İçinde lak olan 8 harfli 45 kelime var. İçerisinde LAK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında lak olan kelimeler listesine ya da sonu lak ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Lak Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A K L

3 Harfli Kelimeler

KAL, LAK

2 Harfli Kelimeler

AK, AL, LA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

PARALAKS

Kelime Kökeni: Fransızca parallaxe

  1. [isim, gök bilimi] Farklı iki yerden çok uzaktaki bir noktaya yönelmiş iki doğru arasındaki açı
  2. Dünya'nın yarıçapını bir gezegenden veya Dünya Güneş uzaklığını bir yıldızdan gören açı
LEYLAKLI

  1. [sıfat] İçinde leylak bulunan
    • "Görsem Erenköyü'ndeki leylaklı bahçede / Cananla bir zaman konuşup içtiğim yeri" (Yahya Kemal Beyatlı)
ABLAKLIK

  1. [isim] Ablak olma durumu
    • "Sekreterinin aslında oval bir biçimi olan alımlı yüzünde şaşırdığında ortaya çıkan o sevimli ablaklık vardı." (Mehmet Eroğlu)
FALAKACI

  1. [isim, tarih] Sadrazamın, İstanbul kadısının, yeniçeri ağasının veya sekbanbaşının denetlemeler sırasında yanında bulunan ve suçluyu falakaya yatıran görevli
SOLAKLIK

  1. [isim] Solak olma durumu
YUVARLAK

  1. [sıfat] Top veya küre biçiminde olan; tombul, müdevver
    • "Yuvarlak bir yüz. Yuvarlak bir masa."
  2. [isim] Top veya küre biçiminde toparlak şey
  3. [mecaz] Kesin ve açık olmayan (söz, laf vb.)
  4. [isim, argo] Homoseksüel erkek
KULAKÇIK

  1. [isim, anatomi] Kalbin üst bölümünde bulunan, sağdaki ana toplardamarlardan ve soldaki akciğer toplardamarlarından kanı alıp karıncıklara veren iki boşluğun adı
ANTİPLAK

Kelime Kökeni: Fransızca antiplaque

  1. [isim, tıp] Diş plağının dişin yüzeyine tutunmasını engelleyen madde
ALAKARGA

  1. [isim, hayvan bilimi] Kargagillerden, iri gövdeli, ötücü, tüyleri alacalı bir tür kuş; kestane kargası (Garrulus glandarius)
  2. [ağızlardan] Bakınız saksağan
AHLAKSIZ

  1. [sıfat] Ahlak kurallarına uymayan
    • "Yapılacak ameliyat bu hain ve ahlaksız Avrupalıların gözlerine görünmemeliydi." (Ömer Seyfettin)
  2. [mecaz] Dürüst davranmayan, kötü huylu, terbiyesiz olan; uçkursuz
    • "O ahlaksız insanların arasında bu çocuk nasıl rahat eder." (Peyami Safa)
TABLAKAR

Kelime Kökeni: Arapça ṭabla + Farsça -kār

  1. [isim, eskimiş] Bakınız tablacı
    • "Aynı şekilde surnameler, tablakâr, saka, meşaleci vb. dönemin meşhur meslek erbabının geçit töreni gibidir." (Metin Akkuş)
  2. Büyük konaklarda mutfaktan yemek tablalarını götürüp getiren görevli
ŞAPŞALAK

  1. [sıfat, ağızlardan] Özensiz, düzensiz olan (kimse)
CUMBALAK

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız takla
SALAKLIK

  1. [isim] Salak olma durumu, salozluk
  2. Salakça davranış
    • "Böyle yerlerde bana bir salaklık gelir." (Burhan Felek)
MUTLAKÇI

  1. [sıfat] Bakınız saltçı
İSTİMLAK

Kelime Kökeni: Arapça istimlāk

  1. [isim] Bakınız kamulaştırma
    • "Yolun planları, projeleri yapılmış, istimlak emirleri çıkarılmıştı." (Ayşe Kulin)
LAKLAMAK

  1. [-i] Laka veya vernik sürmek
ISLAKLIK

  1. [isim] Islak olma durumu
    • "Islaklık iliklerimize işler." (Refik Halit Karay)
PATLAKÇA

  1. [sıfat] Patlak gibi, patlağa benzer
    • "Yeni gelen başhekim ... orta boylu, cılız, patlakça gök gözlü bir adam." (Memduh Şevket Esendal)
PLAKASIZ

  1. [sıfat] Plakası olmayan
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü