İçinde kılık olan 15 kelime var. İçerisinde KILIK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kılık olan kelimeler listesine ya da sonu kılık ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

14 Harfli Kelimeler

KILIKSIZLAŞMAK

13 Harfli Kelimeler

KILIKSIZLAŞMA

11 Harfli Kelimeler

KILIKSIZLIK

10 Harfli Kelimeler

KILIKLILIK, KILIKSIZCA

8 Harfli Kelimeler

BASKILIK, ÇATKILIK, DIŞKILIK, FIŞKILIK, KILIKSIZ, YILKILIK

7 Harfli Kelimeler

ASKILIK, KILIKLI, SIKILIK

5 Harfli Kelimeler

KILIK

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Kılık Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

I I K K L

5 Harfli Kelimeler

KILIK

4 Harfli Kelimeler

ILIK

3 Harfli Kelimeler

KIL

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KILIKSIZLAŞMAK

  1. [nesnesiz] Kılıksız duruma gelmek
KILIKSIZLAŞMA

  1. [isim] Kılıksızlaşmak işi
KILIKSIZLIK

  1. [isim] Kılıksız olma durumu; kıyafetsizlik
KILIKLILIK

  1. [isim] Kılıklı olma durumu
KILIKSIZCA

  1. [zarf] Kılıksız bir biçimde
BASKILIK

  1. [sıfat] Baskı için uygun olan
    • "Gazeteye telefon edip erken baskılık haberim olacak dedim." (Ayhan Hünalp)
  2. Baskı için gerekli olan
  3. Belirli sayıda baskı yapan
    • "... Büyük Doğu birinci sayısından bugüne kadar vasati 10.000 baskılık seviyesini muhafaza edebilmiştir." (Necip Fazıl Kısakürek)
  4. [isim] Bir masadaki kâğıtların uçmaması için üzerlerine konulan özel biçimdeki ağırlık
YILKILIK

  1. [isim] Yılkıya ayrılmış at
    • "Hepsi bu yıl, başlarının çaresine bakacak altı at. Bu yılın yılkılıkları." (Abbas Sayar)
KILIKSIZ

  1. [sıfat] Giyimi düzgün olmayan; kıyafetsiz, süfli
    • "Çocuk, kılıksız ve bakımsız." (Necip Fazıl Kısakürek)
  2. [zarf] Giyimi düzgün olmayan, süfli bir biçimde
    • "Niye bugün buraya bu kadar kılıksız, üstelik de bir karış sakalla geldim?" (Haldun Taner)
DIŞKILIK

  1. [isim, anatomi] Bazı omurgalılarda, özellikle keseliler, sürüngenler ve kuşlarda, bağırsak ile sidik ve üreme kanallarının açıldığı yer
ÇATKILIK

  1. [isim] Çift öküzlerini birbirlerine bağlayan çifte boyunduruklu ağaç
FIŞKILIK

  1. [isim] Fışkının biriktirildiği yer
SIKILIK

  1. [isim] Sıkı olma durumu
ASKILIK

  1. [isim] Avcıların sırtlarına taktıkları askı takımı
  2. Bakınız vestiyer
    • "Yan duvarlardan birini, bir uçtan öbür uca kırmızı kapitone bir askılık kaplar." (Peride Celal)
  3. [ağızlardan] Asılıp saklanacak sebze, meyve
KILIKLI

  1. [sıfat] Herhangi bir kılıkta olan; kıyafetli
    • "Beyaz önlüklü, doktor kılıklı adam ona yüksek sesle bir şeyler söylüyordu." (Osman Aysu)
  2. Birinin huyunda olan, davranışlarını taklit eden
  3. [sıfat] Benzer, benzeyen, tarzında olan
KILIK

  1. [isim] Bir kimsenin giyinişi, dış görünüşü; eşkâl
    • "Delikanlı kopuklar, kılıklarından, giyinişlerinden belli oluyorlar." (Memduh Şevket Esendal)
  2. [ağızlardan] Bir kimsenin resmi, fotoğrafı
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü