İçinde lak olan 9 harfli 50 kelime var. İçerisinde LAK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında lak olan kelimeler listesine ya da sonu lak ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Lak Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A K L

3 Harfli Kelimeler

KAL, LAK

2 Harfli Kelimeler

AK, AL, LA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÇIRÇIPLAK

  1. [sıfat] Bakınız çırılçıplak
    • "Hasta binlerle bakan yok, diriler çırçıplak / Ölüler kaskatı olmuş, hani kim kaldıracak?" (Mehmet Akif Ersoy)
TALAKATLİ

  1. [zarf] Sözü düzgün ve güzel söyleyerek
    • "Pek talakatli, pek cerbezeli, pek nükteli konuşur." (Orhan Seyfi Orhon)
ÇALAKAMÇI

  1. [zarf] Durmadan kamçılayarak
    • "Arabacı artık beygiri çalakamçı sürüyor." (Osman Cemal Kaygılı)
HAŞLAKLIK

  1. [isim] Haşlak olma durumu
FALAKASIZ

  1. [sıfat] Falakası olmayan
EKŞİKULAK

  1. [isim, bitki bilimi] Bakınız kuzukulağı
SULAKYURT

  1. [isim] Kırıkkale iline bağlı ilçelerden biri
LAKIRTICI

  1. [sıfat] Bakınız konuşkan
  2. Bakınız geveze
  3. [mecaz] Bakınız dedikoducu
TELLAKLIK

  1. [isim] Tellağın yaptığı iş
AHLAKİLİK

  1. [isim, toplum bilimi] Topluluk yaşamını, insan davranışlarını düzenleyerek insanların birbirlerine ve topluma karşı ödevlerini belirleyen kural ve ölçüler bütünü; törellik
    • "Artık ürün, artık değer hangi toplumsal düzen olursa olsun çıplak bir gerçektir ancak buradaki ahlakilik bunların elde edilme, kullanım veya paylaşım biçiminde aranmalıdır." (Mehmet Fatih Ekinci)
KOZALAKLI

  1. [sıfat] Kozalağı olan
PARLAKLIK

  1. [isim] Parlak olma durumu; revnak
    • "Taşlarımız öyle güzel parlardı ki o parlaklığı görme uğruna bütün gün sürekli silmeyi bile düşündüğüm olurdu." (Ayla Kutlu)
  2. [mecaz] İlgi ve dikkat çekici olma durumu
  3. [gök bilimi] Bir ışık kaynağının verdiği ışığın, göz gibi bir alıcının üzerinde yaptığı etki
CAVLAKLIK

  1. [isim] Cavlak olma durumu
    • "Onun cavlaklığı dervişlikten değil dede, doğuştan... diye cevap veren yine Kudret'ti." (Alim Akca)
LAKERDACI

  1. [isim] Lakerda yapan veya satan kimse
BAĞIRTLAK

  1. [isim, hayvan bilimi] Orta büyüklükte, eti sevilen bir cins göçebe ördek; bozkır tavuğu (Querquedula)
    • "Kahramanmaraş, Narlı, Elbistan, Afşin ve Göksun ovalarında oldukça bol miktarda toy ve bağırtlak bulunur."
ÇALAKAŞIK

  1. [zarf] Soluk almadan yiyerek
    • "… tuzladığın bu ayranı afiyetle içiyorsam, tuttuğun bu yoğurdu, yoğurduğun bu ekmeği, kaynattığın bu bulguru çalakaşık yiyorsam…" (Attilâ İlhan)
  2. Rastgele, düşünmeden
    • "Biz, bir taraftan bu hataları düşünmekle beraber diğer taraftan da şişman yüzbaşıdan cesaret alarak çalakaşık gidiyorduk." (M. Şevki Yazman)
ÇAYLAKLIK

  1. [isim] Toyluk, deneyimsizlik, acemilik
ÇIPLAKLIK

  1. [isim] Çıplak olma durumu; cıbıldaklık
    • "Bugün bir ikinci moda da çıplaklıktır fakat bu bir sözde çıplaklıktır." (Halide Edip Adıvar)
DAZLAKLIK

  1. [isim] Dazlak olma durumu
ALELITLAK

Kelime Kökeni: Arapça ʿalā'l-iṭlāḳ

  1. [zarf, eskimiş] Bakınız genellikle
  2. Bakınız gelişigüzel
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü