İçinde küs olan 47 kelime var. İçerisinde KÜS bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında küs olan kelimeler listesine ya da sonu küs ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
ELTİELTİYEKÜSTÜ, GERÇEKÜSTÜCÜLÜK
GERÇEKÜSTÜLÜK
GERÇEKÜSTÜCÜ, KÜSKÜNLEŞMEK, KÜSTAHLAŞMAK
KÜSKÜNLEŞME, KÜSTAHLAŞMA
GERÇEKÜSTÜ, KÜSEBİLMEK
KÜSEBİLME, KÜSKÜNLÜK, KÜSTAHLIK, KÜSTÜRMEK, PERKÜSYON, ZEVKÜSEFA
AYAKÜSTÜ, ÇÜNKÜSÜZ, KÜSKÜTÜK, KÜSTAHÇA, KÜSTÜRME, KÜSURSUZ, KÜSÜŞMEK, MENİSKÜS, MENÜSKÜS, TÜRKÜSÜZ
KÜSEĞEN, KÜSTERE, KÜSURAT, KÜSURLU, KÜSÜŞME, ÜLKÜSEL, ÜRKÜSÜZ
ABAKÜS, KÜSKÜN, KÜSKÜT, KÜSLÜK, KÜSMEK, KÜSTAH, KÜSÜLÜ
KÜSKÜ, KÜSME, KÜSPE, KÜSUF, KÜSUR
KÜSÜ
KÜS
Küs Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
KÜS
2 Harfli Kelimeler
SÜ, ÜS
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ELTİELTİYEKÜSTÜ
-
-
[isim]
Birbirine ters duran iki çiçekten oluşan dokuma veya nakış motifi
-
[isim]
Birbirine ters duran iki çiçekten oluşan dokuma veya nakış motifi
- GERÇEKÜSTÜCÜLÜK
-
-
[isim]
Aklın, geleneklerin, alışkanlıkların denetiminden uzak bilinçaltı gerçeklerini yansıtan yani bilinen gerçekle bağını kesip kendince bir gerçek yaratmak amacını güden edebiyat ve sanat akımı; sürrealizm
- "Gerçeküstücülük, kendini sürekli olarak irdeleyen ve oluşturan bilincin bir serüveni olarak da görülebilir."
-
[isim]
Aklın, geleneklerin, alışkanlıkların denetiminden uzak bilinçaltı gerçeklerini yansıtan yani bilinen gerçekle bağını kesip kendince bir gerçek yaratmak amacını güden edebiyat ve sanat akımı; sürrealizm
- GERÇEKÜSTÜLÜK
-
-
[isim]
Gerçeküstü olma durumu
- "Filmin anlatım biçiminde biraz gerçeküstülük var; bir aykırılık, tuhaflık, tam yerine oturmamışlık var."
-
[isim]
Gerçeküstü olma durumu
- KÜSKÜNLEŞMEK
-
-
[nesnesiz]
Küskün duruma gelmek
-
[nesnesiz]
Küskün duruma gelmek
- KÜSTAHLAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Küstah duruma gelmek
- "Bu kent, bazen en edepli anında her şeyi yıkmaya kararlı bir derebeyi gibi küstahlaşıyor; bazen pis kokulu nefesi, uzamış sakalları, lime lime kılığıyla avuç açan dilenciler gibi diz çöküp yalvarıyordu."
-
[nesnesiz]
Küstah duruma gelmek
- GERÇEKÜSTÜCÜ
-
-
[sıfat]
Gerçeküstücülükten yana olan; sürrealist
-
Gerçeküstücülükle ilgili olan (görüş, eser vb.); sürrealist
-
[sıfat]
Gerçeküstücülükten yana olan; sürrealist
- KÜSTAHLAŞMA
-
-
[isim]
Küstahlaşmak işi
-
[isim]
Küstahlaşmak işi
- KÜSKÜNLEŞME
-
-
[isim]
Küskünleşmek işi
-
[isim]
Küskünleşmek işi
- GERÇEKÜSTÜ
-
-
[isim]
Gerçeği aşan, gerçeğin üstündeki gerçek; sürreal, sürrealite
- "Çetin kendini tam bir gerçeküstü durum içinde duyar, kaçınılmaz olarak."
-
[isim]
Gerçeği aşan, gerçeğin üstündeki gerçek; sürreal, sürrealite
- KÜSEBİLMEK
-
-
[-e, nesnesiz]
Küsme ihtimali veya imkânı bulunmak
-
[-e, nesnesiz]
Küsme ihtimali veya imkânı bulunmak
- PERKÜSYON
-
Kelime Kökeni: Fransızca percussion
-
[isim, müzik]
Bakınız vurmalı sazlar
-
[tıp]
Tanı için parmak veya alet kullanılarak vurup dinlemekle yapılan muayene
-
[isim, müzik]
Bakınız vurmalı sazlar
- ZEVKÜSEFA
-
Kelime Kökeni: Arapça ẕevḳ + ṣafā
-
[isim]
Eğlenme, eğlence
- "Kadehlerden boşalan zevküsefa sonunda gerçek yerini bulmuştu."
-
[isim]
Eğlenme, eğlence
- KÜSTAHLIK
-
-
[isim]
Küstah olma durumu
-
Küstahça davranış
- "Yol ortasında bir kıza sataşmak, cevretmek, yangından mal kaçırır gibi kapıp kaçıvermek kadar küstahlık olmaz."
-
[isim]
Küstah olma durumu
- KÜSKÜNLÜK
-
-
[isim]
Küskün olma durumu; küsü
- "Azarlanmış bir çocuk küskünlüğü ile denize baktı."
-
[isim]
Küskün olma durumu; küsü
- KÜSTÜRMEK
-
-
[-i]
Küsmesine yol açmak
- "Eski dostlarının bazılarını küstürdüğü için onlar bu gazete işine sıcak bakmadılar."
-
[-i]
Küsmesine yol açmak
- KÜSEBİLME
-
-
[isim]
Küsebilmek işi
-
[isim]
Küsebilmek işi
- KÜSTÜRME
-
-
[isim]
Küstürmek işi
-
[isim]
Küstürmek işi
- AYAKÜSTÜ
-
-
[zarf]
Oturmadan, ayakta durarak
- "Makasçı, ayaküstü bana gayet basit kelimelerle bir dram anlattı."
-
Kısa sürede, acele olarak; ayaküzeri
- "Nihayet idare, ayaküstü çıkarılan emirlerle mahpusun yaşayışına bir düzen verilemeyeceğini anladı."
-
[zarf]
Oturmadan, ayakta durarak
- KÜSURSUZ
-
-
[sıfat]
Küsuru olmayan
-
[sıfat]
Küsuru olmayan
- KÜSÜŞMEK
-
-
[nesnesiz, -le]
Birbirine küsmek, karşılıklı darılmak
- "Kocasıyla arası açıktı, tartışıp küsüşüyorlardı sık sık."
-
[nesnesiz, -le]
Birbirine küsmek, karşılıklı darılmak