İçinde l olan 5 harfli 1421 kelime var. İçerisinde L harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında l harfi olan kelimeler listesine ya da Sonu l harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ELİFİ
- ...
- HARLI
-
-
[sıfat]
Kuvvetli, harıl harıl yanan
- "Cezveyi ateşin harlı tarafına sürmez." (Refik Halit Karay)
-
[sıfat]
Kuvvetli, harıl harıl yanan
- HASIL
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Olan, ortaya çıkan, görünen
- "Beklediği havanın hasıl olmadığını görerek yine sopasını sakladı." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[sıfat]
Olan, ortaya çıkan, görünen
- KATİL
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
İnsan öldüren kimse, cani
- "Cinayet mahallinde bıraktığı kâğıtlar sayesinde katilin kim olduğu anlaşılmıştır." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[sıfat]
Öldürücü, ölüme neden olan
- "Katil kurşun."
-
[isim]
İnsan öldüren kimse, cani
- LAHUT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Tanrı âlemi
-
[sıfat]
Kutsal
- "Dünya senin bu lahut avazeni duymadıktan sonra kimin sesini dinler, kime kulak asar?" (Samiha Ayverdi)
-
[isim]
Tanrı âlemi
- PELİT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Meşe ağacı
-
Bu ağacın meyvesi, palamut
-
[isim]
Meşe ağacı
- SÖZEL
-
-
[sıfat]
Sözle ilgili, söze dayanan
-
Sosyal konuları kapsayan (sınav)
-
[sıfat]
Sözle ilgili, söze dayanan
- CAHİL
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Öğrenim görmemiş, okumamış
- "Bu maskara sosyete bana cahil diye bakar." (Halide Edip Adıvar)
- "Bu konularda yeni kuşağın yanında her zaman cahil kalmaya mahkûmuz." (Haldun Taner)
-
Bilgisiz
-
Belli bir konuda yeterli bilgisi olmayan
- "Bu doktorun karşısında cahil, aptal oluyorum." (Memduh Şevket Esendal)
-
Deneysiz, genç, toy (delikanlı veya kız)
- "Esasta batıl itikatlara inanmış cahil bir kızcağızdı." (Refik Halit Karay)
-
[sıfat]
Öğrenim görmemiş, okumamış
- İLAHİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[ünlem]
"Bu ne hâl, ne tuhaf" gibi şaşma, sitem bildiren bir söz
- "İlahi Eda abla! Güzele bakmanın sevap olduğunu bilmez misin sen?" (Necati Cumalı)
-
[ünlem]
"Bu ne hâl, ne tuhaf" gibi şaşma, sitem bildiren bir söz
- KALÇA
-
-
[isim]
Gövdenin arka bölümünde, bacakların birleştiği yerle bel arasındaki şişkin bölge
- "Sol kolunu yürürken hep kalçasına dayardı." (Ömer Seyfettin)
-
[isim]
Gövdenin arka bölümünde, bacakların birleştiği yerle bel arasındaki şişkin bölge
- KATLI
-
-
[sıfat]
Katlanmış, bükülmüş
- "Katlı mendilleri dolaba koydu."
-
Katı veya katları olan
- "Yolun sonunda iki katlı eski bir bina yükseliveriyordu." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[sıfat]
Katlanmış, bükülmüş
- MELAL
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Can sıkıntısı, usanç
- "Melalimizi avutmak için bin türlü eğlence, bin türlü zevk icat ettik." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
Üzüntü, hüzün, dert
- "Her zaman, doğduğu, çocukluğunu geçirdiği memleketin rüzgârlarıyla bir melal duyardı." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[isim]
Can sıkıntısı, usanç
- ZEYİL
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Ek
-
Bir yazıya ek olarak katılan parça
-
Bir eseri tamamlamak için sonradan yazılan ek eser
-
[isim]
Ek
- HİLAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Kaftan
-
[isim]
Kaftan
- HIZLI
-
-
[sıfat]
Çabuk, seri, süratli
- "Hızlı yürüyorlar ve birbirine hiçbir lakırtı söylemiyorlardı." (Memduh Şevket Esendal)
- "Bu hızlı yaşamaya elli iki yıl dayanabilmişti ancak!" (Yusuf Ziya Ortaç)
-
[zarf]
Güç kullanarak, şiddetle
- "Hızlı vurmak."
-
[zarf]
Çabuk çabuk
- "Hızlı konuşmak."
-
Uçarı, çapkın, hovarda
-
[sıfat]
Çabuk, seri, süratli
- KEMAL
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bilgi ve erdem bakımından olgunluk, yetkinlik, erginlik, eksiksizlik
-
En yüksek değer
- "Tozu kaldı ise bir paket al, saçak tütün iç. Bunun kemali altmış para!" (Memduh Şevket Esendal)
-
[isim]
Bilgi ve erdem bakımından olgunluk, yetkinlik, erginlik, eksiksizlik
- KILIŞ
-
-
[isim]
Kılma işi veya biçimi
-
[isim]
Kılma işi veya biçimi
- LAZUT
-
-
[isim]
Mısır
-
[isim]
Mısır
- LİBYA
- ...
- MOLAS
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Karbonatlı kum taşı
-
[isim]
Karbonatlı kum taşı