İçinde lak olan 8 harfli 45 kelime var. İçerisinde LAK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında lak olan kelimeler listesine ya da Sonu lak ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A K L Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
KAL, LAK
2 Harfli Kelimeler
AK, AL, LA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KULAKTAN
-
-
[zarf]
Sadece duyarak, dinleyerek
- "Fırat sultan bu okçu şehzadeye kulaktan âşık olmuş." (Refik Halit Karay)
-
[zarf]
Sadece duyarak, dinleyerek
- AHLAKSIZ
-
-
[sıfat]
Ahlak kurallarına uymayan
-
Dürüst davranmayan, kötü huylu, terbiyesiz
- "O ahlaksız insanların arasında bu çocuk nasıl rahat eder." (Peyami Safa)
-
[sıfat]
Ahlak kurallarına uymayan
- PLAKASIZ
-
-
[sıfat]
Plakası olmayan
-
[sıfat]
Plakası olmayan
- SULAKİYE
- ...
- YUVARLAK
-
-
[sıfat]
Top veya küre biçiminde olan, müdevver
- "Yuvarlak bir yüz. Yuvarlak bir masa."
- "Yuvarlak konuşmayı bırak da söyleyeceğini açıkça söyle diye hatibe müdahale etti." (Haldun Taner)
-
[isim]
Top veya küre biçiminde toparlak şey
-
[sıfat]
Top veya küre biçiminde olan, müdevver
- İSTİHLAK
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Tüketim
- "Eskiden İstanbul istihlak ile yaşarken şimdi istihsalle yaşamak mecburiyetindedir." (Yahya Kemal Beyatlı)
-
[isim]
Tüketim
- ALAKASIZ
-
-
[sıfat]
İlgisiz
-
[sıfat]
İlgisiz
- SALAKLIK
-
-
[isim]
Salak olma durumu veya salakça davranış
- "Böyle yerlerde bana bir salaklık gelir." (Burhan Felek)
-
[isim]
Salak olma durumu veya salakça davranış
- TOMBALAK
-
-
[sıfat]
Kısa boylu, şişman, tıknaz ve tombulca
- "O, o zaman vara yoğa gülen tombalak bir çocuktu." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[sıfat]
Kısa boylu, şişman, tıknaz ve tombulca
- DOLAKSIZ
-
-
[sıfat]
Dolağı olmayan, büzgüsü bulunmayan
- "Adamın sırtında yakasız bir mintanı, bacaklarında da dolaksız bir külot vardı." (Haldun Taner)
-
[sıfat]
Dolağı olmayan, büzgüsü bulunmayan
- TABLAKAR
- ...
- KULAKÇIK
-
-
[isim]
Kalbin üst bölümünde bulunan ve sağdaki ana toplardamarlardan, soldaki akciğer toplardamarlarından kanı alıp karıncıklara veren iki boşluğun adı
-
[isim]
Kalbin üst bölümünde bulunan ve sağdaki ana toplardamarlardan, soldaki akciğer toplardamarlarından kanı alıp karıncıklara veren iki boşluğun adı
- SOLAKLIK
-
-
[isim]
Solak olma durumu
-
[isim]
Solak olma durumu
- LAKLAMAK
-
-
[-i]
Laka veya vernik sürmek
-
[-i]
Laka veya vernik sürmek
- ALAKARGA
-
-
[isim]
Kargagillerden, iri gövdeli, ötücü, tüyleri alacalı bir kuş türü, kestane kargası (Garrulus glandarius)
-
Saksağan
-
[isim]
Kargagillerden, iri gövdeli, ötücü, tüyleri alacalı bir kuş türü, kestane kargası (Garrulus glandarius)
- LAKRİMAL
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Gözyaşı kemiği bezesi
- "İçindeki trajedi barutunu lakrimal bezelerinde ıslatıyor." (Peyami Safa)
-
[sıfat]
Gözyaşı kemiği bezesi
- CUMBALAK
-
-
[isim]
Takla
-
[isim]
Takla
- ANTİPLAK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Dişin yüzeyine diş plağının tutunmasını engelleyen madde
-
[isim]
Dişin yüzeyine diş plağının tutunmasını engelleyen madde
- ŞAPŞALAK
-
-
[sıfat]
Özensiz, düzensiz (kimse)
-
[sıfat]
Özensiz, düzensiz (kimse)
- MALAKARİ
- ...