İçinde lam olan 6 harfli 48 kelime var. İçerisinde LAM bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında lam olan kelimeler listesine ya da sonu lam ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Lam Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
LAM, MAL
2 Harfli Kelimeler
AL, AM, LA, MA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- IHLAMA
-
-
[isim]
Ihlamak işi
-
[isim]
Ihlamak işi
- KAPLAM
-
-
[isim, mantık]
Bir kavramın ve o kavramı dile getiren terimin içerdiği varlıkların ve bireysel olayların bütünü; kapsam, şümul
- "Biliyoruz ki bir kavramın kaplamı ne kadar geniş tutulursa kavram o kadar belirsizleşiyor ve bilimde kullanılabilirliği de güçleşiyor."
-
[isim, mantık]
Bir kavramın ve o kavramı dile getiren terimin içerdiği varlıkların ve bireysel olayların bütünü; kapsam, şümul
- OKLAMA
-
-
[isim]
Oklamak işi
-
Bakınız dart
-
[isim]
Oklamak işi
- ANLAMA
-
-
[isim]
Anlamak işi; anlamaklık, kavrama, derk, fehim, intikal, tefehhüm, vukuf
- "Lavabonun aynasında yorgun bir suratla kendini anlamaya çalışan bu adama bakıyorum."
-
[felsefe]
Bir olay veya önermenin daha önce bilinen bir kanunun veya formülün sonucu olduğunu görme
-
[isim]
Anlamak işi; anlamaklık, kavrama, derk, fehim, intikal, tefehhüm, vukuf
- REKLAM
-
Kelime Kökeni: Fransızca réclame
-
[isim]
Bir şeyi halka tanıtmak, beğendirmek ve böylelikle sürümünü sağlamak için denenen her türlü yol
- "Şehirde canlı reklam dolaştırmak hiçbirimizin aklına gelmemişti."
-
Bu amaç için kullanılan yazı, resim, film vb
-
[isim]
Bir şeyi halka tanıtmak, beğendirmek ve böylelikle sürümünü sağlamak için denenen her türlü yol
- MALAMA
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim, ağızlardan]
Samanla karışık tahıl
-
[isim, ağızlardan]
Samanla karışık tahıl
- FLAMBE
-
Kelime Kökeni: Fransızca flambé
-
[isim]
Aleve tutarak pişirme yöntemi
-
[isim]
Aleve tutarak pişirme yöntemi
- FLAMAN
-
Kelime Kökeni: Fransızca flamand
-
[isim]
Hollanda, Fransa ve Belçika’nın bazı bölümlerinde yaşayan bir halk veya bu halkın soyundan olan kimse
-
[isim]
Hollanda, Fransa ve Belçika’nın bazı bölümlerinde yaşayan bir halk veya bu halkın soyundan olan kimse
- UYLAMA
-
-
[isim]
Uylamak işi
-
[isim]
Uylamak işi
- TOPLAM
-
-
[isim, matematik]
Toplama işleminin sonucu; mecmu, yekûn
-
[isim, matematik]
Toplama işleminin sonucu; mecmu, yekûn
- AKLAMA
-
-
[isim]
Aklamak işi; ibra, tebriye, tezkiye
-
[isim]
Aklamak işi; ibra, tebriye, tezkiye
- ALAMET
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿalāmet
-
[isim]
Bakınız belirti
- "İnsanlığın belli bir sonuca yöneldiğini gösterir hiçbir alamet yok."
-
[mecaz]
Büyüklük, irilik bakımından şaşılacak durumda olan nesne
- "Hâsılı bu bir insan değil, bir alamet, bir rezaletti."
-
[isim]
Bakınız belirti
- ALAMOT
-
Kelime Kökeni: Fransızca â la mode
-
[sıfat]
Modaya göre, modaya uygun
- "Evet, çok şık! Haydi Refi Bey, gelin size bir tayyör yaptıralım, alamot bir şey!"
-
Modayı takip eden
-
[sıfat]
Modaya göre, modaya uygun
- OLAMAZ
-
-
[sıfat]
Olmasını önleyecek derecede güçlü engelleri bulunan; olanaksız
- "Havada uçmak, eskiden insan için olamaz sanılırdı."
-
[ünlem]
Hayret, şaşırma bildirmek için kullanılan bir söz
- "Olamaz, neler duyuyorum böyle."
-
[sıfat]
Olmasını önleyecek derecede güçlü engelleri bulunan; olanaksız
- LAMİSE
-
Kelime Kökeni: Arapça lāmise
- OTLAMA
-
-
[isim]
Otlamak işi
-
[isim]
Otlamak işi
- SAĞLAM
-
-
[sıfat]
Bozulmadan, değişmeden uzun süre varlığını koruyabilen, dayanıklı olan; bek (I), berk, muhkem
- "En sağlam sütunlar üstünde durduğu sanılan devir, bir karton kale gibi yıkılmıştı."
-
Zarar görmemiş, bozulmamış
- "Hangi evden istedilerse gittim, dama çıktım, akan delik kiremidi buldum, yerine sağlam kiremit koydum."
-
Sakatlık veya hastalığı bulunmayan, sağlıklı, sıhhatli
- "Zaten bünyesi pek sağlam değildi, sık sık hastalanıyordu."
-
Belgeye dayanan, doğru, doğruluğuna güvenilen; mevsuk
-
Gerçek, inanılır bir temeli olan
- "Böyle sağlam adı nereden bulacaksın."
-
[zarf]
Her hâlde, muhakkak
- "Sağlam bu gece perilere karıştım gitti."
-
[sıfat]
Bozulmadan, değişmeden uzun süre varlığını koruyabilen, dayanıklı olan; bek (I), berk, muhkem
- UNLAMA
-
-
[isim]
Unlamak işi
-
[isim]
Unlamak işi
- SULAMA
-
-
[isim]
Sulamak işi
-
Arklar veya savaklar yardımı ile su akıtarak herhangi bir toprak bölgesini kuraklıktan kurtarma
-
[isim]
Sulamak işi
- AVLAMA
-
-
[isim]
Avlamak işi
- "Ne olacak, aklı sıra adamcağızı avlamaya çıkmış."
-
[spor]
Voleybolda karşı oyuncuların boş bıraktığı ve yetişemeyeceği yere topu yavaşça indirip sayı kazanma
-
[isim]
Avlamak işi