İçinde lay olan 7 harfli 29 kelime var. İçerisinde LAY bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında lay olan kelimeler listesine ya da Sonu lay ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A L Y Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
YAL
2 Harfli Kelimeler
AL, AY, LA, YA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KOLAYCI
-
-
[isim]
Kolaya kaçma işini yapan kimse
-
[isim]
Kolaya kaçma işini yapan kimse
- MALAYCA
- ...
- OLAYSIZ
-
-
[sıfat]
Olayı olmayan, hiçbir olay çıkmamış olan, hadisesiz
- "Olaysız bir gün görebildik."
-
[sıfat]
Olayı olmayan, hiçbir olay çıkmamış olan, hadisesiz
- OLAYCIK
- ...
- UFLAYIŞ
- ...
- VELAYET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Velilik
-
Otorite
-
Yetke
-
[isim]
Velilik
- DALAYIŞ
-
-
[isim]
Dalama işi veya biçimi
-
[isim]
Dalama işi veya biçimi
- ANLAYIŞ
-
-
[isim]
Anlama işi veya biçimi, telakki
- "Ama doğrusu Hugo'yu artık uzun uzun okuyamıyoruz, onun şiiri, şiir anlayışı bizden çok uzaklaştı." (Nurullah ataç)
- "Lütfen anlayış gösterin."
-
Bir toplum veya topluluktaki bireylerde görüş ve inanış etmenlerinin etkisiyle beliren düşünme yolu, düşünüş biçimi, zihniyet, mantalite
-
Anlama yeteneği, feraset, izan, zekâ
-
Hoş görme, hâlden anlama
-
Benzerlerinden ayıran özellik, konsept
-
[isim]
Anlama işi veya biçimi, telakki
- MİRALAY
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Albay
-
[isim]
Albay
- HALAYIK
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Kadın köle, cariye
- "Ailemizin emektar Arap halayıklarından biri de bize aşçılık etmekteydi." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Kadın köle, cariye
- AHLAYIŞ
-
-
[isim]
Ahlama işi veya biçimi
-
[isim]
Ahlama işi veya biçimi
- KOLAYCA
-
-
[sıfat]
Oldukça kolay
-
[zarf]
(kola'yca) Kolaylıkla, sıkıntı çekmeden
- "Evi kolayca bulduk."
-
[sıfat]
Oldukça kolay
- KALAYLI
-
-
[sıfat]
Kalaylanmış (kap)
- "Bir salepçinin kalaylı güğümü tütüyordu." (Sait Faik Abasıyanık)
-
İçinde kalay bulunan
-
Gösterişi ve süsü yapay olan
-
[sıfat]
Kalaylanmış (kap)
- VİLAYET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
İl
- "İki haftadan beri komşu vilayetleri kasıp kavuran dayanılmaz sıcaklar burada..." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Valilik
-
[isim]
İl
- KOLAYDA
-
-
Kolay bulunabilir yerde, el altında
-
Kolay bulunabilir yerde, el altında
- OFLAYIŞ
- ...
- LAYEMUT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Ölümsüz, ölmez
-
[sıfat]
Ölümsüz, ölmez
- AĞLAYIŞ
-
-
[isim]
Ağlama işi veya biçimi
- "Hatırlattı bana, bir bayram sabahı / Gökyüzüne kaçırdığım balonuma bakıp ağlayışımı" (Orhan Veli Kanık)
-
[isim]
Ağlama işi veya biçimi
- AKLAYIŞ
- ...
- MÜLAYİM
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Uygun, hoş görülebilir
-
Yumuşak huylu
- "Mülayim bir adam."
-
Ilıman (hava)
-
[sıfat]
Uygun, hoş görülebilir