İçinde let olan 6 harfli 27 kelime var. İçerisinde LET bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında let olan kelimeler listesine ya da sonu let ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Let Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E L T

3 Harfli Kelimeler

TEL

2 Harfli Kelimeler

EL, ET, LE, TE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KOTLET

Kelime Kökeni: Fransızca côtelette

  1. [isim] Bakınız pirzola
HASLET

Kelime Kökeni: Arapça ḫaṣlet

  1. [isim] İnsanın yaradılışından gelen özellik, huy
SAVLET

Kelime Kökeni: Arapça ṣavlet

  1. [isim, eskimiş] Şiddetli saldırı
GAFLET

Kelime Kökeni: Arapça ġaflet

  1. [isim] Bakınız aymazlık
    • "Ah işte tövbe ettik bütün suçlarımızdan / Bir gaflet perdesiydi gözlerimizi saran" (Enis Behiç Koryürek)
BUKLET

Kelime Kökeni: Fransızca bouclette

  1. [isim] Bükülmüş iplik
    • "Paltom olmadığı için buklet yünden uzun bir ceket örmüştü." (Peride Celal)
  2. [sıfat] Bu iplikten dokunmuş (giyecek)
TABLET

Kelime Kökeni: Fransızca tablette

  1. [isim] Düz ve yassı biçimli, çiğnenecek veya yutulacak madde
    • "O akşam ilk yemeği alacaktık; bir adet vitamin tablet, iki adet protein tablet ve bir adet karışık tablet." (Metin Kılıç)
  2. [tarih] Eski medeniyetlerden kalma, pişmiş veya güneşte kurutulmuş kilden yapılmış, üzerinde çivi yazısı ile metin yazılı belge
    • "Eski Şark Eserleri Müzesinde ayrıca 75.000 çivi yazılı belgeden oluşan tablet arşivi bulunmaktadır." (Adnan Özyalçıner)
  3. Bakınız tablet bilgisayar
    • "2010 yılında Türkiye’de satılan tablet sayısı 4.400 iken 2012’nin ilk yarısında bu rakam 172.000’e kadar yükselmiştir." (Mert Maviş)
APOLET

Kelime Kökeni: Fransızca épaulette

  1. [isim, askerlik] Subaylarda üniformaların omuzlarına takılan, rütbenin sembolünü gösteren parça; omuzluk
    • "Apoletleri, kalpağının şeritleri mutlu ışıklar gibi parlıyormuş." (Halide Edip Adıvar)
  2. Giysilerin omuzlarına süs olarak takılan parça
ASALET

Kelime Kökeni: Arapça aṣālet

  1. [isim] Bakınız soyluluk
    • "Fakat çilekeş kadının asaletini biliyorum." (Necip Fazıl Kısakürek)
  2. Saygı uyandıracak biçimde davranma
  3. Bir görevi yüklenmiş olma, o görevin sahibi olma, vekillik karşıtı
  4. [edebiyat] Yazıda veya sözde bayağı söz ve deyim bulunmaması durumu
İLETKİ

  1. [isim, matematik] Bir açıyı ölçmeye ve başka bir yerde aynı açıyı çizmeye yarayan, yarım çember biçimindeki araç; açıölçer, mastara, minkale
USULET

Kelime Kökeni: Arapça uṣūlet

  1. [isim] Usulüne uygun olma
İLETİM

  1. [isim] İletmek işi
  2. [fizik] İletken şeylerden ısı veya elektriğin geçmesi
  3. [kimya, fizik] Bakınız ısı yayımı
GALETA

Kelime Kökeni: İtalyanca galletta

  1. [isim] Fırında pişirilerek kurutulmuş yuvarlak ve uzun peksimet
FİLETO

Kelime Kökeni: İtalyanca filetto

  1. [isim] Kasaplık hayvanların sırtından ve bel kemiğinin iki yanından çıkarılan et
  2. Tavuk, balık, dana ve kuzu etlerinin kemiklerinin veya kılçıklarının çıkartılarak dilimlere ayrılmış parçası
  3. Tek veya çok renkli, dar uzun şerit şeklindeki süsleme malzemesi
  4. Bu malzeme biçimindeki çizgi
  5. Elbiselerde ilik parçası
MİLLET

Kelime Kökeni: Arapça millet

  1. [isim] Çoğunlukla aynı topraklar üzerinde yaşayan, aralarında dil, tarih, duygu, ülkü, gelenek ve görenek birliği olan insan topluluğu; ulus, budun
  2. Herkes, bir yerde bulunan kimselerin bütünü
    • "Millet tütün paralarını alınca borcunu öder." (Necati Cumalı)
  3. [ağızlardan] Benzer özellikleri olan topluluk
    • "Şu kadın milletinin kıskançlığının hiç sonu yok." (Ahmet Midhat Efendi)
İLETİŞ

  1. [isim] İletmek işi
ALETLİ

  1. [sıfat] Aleti olan veya aletle yapılan
CİKLET

  1. [isim] Bakınız sakız
    • "Yabancı yolcu ona ciklet uzatınca hemen kaçtı, annesine haber verdi. Sonra döndü, yerine oturdu; ciklet çiğniyordu." (Bozkurt Güvenç)
ADALET

Kelime Kökeni: Arapça ʿadālet

  1. [isim] Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme
    • "Hiçbir kuvvet beni adaletin tecellisi için çalışmaktan menedemeyecektir." (Nâzım Hikmet)
  2. Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması; türe
  3. Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları
    • "Suçlular adaletin pençesinden kurtulamazlar."
  4. Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme
    • "Germiyan'da Süleyman Şah'ımız adaletle hüküm sürer." (Feridun Fazıl Tülbentçi)
MÜHLET

Kelime Kökeni: Arapça muhlet

  1. [isim] Bakınız vade
ATALET

Kelime Kökeni: Arapça ʿaṭālet

  1. [isim, eskimiş] Bakınız tembellik
    • "Sabah ataletiyle gezinerek kirli karyolasından sıyrıldı." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  2. İşsiz olma, işsiz kalma
  3. [fizik] Bakınız süredurum
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü