İçinde l olan 5 harfli 1421 kelime var. İçerisinde L harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında l harfi olan kelimeler listesine ya da Sonu l harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BALAR

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Pedavra

DÜBEL

Kelime Kökeni : Almanca

  1. [isim] Vidanın daha sağlam yerleşmesi için duvarlarda açılan deliğe önceden çakılan plastik yuva
  2. 4-20 mm çaplarında, uçları yarık ve tırtıllı, baş tarafı uca doğru daralan delikli, orta sert veya sert plastikten yapılmış özel kavela

İHLAL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bozma, zarar verme
    • "Sükûneti ihlal etmeyiniz!"
  2. Yasa ve düzene uymama

KÜFLÜ

  1. [sıfat] Küflenmiş olan
    • "Küflü ekmek."
  2. [isim] Saklanmış altın para
    • "Galiba sıra küflülere gelmiş."
  3. Zamanı geçmiş, köhne

OYLUM

  1. [sıfat] İçi oyulmuş, çukur duruma getirilmiş
  2. [isim] Resimde derinlik, üç boyutluk etkisi, mimarlıkta mekân karşılığı
  3. [isim] Hacim

SALUR
...
ULUFE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Osmanlılarda kapıkulu askerlerine, saray ve devlet kuruluşlarındaki bazı görevlilere üç ayda bir verilen ücret

ZİLLİ

  1. [sıfat] Zili olan, üstünde zili bulunan
  2. Edepsiz, eli maşalı, şirret (kadın)

BELGE

  1. [isim] Bir gerçeğe tanıklık eden yazı, fotoğraf, resim, film vb. vesika, doküman
    • "Mahkemenin elinde bu iddiaları yalanlayacak bir belge yoktu." (Tarık Buğra)

BELİĞ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Belagati olan, belagatli
  2. Anlaşılır
    • "Çeşmeden sökülmüş o kitabenin yeri kendisinden daha beliğ bir şekilde, hafızamda kaldı." (Yahya Kemal Beyatlı)

FELEK

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Gök, gökyüzü, sema
    • "Oyuna bir de kalender, feleğin çemberinden geçmiş ihtiyar komiser koyacaksınız." (Haldun Taner)
    • "Bir gün burada koyu ateş renginde bir hotoz görmüştür ki feleğini şaşırmıştır." (Salâh Birsel)
    • "Desenize ki işimiz iş; felekten öyle bir gün çalacağız." (Osman Cemal Kaygılı)
  2. Dünya, âlem
  3. Talih, baht, şans
    • "Felek oyun etmişti onlara, yiğitlerden ikisi uyuya kaldı." (Cemil Meriç)
  4. Askerî mızıkada zilli bir müzik aracı

İPLİK

  1. [isim] Pamuk, keten, yün, ipek, naylon vb. dokuma maddelerinin uzun, ince liflerinden her biri
  2. Bu liflerin birlikte bükülmüş ve çekilmiş durumu
    • "İpek ipliği. Pamuk ipliği."
  3. Fasulye, bakla vb. sebzelerin veya bazı meyvelerin lifi

KELİK

  1. [isim] Eski ayakkabı

POLİS

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Şehirde kamu düzenini, huzur ve güvenliği sağlayan kuruluş, kolluk, zabıta
  2. Bu kuruluşta yer alan görevli, kollukçu
    • "İki gün sonra, polisler eve giderek annesini götürdüler." (Halide Edip Adıvar)

SAVLO
...
BELEK

  1. [isim] Kundak, çocuk bezi
    • "Çocuk olsam beleklere belensem." (Âşık Veysel)
  2. Beşiğe konulan yatak

ELÇEK

  1. [isim] Gelinin elinin içine kına yakılmasından sonra giydiği, kumaştan yapılmış bir tür eldiven

İŞLEM

  1. [isim] Bir işi sonuçlandırmak için yapılan iş veya uygulamaların hepsi, muamele, muamelat
  2. Nakit veya menkul değerleri kullanarak alım satım, takas, borçlanma vb. piyasa hareketi
  3. Madde üzerinde her türlü değişim yapma işi, muamele
  4. Ham veya ara malları ve maddeleri fiziksel, kimyasal değişikliklerle daha uygun, kullanılır duruma getirme, muamele
  5. Sayıları karşı karşıya getirip belirli birtakım kurallara uygun olarak birbiri üzerine etkilendirme yöntemi
    • "Her işlem yeni bir sayı bulmaya varır."

KABUL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir şeye isteyerek veya istemeyerek razı olma
    • "Her mihnet kabulüm yeter ki / Gün eksilmesin penceremden." (Cahit Sıtkı Tarancı)
    • "Kabul ettiler, meclis dağıldı." (Memduh Şevket Esendal)
  2. Konukları veya işi olanları yanına, katına alma
    • "Kış yaklaştığı için Nevin'in hafta başı kabulleri hararetleniyordu." (Peyami Safa)
    • "... beni bahçesinde çınar ve dut ağaçlarının gölgesinde kabul etti." (Ahmet Haşim)
  3. Sunulan bir şeyi, armağanı alma
  4. Bir öneriyi uygun bulma, onaylama
  5. Bir yere alınma
    • "Okula kabulüm için dilekçe verdim."
  6. Akseptans

KLİMA

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Soğuk veya sıcak hava vererek kapalı bir yerin havasını değiştiren elektrikli araç, iklimleme cihazı

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü