İçinde lam olan 11 harfli 174 kelime var. İçerisinde LAM bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında lam olan kelimeler listesine ya da sonu lam ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Lam Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A L M
3 Harfli Kelimeler
LAM, MAL
2 Harfli Kelimeler
AL, AM, LA, MA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ŞİŞMANLAMAK
-
-
[nesnesiz]
Şişman duruma gelmek; toplanmak
- "Sizi biraz şişmanlamış buldum."
-
[nesnesiz]
Şişman duruma gelmek; toplanmak
- KANTARLAMAK
-
-
[-i]
Kantarla ağırlığını ölçmek
-
[mecaz]
Düşünüp taşınmak
-
[mecaz]
Birini denemek, sınamak
-
[-i]
Kantarla ağırlığını ölçmek
- NUMARALAMAK
-
-
[-i]
Bir veya daha fazla sıra numarasıyla göstermek, numara koymak
-
Bakınız kotlamak
-
[-i]
Bir veya daha fazla sıra numarasıyla göstermek, numara koymak
- KOLTUKLAMAK
-
-
[-i]
Koltuğu altına almak
- "Tablolarını koltuklayarak İstanbul'a dönerken Etimesgut köyünün elektriklerini görmüş."
-
Koltuğuna girmek
- "Karşıladılar koltuklayıp içeri aldılar."
-
[mecaz]
Bakınız pohpohlamak
- "Maşallah da maşallah! Kırk bir kere! Tuh tuh! diyerek karşıladılar; koltuklayıp içeriye, camekâna aldılar."
-
[-i]
Koltuğu altına almak
- BAHARATLAMA
-
-
[isim]
Baharatlamak işi
-
[isim]
Baharatlamak işi
- KARTONLAMAK
-
-
[-i]
Karton yerleştirmek veya kartonla kaplamak
-
[-i]
Karton yerleştirmek veya kartonla kaplamak
- CIMBIZLAMAK
-
-
[-i]
Cımbızla yolmak
- "Kaşlarımı da biraz cımbızladım."
-
Dokumacılıkta kumaş yüzlerindeki düğüm, çöp vb. maddeleri cımbızla temizlemek
-
[mecaz]
Kendi çıkarına uygun düşen noktaları asıl konu içinden özellikle ayırıp ön plana çıkarmak
- "İçlerinden kısacık bir cümle cımbızladı gözüm."
-
[-i]
Cımbızla yolmak
- HORTUMLAMAK
-
-
[-i]
Yasa dışı yollarla zimmetine para veya mal geçirmek
-
[-i]
Yasa dışı yollarla zimmetine para veya mal geçirmek
- HAŞLAMLILAR
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Bir hücrelilerden, vücutlarında hareketi sağlayan kirpiğimsi titrek tüyleri veya beslenme işini gören çekmeleri olan, çoğu sularda yaşayan ve sadece mikroskopla görülebilen hayvanlar sınıfı
-
[isim, hayvan bilimi]
Bir hücrelilerden, vücutlarında hareketi sağlayan kirpiğimsi titrek tüyleri veya beslenme işini gören çekmeleri olan, çoğu sularda yaşayan ve sadece mikroskopla görülebilen hayvanlar sınıfı
- KILAĞILAMAK
-
-
[-i]
Yeni bilenmiş kesici araçların üzerindeki kalıntıları kayışa veya bileği taşına sürerek yok etmek; zağlamak
-
[-i]
Yeni bilenmiş kesici araçların üzerindeki kalıntıları kayışa veya bileği taşına sürerek yok etmek; zağlamak
- OYULGALAMAK
-
-
[-i, ağızlardan]
Gelişigüzel dikmek; oyulgamak
-
Bir yere saplamak, sokmak
-
[-i, ağızlardan]
Gelişigüzel dikmek; oyulgamak
- ÇIMBARLAMAK
-
-
[-i, ağızlardan]
Dokunmakta olan halının veya bezin kenarını çımbarla geriye alma; cımbarlamak
-
[-i, ağızlardan]
Dokunmakta olan halının veya bezin kenarını çımbarla geriye alma; cımbarlamak
- BUKAĞILAMAK
-
-
[-i, ağızlardan]
Ağır cezalıların ayaklarına ucuna demir halka bağlanan pranga vurmak
-
Kaçmaması için hayvanların ayağına ip veya zincir vurmak
-
[-i, ağızlardan]
Ağır cezalıların ayaklarına ucuna demir halka bağlanan pranga vurmak
- AFOROZLAMAK
-
-
[-i, din bilimi]
Hristiyanlıkta bir Hristiyan'ın kiliseyle ilgisini kesmek; aforoz etmek
-
[mecaz]
Darılıp biriyle konuşmamak, ilgiyi kesip kendinden uzaklaştırmak; aforoz etmek
-
[mecaz]
Birini sergilediği olumsuz eylemler sebebiyle toplum veya bir topluluktan dışlamak; aforoz etmek, toplum dışılamak
- "Onlardan ayrılan eski dostlarını sanki aforozladılar."
-
[-i, din bilimi]
Hristiyanlıkta bir Hristiyan'ın kiliseyle ilgisini kesmek; aforoz etmek
- ORANTILAMAK
-
-
[-i]
Orantılı olarak düşünmek veya değerlendirmek
-
[-i]
Orantılı olarak düşünmek veya değerlendirmek
- POYRAZLAMAK
-
-
[nesnesiz]
Poyraz esmeye başlamak
- "Boğaz’dan doğuya doğru aldatıcı bir rota izleyip birden kuzeye yönelmiş, öğleye kadar hızla yol almış, hava poyrazlayınca motor aniden durmuştu."
-
[nesnesiz]
Poyraz esmeye başlamak
- SIRILSIKLAM
-
-
[sıfat]
Büsbütün ıslak, çok ıslak; sırsıklam, yamyaş
- "Yüzleri, kafalarından aşağı birkaç bakraç su akıtılmış gibi sırılsıklamdı terden."
-
[sıfat]
Büsbütün ıslak, çok ıslak; sırsıklam, yamyaş
- KURŞUNLAMAK
-
-
[-i]
Kurşunla kaplamak
- "Kubbeyi kurşunladılar."
-
Kurşunla mühürlemek
- "Damacanayı kurşunlamak."
-
İçinde kurşun bulunan silahla ateş etmek, vurmak
-
[-i]
Kurşunla kaplamak
- YABANCILAMA
-
-
[isim]
Yabancılamak işi
-
[isim]
Yabancılamak işi
- AMBALAJLAMA
-
-
[isim]
Ambalajlamak işi
- "Yalan değil, evi bu adamın bezden resmiyle ambalajlarlarsa ses epey kesilir."
-
[isim]
Ambalajlamak işi