İçinde la olan 6 harfli 323 kelime var. İçerisinde LA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında la olan kelimeler listesine ya da Sonu la ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A L Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AL, LA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BULAMA
-
-
[isim]
Bulamak işi
-
Genellikle üzüm şırasının kaynatılması ile yapılan koyu pekmez
- "Atlar, arabalar, dalkavuklar arasında geçen debdebelerle şimdiki kırk paralık bulama, altmış paralık peynir müşterilerine meram anlatmak arasında ne büyük tezat vardı." (Ömer Seyfettin)
-
[isim]
Bulamak işi
- EVVELA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[zarf]
Önce, ilk önce, ilkin
- "Başını ellerinin içine alarak evvela kendini bir tartmak istedi." (Peyami Safa)
-
[zarf]
Önce, ilk önce, ilkin
- LAKLAK
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Leyleğin gagasıyla çıkardığı ses
-
Ara vermeden söylenilen saçma sapan söz dizisi, gevezelik
-
[sıfat]
Leyleğin gagasıyla çıkardığı ses
- OYLAMA
-
-
[isim]
Oy kullanma işi
- "Bir oylamada hakkım olan bir oyu bile bile esirgemiş, kırmıştı beni." (Necati Cumalı)
-
[isim]
Oy kullanma işi
- AYLAMA
-
-
[isim]
Aylamak işi
-
[isim]
Aylamak işi
- ALAYLI
-
-
[isim]
Erlikten yetişmiş subay
-
[sıfat]
Gerekli okul eğitimini görmeden kendini yetiştirmiş olan (kimse), mektepli karşıtı
-
[isim]
Erlikten yetişmiş subay
- TORLAK
-
-
[sıfat]
Genç, toy
-
Henüz evcilleşmemiş, alışmamış (hergele)
-
[isim]
Derviş
-
[sıfat]
Genç, toy
- ULANTI
-
-
[isim]
Ulanan şey
-
[isim]
Ulanan şey
- YALAZA
- ...
- LATEKS
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Bazı bitkilerin genellikle süt görünüşünde olan öz suyu
-
[isim]
Bazı bitkilerin genellikle süt görünüşünde olan öz suyu
- MASLAK
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Sürekli su akan boru
- "İlerideki maslaktan su doldurmaya giden simsiyah bir zenci kızının yakasından asıldı." (Osman Cemal Kaygılı)
-
Su yolu üzerinde bulunan su haznesi
-
Büyük yalak
-
[isim]
Sürekli su akan boru
- KAPELA
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Şapka
- "Serseri güruhunun başlarından düşmeyen siperli sipersiz kapelalarla..." (Ahmet Rasim)
-
[isim]
Şapka
- ALLAME
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Çok ve derin bilgisi olan, çok bilgili
- "Tarihî zihniyet taşımak için tarihçi olmak şart değildir. İlmî düşünebilmek için allame olmak şart olmadığı gibi." (Sabahattin Eyuboğlu)
-
[sıfat]
Çok ve derin bilgisi olan, çok bilgili
- LEYLAK
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Zeytingillerden, yaprakları karşılıklı bir ağaççık (Syringa vulgaris)
-
Bu ağacın koni durumunda toplanmış, beyaz, eflatun veya pembe renkte, güzel kokulu çiçekleri
- "Bahar yağmuru ancak mor salkımlarla leylakların açtığı bir memlekette çekilebilir." (Refik Halit Karay)
-
[isim]
Zeytingillerden, yaprakları karşılıklı bir ağaççık (Syringa vulgaris)
- UYLAMA
- ...
- ÇAVLAN
-
-
[isim]
Şelale
- "Çavlan sesinden öte bir şey duyulmuyordu şimdi." (Cahit Uçuk)
-
[isim]
Şelale
- OTLAMA
-
-
[isim]
Otlamak işi
-
[isim]
Otlamak işi
- BAĞLAM
-
-
[isim]
Deste
-
Herhangi bir olguda olaylar, durumlar, ilişkiler örgüsü veya bağlantısı, kontekst
- "Uygarlık bağlamında Batı ve Doğu diye bir ayrım yapılmamakta bir bütün olarak düşünülmektedir." (Ahmet Cemal)
-
Bir dil birimini çevreleyen, ondan önce veya sonra gelen, birçok durumda söz konusu birimi etkileyen, onun anlamını, değerini belirleyen birim veya birimler bütünü, kontekst
-
Bent
-
[isim]
Deste
- HELALİ
- ...
- LASTİK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Ayakkabı üzerine giyilen kauçuktan pabuç
- "Lastikleri ayağında, bastonu koluna asılı, erkenciydi yine." (Necati Cumalı)
- "Neme lazım lastik gibi kaleci." (Haldun Taner)
-
Kauçuktan yapılmış ayakkabı
-
Kauçuktan yazı silgisi
-
Taşıtların jantlarına yerleştirilen, elastiki tekerlek bandajı
- "Şoförle bahçıvan arabanın ön sol lastiğini pompalıyorlar." (Haldun Taner)
-
Esnek, ince kauçuk veya kauçuklu şerit
-
Bir tür esnek örgü
-
Korse
-
Uzun konçlu çorabın düşmesini önlemek için üst kısmına gelecek biçimde bacağa geçirilen esnek şerit
-
[sıfat]
Kauçuktan yapılmış
- "Rıza, lastik yakalığı fırlamış, gözleri dönmüş, kan ter içinde içeriye düşer." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Ayakkabı üzerine giyilen kauçuktan pabuç