İçinde laş olan 8 harfli 84 kelime var. İçerisinde LAŞ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında laş olan kelimeler listesine ya da sonu laş ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Laş Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A L Ş
3 Harfli Kelimeler
ŞAL
2 Harfli Kelimeler
AL, AŞ, LA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- CAMLAŞMA
-
-
[isim]
Camlaşmak işi
-
[isim]
Camlaşmak işi
- PÜRTELAŞ
-
Kelime Kökeni: Farsça pur + Arapça telāş
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız telaşlı
-
[zarf]
Telaşlı olarak
- "Gırtlağımı yırtarcasına haykırırken odaya efendim pürtelaş girdi."
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız telaşlı
- HAKLAŞMA
-
-
[isim]
Haklaşmak biçimi veya durumu
-
[isim]
Haklaşmak biçimi veya durumu
- ARILAŞMA
-
-
[isim]
Arılaşmak durumu; arılanma
-
Bakınız özleşme
- "Zaman günümüze yaklaştıkça dilin arılaşmasına özen gösterdim."
-
[isim]
Arılaşmak durumu; arılanma
- AYILAŞMA
-
-
[isim]
Ayılaşmak durumu
-
[isim]
Ayılaşmak durumu
- KITLAŞMA
-
-
[isim]
Kıtlaşmak işi
-
[isim]
Kıtlaşmak işi
- ANILAŞMA
-
-
[isim]
Anılaşmak durumu
-
[isim]
Anılaşmak durumu
- BOŞLAŞMA
-
-
[isim]
Boşlaşmak işi
-
[isim]
Boşlaşmak işi
- MATLAŞMA
-
-
[isim]
Matlaşmak işi
-
[isim]
Matlaşmak işi
- HAMLAŞMA
-
-
[isim]
Hamlaşmak durumu
-
[isim]
Hamlaşmak durumu
- BULAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Bir nesne üzerine sürülen bir şey yüzünden kirlenmek
- "Tabak bulaştı."
-
[-e]
Bir şey diğer bir şeyin üstüne sürülmek; sıvaşmak, sıvışmak
- "Yüzüne gözüne yer yer kepek bulaşmıştı."
-
[-e]
Hastalık geçmek, sirayet etmek, girmek
- "Erzurum’daki pek çok misyonere de tifüs bulaştı ama kurtuldular."
-
[-e]
Bakınız sataşmak
- "Atiye'nin ters ters yüzüne bakmasına aldırmadan yerde bir dirseğinin üstüne uzanmış keyifle yatan Seyit'e bulaştı."
-
[-e]
İstemeden veya rastlantı sonucu bir işe karışmak
- "Seninle hiç alakası olmayan bu işe bulaşmak istemiyorsun."
-
[nesnesiz]
Bir nesne üzerine sürülen bir şey yüzünden kirlenmek
- DOLAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Bakınız gezinmek
-
Doğru gitmeyip yolu uzatmak
- "Bu yoldan giderseniz çok dolaşırsınız."
-
Dönüp başka bir yönden gelmek
- "Dolaş da arka kapıdan gel."
-
Bir şey akmak
- "Damarlarında aynı kan dolaşıyor."
-
Saç, iplik vb. şeyler birbirine karışarak güç çözülür duruma gelmek; dolanmak
- "Saçları taranmamaktan dolaşmış."
-
[-i]
Bir yeri belli bir amaçla gezmek
- "Müzeleri dolaşmak."
-
Denetlemek amacıyla bir yeri gezmek
-
Nefes, el bir şey üzerinde hafifçe hareket etmek
-
[müzik]
Bakınız gezinmek
-
[mecaz]
Çok kimse tarafından söylenmek
-
[mecaz]
Kendini hissettirmek
- "Başında dolaşan bir tehlikeden bahsediyorum."
-
[nesnesiz]
Bakınız gezinmek
- TELAŞSIZ
-
-
[sıfat]
Bakınız soğukkanlı
- "Sonra telaşsız, emin adımlarla sinemaya doğru yürüdü."
-
[zarf]
Soğukkanlılıkla, şaşırmadan, telaş etmeden
- "Bu ikramın sebebini anlamak için telaşsız bekledi."
-
[sıfat]
Bakınız soğukkanlı
- DARLAŞMA
-
-
[isim]
Bakınız daralma
-
[isim]
Bakınız daralma
- AĞILAŞMA
-
-
[isim]
Ağılaşmak durumu
-
[isim]
Ağılaşmak durumu
- URLAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Ur durumuna gelmek; tümörlenmek, tümörleşmek
-
[nesnesiz]
Ur durumuna gelmek; tümörlenmek, tümörleşmek
- UYLAŞMAK
-
-
[nesnesiz, -le, ağızlardan]
Bakınız uzlaşmak
-
[nesnesiz, -le, ağızlardan]
Bakınız uzlaşmak
- KORLAŞMA
-
-
[isim]
Korlaşmak durumu veya biçimi
-
[isim]
Korlaşmak durumu veya biçimi
- ULULAŞMA
-
-
[isim]
Ululaşmak işi
-
[isim]
Ululaşmak işi
- BUZLAŞMA
-
-
[isim]
Buzlaşmak işi
-
[isim]
Buzlaşmak işi