İçinde la olan 6 harfli 323 kelime var. İçerisinde LA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında la olan kelimeler listesine ya da sonu la ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

La Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A L

2 Harfli Kelimeler

AL, LA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SÜLALE

Kelime Kökeni: Arapça sulāle

  1. [isim] Soy, hısım akraba
    • "Üç göbek öncesi sülalemizin mezarları Üsküdar'da yani İstanbulluyum." (Burhan Felek)
  2. [mecaz] Ev, aile
IŞILAK

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız parıltı
  2. Bakınız parlak
FALAKA

Kelime Kökeni: Arapça falaḳa

  1. [isim] Sopa vurmak için ayak tabanlarını uygun bir biçimde sıkıştırıp tutmak üzeren iki ucuna bağlı bir ipi olan cezalandırma aracı
  2. Bu araçla uygulanan dayak cezası
  3. Bazı kaldıraçlarda kullanılan ucu iple bağlı ağaç parçası
  4. [denizcilik] Dik ve sabit tutulması gereken halat ve serenlerin üzerine bir kasa ile bağlanan halat ayakları
JETLAG

  1. [isim] Uçuş sonrasında kıtalar arası zaman farkından oluşan biyolojik ritim bozukluğu
ULANMA

  1. [isim] Ulanmak işi
İNATLA

  1. [zarf] Ayak direyerek
    • "Gene de her ikimiz de inatla sarıldık kendi aldatmacamıza." (Elif Şafak)
BELALI

  1. [sıfat] Yoran, üzen, can sıkan
    • "Bu belalı işin iyi gitmeye başlamasının daha ucundayız." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  2. Kavgacı, şirret olan
    • "Yeryüzünde balta olacak bundan daha belalı bir adam olacağını tasavvur edemiyorum." (Etem İzzet Benice)
  3. [isim] Kadının zorba dostu
    • "Belalıları başından taşkın kadınlarla uğraşacak yaşta değiliz." (Refik Halit Karay)
BELASI

  1. -den dolayı, sebebiyle
    • "İlme karşı saygı belası olarak dinlemek zaruridir." (Yahya Kemal Beyatlı)
KLASİK

Kelime Kökeni: Fransızca classique

  1. [isim] Üzerinden çok zaman geçtiği hâlde değerini yitirmeyen, türünde örnek olarak görülen eser
    • "Klasikler bir kültür, bir gusto, bir seviye ölçütüdür." (Haldun Taner)
  2. [sıfat] XVII. yüzyıl Fransız dili, sanatı ve yazarları ile ilgili olan
    • "Racine bir Fransız klasik yazarıdır."
  3. [sıfat] Alışılmış
  4. [sıfat] Sanatta kuralcı
  5. [sıfat] Bakınız kökleşik
    • "Klasik şiirin yıkıldığından beri şiiri, bin kişi bin türlü tarif ediyor." (Yahya Kemal Beyatlı)
  6. Eski Yunan, Roma ve XVII. yüzyıl Fransız sanatıyla ilgili sanatçı veya eser
    • "Yunan klasikleri. Fransız klasikleri."
  7. Eski Yunan ve Roma çağı dili ve sanatı ile ilgili olan
    • "Klasik eserlerin oynandığı bir millî tiyatroları yok." (Haldun Taner)
İPTİLA

Kelime Kökeni: Arapça ibtilāʾ

  1. [isim, eskimiş] Bakınız düşkünlük
    • "Süse ve mücevhere iptilasını anlatmak için yapılan mübalağalara inanmak lazım." (Peyami Safa)
LAPİNA

Kelime Kökeni: Fransızca lapina

  1. [isim, hayvan bilimi] Lapinagillerden, kayalık kıyılarda, sığ sularda yaşayan 25-35 santimetre uzunluğunda, kırmızı benekli, mavi veya yeşil balık (Crenilabrus pavo)
TOPLAM

  1. [isim, matematik] Toplama işleminin sonucu; mecmu, yekûn
BULAŞI

  1. [isim, tıp] Bulaşıcı bir hastalığın taşıyıcılar yoluyla başka bir canlıya geçmesi; bulaşma, kontaminasyon
SLAVCA

  1. [isim] Yakınlık dolayısıyla Slavların kullandığı dile verilen ortak ad; İslavca
  2. [sıfat] Bu dille yazılmış olan
BUNLAR

  1. [zamir] Bu zamirinin çokluk biçimi
    • "Bunlar, matbaada basılan ve dağıtımı yapılan dergilerdi artık." (Ayla Kutlu)
UZLAŞI

  1. [isim] Bakınız uzlaşma
LAFZEN

Kelime Kökeni: Arapça lafẓen

  1. [zarf, eskimiş] Sözün gelişine, söylenişine, yapısına göre, yazılı olmayarak
    • "Şantajcılıkla şarlatanlık arasında lafzen ve maddeten benzerlik var." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
LAPTOP

Kelime Kökeni: İngilizce laptop

  1. [isim] Bakınız dizüstü
LAMACI

  1. [sıfat] Lamacılık yanlısı olan (kimse); lamaist
İSTİLA

Kelime Kökeni: Arapça istīlāʾ

  1. [isim] Bir ülkeyi silah gücüyle ele geçirme
    • "İstanbul'a geldiğim zaman Habeşistan istilası başlamak üzereydi." (Halide Edip Adıvar)
  2. Bakınız kaplama
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü