İçinde lak olan 6 harfli 57 kelime var. İçerisinde LAK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında lak olan kelimeler listesine ya da sonu lak ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Lak Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
KAL, LAK
2 Harfli Kelimeler
AK, AL, LA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ŞAPLAK
-
-
[isim]
"Şap" diye ses çıkaran tokat
- "O anda giriş kapısında bulunan adamların okkalı küfürleri, şiddetli şaplaklarla ansızın kesiliyor ve acı feryatlarına karışıyordu."
-
[isim]
"Şap" diye ses çıkaran tokat
- TELAKİ
-
Kelime Kökeni: Arapça telāḳī
- PARLAK
-
-
[sıfat]
Parlayan, ışıldayan, pırıltılı olan
- "Siyah, çıplak dallarda henüz kuruyamayan su damlaları parlak, mavi birer boncuk gibi parlıyordu."
-
Temiz, berrak, aydınlık ve ışıklı; ışılak
- "Sabahleyin gökyüzü parlak, ufuk açıktı / Güneşli bir havada yaylımız yola çıktı"
-
[mecaz]
Göze çarpacak kadar başarılı
- "Birinci İnönü Harbi'ni parlak bir zaferle kazandık."
-
[kaba konuşmada]
Yüzü güzel (oğlan)
-
[sıfat]
Parlayan, ışıldayan, pırıltılı olan
- LAKACI
-
-
[isim]
Bakınız lakçı
-
[isim]
Bakınız lakçı
- RELAKS
-
Kelime Kökeni: İngilizce relax
- DAYLAK
-
-
[isim, ağızlardan]
Dişi deve
-
[sıfat]
Bakınız çıplak
- "Develer daylak / Sevenler aylak / Sen kimin yârisin / Her yanın oynak"
-
[isim, ağızlardan]
Dişi deve
- CIRLAK
-
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız cırcır böceği
-
[sıfat]
Bakınız cırtlak
- "Kulak tırmalayan cırlak ve tiz bir sesi vardı."
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız cırcır böceği
- DAZLAK
-
-
[sıfat]
Başında saçı olmayan (kimse, baş); daz
- "Adam kel kafalıydı ve gecenin karanlığında bile dazlak kafası uzaktan seçiliyordu."
-
[sıfat]
Başında saçı olmayan (kimse, baş); daz
- LAKLAK
-
Kelime Kökeni: Arapça laḳlāḳ
-
[isim]
Leyleğin gagasıyla çıkardığı ses
-
[mecaz]
Ara vermeden söylenilen saçma sapan söz dizisi
-
[isim]
Leyleğin gagasıyla çıkardığı ses
- HOPLAK
-
-
[sıfat, mecaz]
Yerinde duramayan, çok hareketli (kimse)
- "Hoplak şey! Evin dışına çıkamayan karı, gezegenin dışına takmış kafayı..."
-
[sıfat, mecaz]
Yerinde duramayan, çok hareketli (kimse)
- MUĞLAK
-
Kelime Kökeni: Arapça muġlaḳ
-
[sıfat]
Bakınız anlaşılmaz
- "Son günlerin karşı, muğlak vakalarını tahlil edemedi."
-
[sıfat]
Bakınız anlaşılmaz
- ŞALLAK
-
-
[sıfat]
Bakınız çıplak
-
[isim, ağızlardan]
Giyimine özen göstermeyen kimse
-
[sıfat]
Bakınız çıplak
- PLAKÇI
-
-
[isim]
Plak hazırlayan, yapan veya satan kimse
-
[isim]
Plak hazırlayan, yapan veya satan kimse
- MABLAK
-
Kelime Kökeni: Arapça miblaʿ
-
[isim, eskimiş]
Hamur, merhem, boya vb. şeyleri ezip karıştırarak yoğurmak için kullanılan ve bir ucu ele alınacak biçimde saplı, öbür ucu yassı olan alet
- "Muhallebici tenekeyi ters çevirip şappadak avucuna alır, salaşpurun üstüne yapıştırır. Mablakla yayvan yayvan kesip tabağa aktarır."
-
Aşure kazanlarını karıştırmakta kullanılan, uzun saplı ve yayvan uçlu tahta kepçe
-
[isim, eskimiş]
Hamur, merhem, boya vb. şeyleri ezip karıştırarak yoğurmak için kullanılan ve bir ucu ele alınacak biçimde saplı, öbür ucu yassı olan alet
- HARLAK
-
-
[isim, ağızlardan]
Harıltı ile akan su, çağlayan
-
[isim, ağızlardan]
Harıltı ile akan su, çağlayan
- AHLAKİ
-
Kelime Kökeni: Arapça aḫlāḳī
-
[sıfat]
Ahlaka uygun, ahlakla ilgili; aktöresel, sağtöresel, törel, etik
- "Bütün vaktim babamın verdiği fennî, ahlaki kitapları okumakla, kardeşlerimin manasız, münasebetsiz iddialarını dinlemekle geçer."
-
[sıfat]
Ahlaka uygun, ahlakla ilgili; aktöresel, sağtöresel, törel, etik
- HAŞLAK
-
-
[sıfat]
Kızgın, kaynar, çok sıcak
- "Fakat kendisini iki çatık kaşın altında parlayan iki hiddetli göz karşıladı. Sevincinin üzerine haşlak sular döküldü."
-
[sıfat]
Kızgın, kaynar, çok sıcak
- KUŞLAK
-
-
[isim]
Av kuşları bol olan yer
-
[isim]
Av kuşları bol olan yer
- ÇULAKİ
-
Kelime Kökeni: Arapça cull + Yunanca -aki
-
[isim, eskimiş]
Çula benzeyen, az tüylü, kalın, kaba kumaş
- "Terzi Bekir’i bayramüstü olduğu hâlde çuha, çulaki, yün kumaş almaya da yanaştırmadı."
-
[isim, eskimiş]
Çula benzeyen, az tüylü, kalın, kaba kumaş
- APALAK
-
-
[sıfat]
Tombul, gürbüz, iri olan (bebek veya küçük çocuk)
-
[sıfat]
Tombul, gürbüz, iri olan (bebek veya küçük çocuk)