İçinde lak olan 6 harfli 57 kelime var. İçerisinde LAK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında lak olan kelimeler listesine ya da sonu lak ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Lak Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A K L

3 Harfli Kelimeler

KAL, LAK

2 Harfli Kelimeler

AK, AL, LA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ŞAPLAK

  1. [isim] "Şap" diye ses çıkaran tokat
    • "O anda giriş kapısında bulunan adamların okkalı küfürleri, şiddetli şaplaklarla ansızın kesiliyor ve acı feryatlarına karışıyordu." (İhsan Oktay Anar)
TELAKİ

Kelime Kökeni: Arapça telāḳī

  1. [isim, eskimiş] Bakınız buluşma
  2. Bakınız kavuşma
PARLAK

  1. [sıfat] Parlayan, ışıldayan, pırıltılı olan
    • "Siyah, çıplak dallarda henüz kuruyamayan su damlaları parlak, mavi birer boncuk gibi parlıyordu." (Halide Edip Adıvar)
  2. Temiz, berrak, aydınlık ve ışıklı; ışılak
    • "Sabahleyin gökyüzü parlak, ufuk açıktı / Güneşli bir havada yaylımız yola çıktı" (Faruk Nafiz Çamlıbel)
  3. [mecaz] Göze çarpacak kadar başarılı
    • "Birinci İnönü Harbi'ni parlak bir zaferle kazandık." (Aka Gündüz)
  4. [kaba konuşmada] Yüzü güzel (oğlan)
LAKACI

  1. [isim] Bakınız lakçı
RELAKS

Kelime Kökeni: İngilizce relax

  1. [isim] Bakınız rahatlama
  2. Bakınız gevşeme
DAYLAK

  1. [isim, ağızlardan] Dişi deve
  2. [sıfat] Bakınız çıplak
    • "Develer daylak / Sevenler aylak / Sen kimin yârisin / Her yanın oynak" (Halk türküsü)
CIRLAK

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız cırcır böceği
  2. [sıfat] Bakınız cırtlak
    • "Kulak tırmalayan cırlak ve tiz bir sesi vardı."
DAZLAK

  1. [sıfat] Başında saçı olmayan (kimse, baş); daz
    • "Adam kel kafalıydı ve gecenin karanlığında bile dazlak kafası uzaktan seçiliyordu." (Osman Aysu)
LAKLAK

Kelime Kökeni: Arapça laḳlāḳ

  1. [isim] Leyleğin gagasıyla çıkardığı ses
  2. [mecaz] Ara vermeden söylenilen saçma sapan söz dizisi
HOPLAK

  1. [sıfat, mecaz] Yerinde duramayan, çok hareketli (kimse)
    • "Hoplak şey! Evin dışına çıkamayan karı, gezegenin dışına takmış kafayı..." (Atilla Atalay)
MUĞLAK

Kelime Kökeni: Arapça muġlaḳ

  1. [sıfat] Bakınız anlaşılmaz
    • "Son günlerin karşı, muğlak vakalarını tahlil edemedi." (Peyami Safa)
ŞALLAK

  1. [sıfat] Bakınız çıplak
  2. [isim, ağızlardan] Giyimine özen göstermeyen kimse
PLAKÇI

  1. [isim] Plak hazırlayan, yapan veya satan kimse
MABLAK

Kelime Kökeni: Arapça miblaʿ

  1. [isim, eskimiş] Hamur, merhem, boya vb. şeyleri ezip karıştırarak yoğurmak için kullanılan ve bir ucu ele alınacak biçimde saplı, öbür ucu yassı olan alet
    • "Muhallebici tenekeyi ters çevirip şappadak avucuna alır, salaşpurun üstüne yapıştırır. Mablakla yayvan yayvan kesip tabağa aktarır." (Salâh Birsel)
  2. Aşure kazanlarını karıştırmakta kullanılan, uzun saplı ve yayvan uçlu tahta kepçe
HARLAK

  1. [isim, ağızlardan] Harıltı ile akan su, çağlayan
AHLAKİ

Kelime Kökeni: Arapça aḫlāḳī

  1. [sıfat] Ahlaka uygun, ahlakla ilgili; aktöresel, sağtöresel, törel, etik
    • "Bütün vaktim babamın verdiği fennî, ahlaki kitapları okumakla, kardeşlerimin manasız, münasebetsiz iddialarını dinlemekle geçer." (Ömer Seyfettin)
HAŞLAK

  1. [sıfat] Kızgın, kaynar, çok sıcak
    • "Fakat kendisini iki çatık kaşın altında parlayan iki hiddetli göz karşıladı. Sevincinin üzerine haşlak sular döküldü." (Aka Gündüz)
KUŞLAK

  1. [isim] Av kuşları bol olan yer
ÇULAKİ

Kelime Kökeni: Arapça cull + Yunanca -aki

  1. [isim, eskimiş] Çula benzeyen, az tüylü, kalın, kaba kumaş
    • "Terzi Bekir’i bayramüstü olduğu hâlde çuha, çulaki, yün kumaş almaya da yanaştırmadı." (Kemal Tahir)
APALAK

  1. [sıfat] Tombul, gürbüz, iri olan (bebek veya küçük çocuk)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü