İçinde kö olan 6 harfli 35 kelime var. İçerisinde KÖ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kö olan kelimeler listesine ya da Sonu kö ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
K Ö Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
ÖK
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KÖŞKER
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Yemenici, ayakkabı tamircisi
- "Zaten azıcık güzel olsaydım, topal bir köşkere varmazdım." (Ayla Kutlu)
-
[isim]
Yemenici, ayakkabı tamircisi
- ŞARKÖY
- ...
- KÖLÇER
-
-
[isim]
Tanelere zarar veren bir buğday hastalığı
-
[isim]
Tanelere zarar veren bir buğday hastalığı
- KÖRLÜK
-
-
[isim]
Görme engellilik
-
Kesmez olma durumu
- "Bileği taşındaki bıçak bir ileri gidiyor, bir geriliyor, ağzının körlüğünü yok ediyordu." (Tarık Dursun K)
-
Dikkatsizce ve beceriksizce yapılan iş
-
Gerçeği görememe durumu
-
Bitkilerin tomurcuk vermemesi durumu
-
[isim]
Görme engellilik
- KÖREBE
-
-
[isim]
Gözleri bağlı olan ebenin, oyuna katılan öteki çocukları yakalamaya çalıştığı çocuk oyunu
-
[isim]
Gözleri bağlı olan ebenin, oyuna katılan öteki çocukları yakalamaya çalıştığı çocuk oyunu
- KÖFTÜN
-
-
[isim]
Sığırlara yedirilen susam veya keten küspesi
- "Öküz müyüm ben köftün yiyecek?" (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
-
[isim]
Sığırlara yedirilen susam veya keten küspesi
- KÜPKÖK
- ...
- KÖLELİ
-
-
[sıfat]
Kölesi olan
-
[sıfat]
Kölesi olan
- KÖRFEZ
-
Kelime Kökeni : Rumca
-
[isim]
Karanın içine sokulmuş deniz parçası
- "Körfezin karşı kıyısında bir kömürcü kayığı demirlemişti." (Yusuf Ziya Ortaç)
-
[sıfat]
Kuytu, işlek olmayan
- "Orası pek körfez bir yer."
-
[isim]
Karanın içine sokulmuş deniz parçası
- KÖSELE
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Ayakkabı tabanı, bavul, çanta yapımında kullanılan, büyükbaş hayvanların işlenmiş derisi
- "Kösele gibi et."
-
[sıfat]
Bu deriden yapılmış olan
- "Kösele ayakkabı."
-
[isim]
Ayakkabı tabanı, bavul, çanta yapımında kullanılan, büyükbaş hayvanların işlenmiş derisi
- KÖKTEN
-
-
[sıfat]
Yüzeyde kalmayıp derine inen, asıl konuyu da içine alan, köklü, cezrî, radikal
- "Kökten bir değişiklik."
-
[sıfat]
Yüzeyde kalmayıp derine inen, asıl konuyu da içine alan, köklü, cezrî, radikal
- KÖKTEŞ
-
-
[sıfat]
Aynı kökten gelen çeşitli yapı ve görevi olan (kelimeler): Sevgi, sevinç, sevme; vergi, verim, veri; başlık, başlangıç, başkan gibi
-
[sıfat]
Aynı kökten gelen çeşitli yapı ve görevi olan (kelimeler): Sevgi, sevinç, sevme; vergi, verim, veri; başlık, başlangıç, başkan gibi
- KÖYDEŞ
-
-
[isim]
Aynı köyde oturan kimselerin birbirine göre her biri, köylü
-
[isim]
Aynı köyde oturan kimselerin birbirine göre her biri, köylü
- YERKÖY
- ...
- AKÖREN
- ...
- KÖSTEK
-
-
[isim]
Saat, kılıç, anahtar vb.nin ucuna takılan zincir
- "Koltuklara kurulur, altın kösteklerini parmakları ile çevirir." (Sait Faik Abasıyanık)
-
Koşulan atların tepmesini önlemek için kuskun kayışına eklenen kayış
-
Balık iğnesini oltaya bağlayan, bir iki karış uzunluğunda kıl veya misina parçası
-
Engel
-
[isim]
Saat, kılıç, anahtar vb.nin ucuna takılan zincir
- KÖYLÜK
-
-
[isim]
Köy bulunan yer
-
[isim]
Köy bulunan yer
- KÖŞKLÜ
-
-
[isim]
Yangınları haber vermesi için yangın kulelerinde ve başka uygun yerlerde bekletilen gözetleyici
-
[isim]
Yangınları haber vermesi için yangın kulelerinde ve başka uygun yerlerde bekletilen gözetleyici
- DÜZKÖY
- ...
- KÖKNAR
-
-
[isim]
Çamgillerden, yüksek bölgelerde yetişen, iğne yaprakları kısa, yassı olan, reçineli ve kozalaklı bir orman ağacı (Abies)
-
[isim]
Çamgillerden, yüksek bölgelerde yetişen, iğne yaprakları kısa, yassı olan, reçineli ve kozalaklı bir orman ağacı (Abies)