İçinde l olan 5 harfli 1421 kelime var. İçerisinde L harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında l harfi olan kelimeler listesine ya da Sonu l harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ELİFİ
...
HARLI

  1. [sıfat] Kuvvetli, harıl harıl yanan
    • "Cezveyi ateşin harlı tarafına sürmez." (Refik Halit Karay)

HASIL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Olan, ortaya çıkan, görünen
    • "Beklediği havanın hasıl olmadığını görerek yine sopasını sakladı." (Reşat Nuri Güntekin)

KATİL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] İnsan öldüren kimse, cani
    • "Cinayet mahallinde bıraktığı kâğıtlar sayesinde katilin kim olduğu anlaşılmıştır." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. [sıfat] Öldürücü, ölüme neden olan
    • "Katil kurşun."

LAHUT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Tanrı âlemi
  2. [sıfat] Kutsal
    • "Dünya senin bu lahut avazeni duymadıktan sonra kimin sesini dinler, kime kulak asar?" (Samiha Ayverdi)

PELİT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Meşe ağacı
  2. Bu ağacın meyvesi, palamut

SÖZEL

  1. [sıfat] Sözle ilgili, söze dayanan
  2. Sosyal konuları kapsayan (sınav)

CAHİL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Öğrenim görmemiş, okumamış
    • "Bu maskara sosyete bana cahil diye bakar." (Halide Edip Adıvar)
    • "Bu konularda yeni kuşağın yanında her zaman cahil kalmaya mahkûmuz." (Haldun Taner)
  2. Bilgisiz
  3. Belli bir konuda yeterli bilgisi olmayan
    • "Bu doktorun karşısında cahil, aptal oluyorum." (Memduh Şevket Esendal)
  4. Deneysiz, genç, toy (delikanlı veya kız)
    • "Esasta batıl itikatlara inanmış cahil bir kızcağızdı." (Refik Halit Karay)

İLAHİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [ünlem] "Bu ne hâl, ne tuhaf" gibi şaşma, sitem bildiren bir söz
    • "İlahi Eda abla! Güzele bakmanın sevap olduğunu bilmez misin sen?" (Necati Cumalı)

KALÇA

  1. [isim] Gövdenin arka bölümünde, bacakların birleştiği yerle bel arasındaki şişkin bölge
    • "Sol kolunu yürürken hep kalçasına dayardı." (Ömer Seyfettin)

KATLI

  1. [sıfat] Katlanmış, bükülmüş
    • "Katlı mendilleri dolaba koydu."
  2. Katı veya katları olan
    • "Yolun sonunda iki katlı eski bir bina yükseliveriyordu." (Sait Faik Abasıyanık)

MELAL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Can sıkıntısı, usanç
    • "Melalimizi avutmak için bin türlü eğlence, bin türlü zevk icat ettik." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. Üzüntü, hüzün, dert
    • "Her zaman, doğduğu, çocukluğunu geçirdiği memleketin rüzgârlarıyla bir melal duyardı." (Sait Faik Abasıyanık)

ZEYİL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Ek
  2. Bir yazıya ek olarak katılan parça
  3. Bir eseri tamamlamak için sonradan yazılan ek eser

HİLAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Kaftan

HIZLI

  1. [sıfat] Çabuk, seri, süratli
    • "Hızlı yürüyorlar ve birbirine hiçbir lakırtı söylemiyorlardı." (Memduh Şevket Esendal)
    • "Bu hızlı yaşamaya elli iki yıl dayanabilmişti ancak!" (Yusuf Ziya Ortaç)
  2. [zarf] Güç kullanarak, şiddetle
    • "Hızlı vurmak."
  3. [zarf] Çabuk çabuk
    • "Hızlı konuşmak."
  4. Uçarı, çapkın, hovarda

KEMAL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bilgi ve erdem bakımından olgunluk, yetkinlik, erginlik, eksiksizlik
  2. En yüksek değer
    • "Tozu kaldı ise bir paket al, saçak tütün iç. Bunun kemali altmış para!" (Memduh Şevket Esendal)

KILIŞ

  1. [isim] Kılma işi veya biçimi

LAZUT

  1. [isim] Mısır

LİBYA
...
MOLAS

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Karbonatlı kum taşı

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü