İçinde kır olan 7 harfli 44 kelime var. İçerisinde KIR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kır olan kelimeler listesine ya da Sonu kır ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

I K R Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

IRK, KIR

2 Harfli Kelimeler

IR

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KIKIRTI

  1. [isim] Kıkırdarken çıkan ses

KIRANTA

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [sıfat] Saçları ağarmaya başlamış (erkek)
    • "Yeni şube reisi, kırk beşlik, ellilik, kıranta, ağzı kalabalık bir adam." (Memduh Şevket Esendal)
  2. İlerlemiş yaşına rağmen bakımlı, özenli (erkek)
  3. Kırlaşmış (saç, sakal)
    • "Erkek, tıraşı uzamış kıranta saçlı, kırk yaşlarında bir köylüydü." (Reşat Nuri Güntekin)

KIRILMA

  1. [isim] Kırılmak işi
  2. Yürürken salınma, nazlı yürüyüş
  3. Saydam bir ortamdan başka bir saydam ortama geçen ışının doğrultusunu değiştirmesi

KIRMALI

  1. [sıfat] Üstünde kırmaları bulunan (giysi), pilili

İNKIRAZ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Batma, dağılma, çöküş, yok olma, son bulma
    • "Taksim, hicret ve inkırazla harp arasında bırakıldık." (Falih Rıfkı Atay)
    • "O zaman da bozgun ve inkıraz geldi, çattı." (Falih Rıfkı Atay)

SAKIRTI

  1. [isim] Korkudan veya soğuktan titreme

KAKIRTI

  1. [isim] Kuru şeylerin birbirine sürtünmesinden veya kırılmasından çıkan ses

ŞAKIRTI

  1. [isim] Şakırdayan bir şeyin çıkardığı ses, şakır şakır ses çıkarma
    • "Sokakta nal şakırtılarıyla bir araba durdu." (Yusuf Ziya Ortaç)

KAKIRCA

  1. [isim] Fındık faresi adıyla bilinen küçük memeli hayvan

KIRITIM

  1. [isim] Kırıtma işi

KIRPMAK

  1. [-i] Parçalara ayırmak, kesmek, kırkmak
  2. Göz kapaklarını açıp kapamak, kıpmak
    • "Az lakırtı söyler, sık ve siyah kaşlarının altında asla kırpmadığı iri, parlak, sabit ve siyah gözlerini hep önüne dikerdi." (Ömer Seyfettin)
  3. [-den] Kesinti yapmak, tutumlu davranmak
    • "Her hafta bu dergileri alabilmek için küçücük gündeliğimden bir parçasını, öğle yemeklerinden kırparak biriktiririm." (Yusuf Ziya Ortaç)

ÇANKIRI
...
FIKIRTI

  1. [isim] Kaynayan suyun çıkardığı ses
  2. Cilveleşme
    • "Hani fiskoslar, gülüşmeler, fıkırtılar." (Melih Cevdet Anday)

KIRILIŞ

  1. [isim] Kırılma işi veya biçimi
    • "Bacakların gövdeyi taşımak için aşırı bir yorgunluğa katlandıkları, her adımda, iki dizin de fazla kırılışından anlaşılıyordu." (Peyami Safa)

KIRINTI

  1. [isim] Bir şeyden ayrılan küçük parça
    • "Beyaz etekliğindeki ekmek kırıntılarını kuşlara serper." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Küçük kalıntı
    • "Babamdan biraz kırıntı kalmasa beyin parasıyla bu sosyete hayatının yanına yaklaşabilir miyiz?" (Halide Edip Adıvar)
  3. Kurumak için kesilip yerde bırakılan odun

KIRLENT

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Çiçek veya yaprak işlemeli süs
  2. İşlemeli veya işlemesiz bir tür küçük yastık

KIRIKÇI

  1. [isim] Çıkıkçı

SAKIRGA

  1. [isim] Kene

BAKIRCI

  1. [isim] Bakır işleyen veya bakır kap kacak satan kimse

KIRIMLI
...
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü