İçinde lem olan 6 harfli 45 kelime var. İçerisinde LEM bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında lem olan kelimeler listesine ya da Sonu lem ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
E L M Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
EL, EM, LE, ME
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ELEMEK
-
-
[-i]
Elek yardımıyla ayıklamak veya incesini kabasından ayırmak, elekten geçirmek
- "İşte deniz suyunun tuzunu eleyip çölü sulayıp kazanılan meralar." (Haldun Taner)
-
Sınav veya yarışma yoluyla en iyileri seçmek
-
İpliği elemgeden geçirip yumak yapmak
-
Gözden geçirmek, ayıklamak, iyisini kötüsünden ayırmak
-
Bir yarışmacıyı yarışma dışı bırakmak, elimine etmek
-
[-i]
Elek yardımıyla ayıklamak veya incesini kabasından ayırmak, elekten geçirmek
- GÖZLEM
-
-
[isim]
Bir nesnenin, olayın veya bir gerçeğin, niteliklerinin bilinmesi amacıyla, dikkatli ve planlı olarak ele alınıp incelenmesi, müşahede
- "Onun romanları düş gücüne değil, gözlem gücüne dayanır." (Salâh Birsel)
-
İnceleme sonucu elde edilen değer, müşahede
-
Bir gök cismini, bir gök olayını çıplak gözle veya bir araç yardımıyla izleyerek görülen değerleri tespit etme işlemi, rasat
- "Gök bilimci gözlemle, kimya bilgini ise deneyle gerçeğe varmaya çalışır."
-
Bir yazı veya eseri yazmaya başlamadan önce konusuyla ilgili gerekli bilgi, deney, inceleme ve araştırma yapma işi
-
Çeşitli araç ve gereçlerin yardımıyla olayların sebeplerini bilmek için uygulanan bilimsel yöntem
-
[isim]
Bir nesnenin, olayın veya bir gerçeğin, niteliklerinin bilinmesi amacıyla, dikkatli ve planlı olarak ele alınıp incelenmesi, müşahede
- EMLEME
-
-
[isim]
Emlemek işi veya durumu
-
[isim]
Emlemek işi veya durumu
- SESLEM
-
-
[isim]
Hece
-
[isim]
Hece
- ELEMAN
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Öge
-
Bir toplulukta çalışan insanların her biri
- "İşimizde örnek ve kusursuz bir eleman olacağız." (Haldun Taner)
-
Kümeye ait varlıklardan her biri
-
[isim]
Öge
- ESLEME
-
-
[isim]
Eslemek işi veya durumu
-
[isim]
Eslemek işi veya durumu
- EŞLEME
-
-
[isim]
Eşlemek işi, bağlaşım
-
Görüntü ve ses kuşakları arasındaki bağ, senkronizasyon
-
[isim]
Eşlemek işi, bağlaşım
- TÜLEME
- ...
- DÜZLEM
-
-
[sıfat]
Üzerinde girinti ve çıkıntı olmayan, düz, yassı
-
Üzerine, kesişen iki doğrunun her noktasının dokunması gereken yüzey, müstevi
-
[isim]
Ortam
- "Böyle bir anlaşma var, hem ulusal hem uluslararası düzlemde sessiz bir anlaşma." (Tahsin Yücel)
-
[sıfat]
Üzerinde girinti ve çıkıntı olmayan, düz, yassı
- ÜNLEME
-
-
[isim]
Ünlemek işi
-
[isim]
Ünlemek işi
- SEKLEM
-
-
[isim]
Kıldan, yünden dokunmuş çuval
-
[sıfat]
On batman (un, vb.)
-
[isim]
Kıldan, yünden dokunmuş çuval
- İNLEME
-
-
[isim]
İnlemek işi
-
[isim]
İnlemek işi
- İZLEME
-
-
[isim]
İzlemek işi, takip
-
[isim]
İzlemek işi, takip
- ÖNLEME
-
-
[isim]
Önlemek işi
-
[isim]
Önlemek işi
- TELEME
-
-
[isim]
Teleme peyniri
-
[isim]
Teleme peyniri
- SÖYLEM
-
-
[isim]
Söyleyiş, söyleniş, sesletim, telaffuz
-
Kalıplaşmış, klişeleşmiş söz, ifade
-
Bir veya birçok cümleden oluşan, başı ve sonu olan bildiri, tez
-
[isim]
Söyleyiş, söyleniş, sesletim, telaffuz
- ELEMLİ
-
-
[sıfat]
Üzüntülü, kederli
- "Çektiği elemli aşkla mesut olmasa da bunları sevdiği şüphesizdir." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
[sıfat]
Üzüntülü, kederli
- BİLEME
-
-
[isim]
Bilemek işi
- "Gönül, daha birçoklarının bu enstitüde kabiliyetlerini bilemesini istiyor." (Haldun Taner)
-
[isim]
Bilemek işi
- ÜÇLEME
-
-
[isim]
Üçlemek işi
-
[sıfat]
Üçe bükülmüş, üç kat
- "Üçleme halat."
-
Bentleri üçer dizeli olan türkü
-
Bir yazarın, konu ve fikrî yapı olarak birbirini izleyen üç eseri, triloji
-
Teslis
- "Din inancı vardır ki akla hiç dayanmaz, Hristiyanların üçleme inancı gibi." (İsmail Hakkı Baltacıoğlu)
-
[isim]
Üçlemek işi
- DÜŞLEM
-
-
[isim]
Düş yoluyla beliren görüntü
- "Öykümde, düşlemi uç noktasına vardırıp, bir öykü kişisinden söz etmiştim." (Selim İleri)
-
[isim]
Düş yoluyla beliren görüntü