İçinde lam olan 6 harfli 48 kelime var. İçerisinde LAM bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında lam olan kelimeler listesine ya da sonu lam ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Lam Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A L M

3 Harfli Kelimeler

LAM, MAL

2 Harfli Kelimeler

AL, AM, LA, MA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

IHLAMA

  1. [isim] Ihlamak işi
KAPLAM

  1. [isim, mantık] Bir kavramın ve o kavramı dile getiren terimin içerdiği varlıkların ve bireysel olayların bütünü; kapsam, şümul
    • "Biliyoruz ki bir kavramın kaplamı ne kadar geniş tutulursa kavram o kadar belirsizleşiyor ve bilimde kullanılabilirliği de güçleşiyor." (Bozkurt Güvenç)
OKLAMA

  1. [isim] Oklamak işi
  2. Bakınız dart
ANLAMA

  1. [isim] Anlamak işi; anlamaklık, kavrama, derk, fehim, intikal, tefehhüm, vukuf
    • "Lavabonun aynasında yorgun bir suratla kendini anlamaya çalışan bu adama bakıyorum." (Ahmet Ümit)
  2. [felsefe] Bir olay veya önermenin daha önce bilinen bir kanunun veya formülün sonucu olduğunu görme
REKLAM

Kelime Kökeni: Fransızca réclame

  1. [isim] Bir şeyi halka tanıtmak, beğendirmek ve böylelikle sürümünü sağlamak için denenen her türlü yol
    • "Şehirde canlı reklam dolaştırmak hiçbirimizin aklına gelmemişti." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Bu amaç için kullanılan yazı, resim, film vb
MALAMA

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim, ağızlardan] Samanla karışık tahıl
FLAMBE

Kelime Kökeni: Fransızca flambé

  1. [isim] Aleve tutarak pişirme yöntemi
FLAMAN

Kelime Kökeni: Fransızca flamand

  1. [isim] Hollanda, Fransa ve Belçika’nın bazı bölümlerinde yaşayan bir halk veya bu halkın soyundan olan kimse
UYLAMA

  1. [isim] Uylamak işi
TOPLAM

  1. [isim, matematik] Toplama işleminin sonucu; mecmu, yekûn
AKLAMA

  1. [isim] Aklamak işi; ibra, tebriye, tezkiye
ALAMET

Kelime Kökeni: Arapça ʿalāmet

  1. [isim] Bakınız belirti
    • "İnsanlığın belli bir sonuca yöneldiğini gösterir hiçbir alamet yok." (Cemil Meriç)
  2. [mecaz] Büyüklük, irilik bakımından şaşılacak durumda olan nesne
    • "Hâsılı bu bir insan değil, bir alamet, bir rezaletti." (Ömer Seyfettin)
ALAMOT

Kelime Kökeni: Fransızca â la mode

  1. [sıfat] Modaya göre, modaya uygun
    • "Evet, çok şık! Haydi Refi Bey, gelin size bir tayyör yaptıralım, alamot bir şey!" (Ömer Seyfettin)
  2. Modayı takip eden
OLAMAZ

  1. [sıfat] Olmasını önleyecek derecede güçlü engelleri bulunan; olanaksız
    • "Havada uçmak, eskiden insan için olamaz sanılırdı."
  2. [ünlem] Hayret, şaşırma bildirmek için kullanılan bir söz
    • "Olamaz, neler duyuyorum böyle."
LAMİSE

Kelime Kökeni: Arapça lāmise

  1. [isim, eskimiş, biyoloji] Bakınız dokunum
  2. [hayvan bilimi] Bakınız duyarga
OTLAMA

  1. [isim] Otlamak işi
SAĞLAM

  1. [sıfat] Bozulmadan, değişmeden uzun süre varlığını koruyabilen, dayanıklı olan; bek (I), berk, muhkem
    • "En sağlam sütunlar üstünde durduğu sanılan devir, bir karton kale gibi yıkılmıştı." (Falih Rıfkı Atay)
  2. Zarar görmemiş, bozulmamış
    • "Hangi evden istedilerse gittim, dama çıktım, akan delik kiremidi buldum, yerine sağlam kiremit koydum." (Hamdullah Suphi Tanrıöver)
  3. Sakatlık veya hastalığı bulunmayan, sağlıklı, sıhhatli
    • "Zaten bünyesi pek sağlam değildi, sık sık hastalanıyordu." (Ahmet Ümit)
  4. Belgeye dayanan, doğru, doğruluğuna güvenilen; mevsuk
  5. Gerçek, inanılır bir temeli olan
    • "Böyle sağlam adı nereden bulacaksın." (Memduh Şevket Esendal)
  6. [zarf] Her hâlde, muhakkak
    • "Sağlam bu gece perilere karıştım gitti." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
UNLAMA

  1. [isim] Unlamak işi
SULAMA

  1. [isim] Sulamak işi
  2. Arklar veya savaklar yardımı ile su akıtarak herhangi bir toprak bölgesini kuraklıktan kurtarma
AVLAMA

  1. [isim] Avlamak işi
    • "Ne olacak, aklı sıra adamcağızı avlamaya çıkmış." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. [spor] Voleybolda karşı oyuncuların boş bıraktığı ve yetişemeyeceği yere topu yavaşça indirip sayı kazanma
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü