazende çiçeği, İstanbul nazendesi (Lathyrus odoratus)
PADİŞAHİ

Kelime Kökeni: Farsça pādşāh + Arapça -ī

  1. [sıfat, eskimiş] Padişah ile ilgili, padişaha ait
TALLAHİ

Kelime Kökeni: Arapça tallahi

  1. [ünlem] Bakınız vallahi
BİLLAHİ

Kelime Kökeni: Arapça billahi

  1. [ünlem] Bakınız vallahi
  2. "İnan olsun" anlamında kullanılan bir söz
    • "Rica ederim komiser Efendi, dedi, ben billahi paradan puldan kaçınmıyorum." (Reşat Nuri Güntekin)
CERRAHİ

Kelime Kökeni: Arapça cerrāḥī

  1. [sıfat] Cerrahlıkla ilgili
  2. [isim] Ameliyatı gerektiren hastalıklarla ilgilenen hekimlik kolu; şirürji
    • "Beyin cerrahisi."
VALLAHİ

Kelime Kökeni: Arapça vallahi

  1. [ünlem] "Tanrı'yı tanık tutarım, Tanrı hakkı için" anlamında kullanılan bir yemin sözü; billahi, tallahi, valla, vallaha
    • "Vallahi, arkadaş bu resimleri senin yaptığına kimse inanmaz." (Peyami Safa)
SÜRAHİ

Kelime Kökeni: Arapça ṣurāḥī

  1. [isim] İçecek koymaya yarar, cam, plastik vb.nden yapılan kap
    • "Bardaklara, sürahilere, kırılacak şeylere iyi dikkat ediniz." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
SİYAHİ

Kelime Kökeni: Farsça siyāh + Arapça -ī

  1. [isim] Bakınız zenci
MİZAHİ

Kelime Kökeni: Arapça mizāḥī

  1. [sıfat] İçinde gülmece bulunan, gülmece niteliği taşıyan (yazı, karikatür vb.)
ŞİFAHİ

Kelime Kökeni: Arapça şifāhī

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız sözlü, tahrirî karşıtı
    • "Hilmi Bey'in bir âdeti de kira arabasına bindiği zaman arabacı ile şifahi bir mukavele akdetmesiydi." (Sâmiha Ayverdi)
FERAHİ

Kelime Kökeni: Farsça ferāḫ + Arapça -ī

  1. [isim, eskimiş] Bol ve geniş olma durumu
  2. Bakınız ucuzluk
  3. II. Mahmut devrinde feslerin tepesine püskülü tutturmak için takılan metal tepelik
  4. [tarih] Polis ve inzibat görevlilerinin boyunlarına taktıkları ayça biçiminde üstü yazılı metal arma
SİPAHİ

Kelime Kökeni: Farsça sipāhī

  1. [isim, tarih] Osmanlılarda kapı kulu teşkilatındaki atlı asker
    • "Bazı sipahi ağası gibi mağrurdu, kimi cengâver tavırlı ve sakindi." (Yahya Kemal Beyatlı)
VİCAHİ

Kelime Kökeni: Arapça vicāhī

  1. [sıfat, eskimiş] Yüz yüze olan veya yapılan
    • "Dostluğumuz gıyabi idi, bu kez vicahiye çevirdik." (Melih Cevdet Anday)
İLAHİ

Kelime Kökeni: Arapça ilāhī

  1. [ünlem] "Bu ne hâl, ne tuhaf" gibi şaşma, sitem bildiren bir söz
    • "İlahi Eda abla! Güzele bakmanın sevap olduğunu bilmez misin sen?" (Necati Cumalı)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü