İçinde kılık olan 15 kelime var. İçerisinde KILIK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kılık olan kelimeler listesine ya da sonu kılık ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
KILIKSIZLAŞMAK
KILIKSIZLAŞMA
KILIKSIZLIK
KILIKLILIK, KILIKSIZCA
BASKILIK, ÇATKILIK, DIŞKILIK, FIŞKILIK, KILIKSIZ, YILKILIK
ASKILIK, KILIKLI, SIKILIK
KILIK
Kılık Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
5 Harfli Kelimeler
KILIK
4 Harfli Kelimeler
ILIK
3 Harfli Kelimeler
KIL
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KILIKSIZLAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Kılıksız duruma gelmek
-
[nesnesiz]
Kılıksız duruma gelmek
- KILIKSIZLAŞMA
-
-
[isim]
Kılıksızlaşmak işi
-
[isim]
Kılıksızlaşmak işi
- KILIKSIZLIK
-
-
[isim]
Kılıksız olma durumu; kıyafetsizlik
-
[isim]
Kılıksız olma durumu; kıyafetsizlik
- KILIKLILIK
-
-
[isim]
Kılıklı olma durumu
-
[isim]
Kılıklı olma durumu
- KILIKSIZCA
-
-
[zarf]
Kılıksız bir biçimde
-
[zarf]
Kılıksız bir biçimde
- BASKILIK
-
-
[sıfat]
Baskı için uygun olan
- "Gazeteye telefon edip erken baskılık haberim olacak dedim."
-
Baskı için gerekli olan
-
Belirli sayıda baskı yapan
- "... Büyük Doğu birinci sayısından bugüne kadar vasati 10.000 baskılık seviyesini muhafaza edebilmiştir."
-
[isim]
Bir masadaki kâğıtların uçmaması için üzerlerine konulan özel biçimdeki ağırlık
-
[sıfat]
Baskı için uygun olan
- YILKILIK
-
-
[isim]
Yılkıya ayrılmış at
- "Hepsi bu yıl, başlarının çaresine bakacak altı at. Bu yılın yılkılıkları."
-
[isim]
Yılkıya ayrılmış at
- KILIKSIZ
-
-
[sıfat]
Giyimi düzgün olmayan; kıyafetsiz, süfli
- "Çocuk, kılıksız ve bakımsız."
-
[zarf]
Giyimi düzgün olmayan, süfli bir biçimde
- "Niye bugün buraya bu kadar kılıksız, üstelik de bir karış sakalla geldim?"
-
[sıfat]
Giyimi düzgün olmayan; kıyafetsiz, süfli
- DIŞKILIK
-
-
[isim, anatomi]
Bazı omurgalılarda, özellikle keseliler, sürüngenler ve kuşlarda, bağırsak ile sidik ve üreme kanallarının açıldığı yer
-
[isim, anatomi]
Bazı omurgalılarda, özellikle keseliler, sürüngenler ve kuşlarda, bağırsak ile sidik ve üreme kanallarının açıldığı yer
- ÇATKILIK
-
-
[isim]
Çift öküzlerini birbirlerine bağlayan çifte boyunduruklu ağaç
-
[isim]
Çift öküzlerini birbirlerine bağlayan çifte boyunduruklu ağaç
- FIŞKILIK
-
-
[isim]
Fışkının biriktirildiği yer
-
[isim]
Fışkının biriktirildiği yer
- SIKILIK
-
-
[isim]
Sıkı olma durumu
-
[isim]
Sıkı olma durumu
- ASKILIK
-
-
[isim]
Avcıların sırtlarına taktıkları askı takımı
-
Bakınız vestiyer
- "Yan duvarlardan birini, bir uçtan öbür uca kırmızı kapitone bir askılık kaplar."
-
[ağızlardan]
Asılıp saklanacak sebze, meyve
-
[isim]
Avcıların sırtlarına taktıkları askı takımı
- KILIKLI
-
-
[sıfat]
Herhangi bir kılıkta olan; kıyafetli
- "Beyaz önlüklü, doktor kılıklı adam ona yüksek sesle bir şeyler söylüyordu."
-
Birinin huyunda olan, davranışlarını taklit eden
-
[sıfat]
Benzer, benzeyen, tarzında olan
-
[sıfat]
Herhangi bir kılıkta olan; kıyafetli
- KILIK
-
-
[isim]
Bir kimsenin giyinişi, dış görünüşü; eşkâl
- "Delikanlı kopuklar, kılıklarından, giyinişlerinden belli oluyorlar."
-
[ağızlardan]
Bir kimsenin resmi, fotoğrafı
-
[isim]
Bir kimsenin giyinişi, dış görünüşü; eşkâl