İçinde kır olan 7 harfli 44 kelime var. İçerisinde KIR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kır olan kelimeler listesine ya da Sonu kır ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

I K R Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

IRK, KIR

2 Harfli Kelimeler

IR

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KIRKICI

  1. [isim] Davarların yün veya kıllarını kırkan kimse, kırkımcı

KIRILMA

  1. [isim] Kırılmak işi
  2. Yürürken salınma, nazlı yürüyüş
  3. Saydam bir ortamdan başka bir saydam ortama geçen ışının doğrultusunu değiştirmesi

KAKIRTI

  1. [isim] Kuru şeylerin birbirine sürtünmesinden veya kırılmasından çıkan ses

ÇANKIRI
...
KIRITMA

  1. [isim] Kırıtmak işi, cilve, işve
    • "O kuruntularımız, o tafralarımız, o Ermeni gelini gibi kırıtmalarımız pek boşuna demektir." (Salâh Birsel)

SAKIRTI

  1. [isim] Korkudan veya soğuktan titreme

KIRMALI

  1. [sıfat] Üstünde kırmaları bulunan (giysi), pilili

ŞAKIRTI

  1. [isim] Şakırdayan bir şeyin çıkardığı ses, şakır şakır ses çıkarma
    • "Sokakta nal şakırtılarıyla bir araba durdu." (Yusuf Ziya Ortaç)

KIRILIM
...
KIRILIŞ

  1. [isim] Kırılma işi veya biçimi
    • "Bacakların gövdeyi taşımak için aşırı bir yorgunluğa katlandıkları, her adımda, iki dizin de fazla kırılışından anlaşılıyordu." (Peyami Safa)

ŞIKIRTI

  1. [isim] Şıkırdama sonucu çıkan ses
    • "Birden denizin oradan, öteden, su şıkırtısına benzer bir ses çalınıyor kulağına." (Zeyyat Selimoğlu)

KIRANTA

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [sıfat] Saçları ağarmaya başlamış (erkek)
    • "Yeni şube reisi, kırk beşlik, ellilik, kıranta, ağzı kalabalık bir adam." (Memduh Şevket Esendal)
  2. İlerlemiş yaşına rağmen bakımlı, özenli (erkek)
  3. Kırlaşmış (saç, sakal)
    • "Erkek, tıraşı uzamış kıranta saçlı, kırk yaşlarında bir köylüydü." (Reşat Nuri Güntekin)

KIRIMLI
...
KIRPMAK

  1. [-i] Parçalara ayırmak, kesmek, kırkmak
  2. Göz kapaklarını açıp kapamak, kıpmak
    • "Az lakırtı söyler, sık ve siyah kaşlarının altında asla kırpmadığı iri, parlak, sabit ve siyah gözlerini hep önüne dikerdi." (Ömer Seyfettin)
  3. [-den] Kesinti yapmak, tutumlu davranmak
    • "Her hafta bu dergileri alabilmek için küçücük gündeliğimden bir parçasını, öğle yemeklerinden kırparak biriktiririm." (Yusuf Ziya Ortaç)

KIRITIM

  1. [isim] Kırıtma işi

KIRACAK

  1. [isim] Nalbantların atın tırnağını kesmek için kullandıkları keskin demir alet

KIRIŞMA

  1. [isim] Kırışmak işi

ÇAKIRCI

  1. [isim] Kuş avında çakırdoğanı tutan kimse

KIRINMA

  1. [isim] Kırınmak işi

KIRIŞIK

  1. [sıfat] Kırışmış olan
    • "Söz tiyatroya gelince bu yaşlı sanatkârın kırışık yüzü birdenbire canlandı." (Peyami Safa)
  2. [isim] Deride esnekliğin kaybolmasından oluşan kıvrım
  3. [isim] Kırışmış yer, kırışıklık

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü