İçinde ku olan 6 harfli 116 kelime var. İçerisinde KU bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ku olan kelimeler listesine ya da Sonu ku ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KUVARS
-
Kelime Kökeni : Almanca
-
[isim]
Billurlaşmış silisin doğada çok yaygın bir türü
-
[isim]
Billurlaşmış silisin doğada çok yaygın bir türü
- KULELİ
- ...
- KUMCUL
-
-
[sıfat]
Kumlu toprakta yetişen, kumlu toprağı seven (bitki)
-
[sıfat]
Kumlu toprakta yetişen, kumlu toprağı seven (bitki)
- MEZKUR
- ...
- OKUMUŞ
-
-
[sıfat]
Okuyarak bilgisini genişletmiş, öğrenim görmüş (kimse)
- "İki yabancı dil bilen, okumuş, kibar bir tıbbiye talebesi." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[sıfat]
Okuyarak bilgisini genişletmiş, öğrenim görmüş (kimse)
- DOKUMA
-
-
[isim]
Dokumak işi, mensucat, tekstil
- "Halı dokuma sanatı. Dokuma sanayisi."
-
Minder örtüsü, yatak kılıfı vb. için kullanılan ve boyalı pamuk ipliğinden dokunan bez
-
[sıfat]
Kumaş olabilen, kumaş yapılabilen
-
Tezgâhta dokunarak elde edilen (kumaş)
-
Yapı, oluşum
- "Bunun için bu ad yıllara dayanacak, boyası has, dokuması sağlam bir ad olmalı, dedim." (Memduh Şevket Esendal)
-
[isim]
Dokumak işi, mensucat, tekstil
- KURTLU
-
-
[sıfat]
İçinde kurt bulunan, kurtlanmış
- "Bunlar düşmüş, buruşmuş, iyi değil, kurtludurlar." (Sait Faik Abasıyanık)
-
Yerinde rahat duramayan, sürekli kıpırdanan (kimse)
-
[sıfat]
İçinde kurt bulunan, kurtlanmış
- KURACI
-
-
[isim]
Askere alınacak gençlerin belli olması için onlara kura çektiren subay
-
[isim]
Askere alınacak gençlerin belli olması için onlara kura çektiren subay
- KULUNÇ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Şiddetli omuz ve sırt ağrısı
- "Nefesi, kulunca, sıtmaya, havaleye, saraya, çarpıntıya birebirmiş." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
- "Ayağıma fena kulunç girdi, diye topallayarak onları takip etti." (Burhan Felek)
-
[isim]
Şiddetli omuz ve sırt ağrısı
- ŞAKULİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Çekülle ilgili
-
Düşey
-
[sıfat]
Çekülle ilgili
- KUNDAK
-
Kelime Kökeni : Rumca
-
[isim]
Yangın çıkarmak için bir yere konulan tutuşmuş yağlı bez parçası vb
- "Ben şamdanımla evveli kapının önüne yığılan şeyleri, sonra cibinliği, perdeleri, bütün duvarları çeviren kundakları tutuşturacağım." (Halit Ziya Uşaklıgil)
-
Tüfek gibi bazı ateşli silahlarda bunları çeşitli yönlere çevirmeye yarayan, namlunun altında bulunan ağaç veya metal bölüm
- "Amcası Mustafa geldi eve, ona bir kundağı sedefli tüfek getirdi." (Yahya Kemal)
-
Arabalarda dingil yatağı
-
Ara bozma, fitne, fesat
-
[isim]
Yangın çıkarmak için bir yere konulan tutuşmuş yağlı bez parçası vb
- BAYKUŞ
-
-
[isim]
Başında, kulak yerinde iki sorgucu bulunan, yırtıcı gece kuşlarının genel adı
-
[isim]
Başında, kulak yerinde iki sorgucu bulunan, yırtıcı gece kuşlarının genel adı
- KUMRAL
-
-
[isim]
Koyu sarı veya açık kestane rengi
-
[sıfat]
Bu renkte olan (kimse veya şey)
- "Şimdiye kadar hiç böyle kırmızıya çalan kumral kadın görmemişti." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[isim]
Koyu sarı veya açık kestane rengi
- KUZULU
-
-
[sıfat]
Kuzusu olan (koyun)
-
Kendisine bitişik olarak aynı cinsten küçük tanesi olan (meyve ve sebze)
-
[sıfat]
Kuzusu olan (koyun)
- COŞKUN
-
-
[sıfat]
Coşmuş olan
- "Hayır, sular ne kadar coşkun olsa ben giderim." (Tevfik Fikret)
-
[sıfat]
Coşmuş olan
- DOKULU
-
-
[sıfat]
Dokusu olan
-
[sıfat]
Dokusu olan
- KULPLU
-
-
[sıfat]
Kulpu olan, kulpu bulunan
- "Kulplu bardak."
- "Kulplu altın."
-
[sıfat]
Kulpu olan, kulpu bulunan
- KURALI
-
-
[sıfat]
Kurasını çekmiş, askere gitmeyi bekleyen (asker)
- "Seferberlik başladığı zaman ... dertli analar ... nafakasını yok pahasına tefecilere satıyor ... kuralı çocuklarına yol parası yetiştiriyorlardı." (Ruşen Eşref Ünaydın)
-
[sıfat]
Kurasını çekmiş, askere gitmeyi bekleyen (asker)
- KULLAP
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
İplik üzerine sırma sarmaya yarar bir dolap
-
Bir tür menteşe
-
[isim]
İplik üzerine sırma sarmaya yarar bir dolap
- KUTSUZ
-
-
[sıfat]
Uğursuz, kötü, menhus
-
Mutsuz, zavallı
-
[sıfat]
Uğursuz, kötü, menhus