İçinde kola olan 60 kelime var. İçerisinde KOLA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kola olan kelimeler listesine ya da sonu kola ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
KOLAYLAŞTIRILMA
ÇİKOLATASIZLIK, KOLAYLAŞTIRMAK
ÇİKOLATACILIK, KOLAYLAŞTIRMA
SKOLASTİSİZM
ÇİKOLATASIZ, KASKOLATMAK, KOLAJLANMAK, KOLAYLANMAK, KOLAYLAŞMAK
ÇİKOLATACI, ÇİKOLATALI, KASKOLAMAK, KASKOLATMA, KOLAGİLLER, KOLAJLAMAK, KOLAJLANMA, KOLALANMAK, KOLALATMAK, KOLANCILIK, KOLASIZLIK, KOLAYCACIK, KOLAYCILIK, KOLAYLAMAK, KOLAYLANMA, KOLAYLAŞMA, KOLAYLIKLA
KASKOLAMA, KOLACILIK, KOLAJLAMA, KOLALAMAK, KOLALANMA, KOLALATMA, KOLALAYIŞ, KOLALILIK, KOLAYLAMA, SKOLASTİK
ÇİKOLATA, KOLAĞASI, KOLAJSIZ, KOLALAMA, KOLAYINA, KOLAYLIK
EKOLALİ, KOLAÇAN, KOLAJEN, KOLAJLI, KOLANCI, KOLASIZ, KOLAYCA, KOLAYCI, KOLAYDA
KOLACI, KOLALI, ŞOKOLA
KOLAJ, KOLAN, KOLAY
KOLA
Kola Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
KOLA
3 Harfli Kelimeler
ALO, KAL, KOL, LAK, LOK
2 Harfli Kelimeler
AK, AL, LA, OK, OL
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KOLAYLAŞTIRILMA
-
-
[isim]
Kolaylaştırılmak işi
-
[isim]
Kolaylaştırılmak işi
- ÇİKOLATASIZLIK
-
-
[isim]
Çikolatasız olma durumu
-
[isim]
Çikolatasız olma durumu
- KOLAYLAŞTIRMAK
-
-
[-i]
Kolay bir duruma getirmek, güçlükleri ortadan kaldırmak
- "Tatbikatınızı kolaylaştıracak bir kitap herhâlde."
-
Bir işi sonuna yaklaştırmak
-
[-i]
Kolay bir duruma getirmek, güçlükleri ortadan kaldırmak
- ÇİKOLATACILIK
-
-
[isim]
Çikolatacının yaptığı iş
-
[isim]
Çikolatacının yaptığı iş
- KOLAYLAŞTIRMA
-
-
[isim]
Kolaylaştırmak işi; teshil
-
[isim]
Kolaylaştırmak işi; teshil
- SKOLASTİSİZM
-
Kelime Kökeni: Fransızca scolasticisme
-
[isim, felsefe]
Orta Çağ felsefesinde doğrunun zaten mevcut olduğuna ve felsefenin okullarda okutularak öğretilmesi gerektiğine dayanan bir anlayış
- "Skolastisizm, bu devirde hem bir metot hem bir öğretiydi."
-
Hristiyan inancının felsefi anlamda temellendirilip sistemli bir hâle getirilmesi anlayışı
- "Ancak din âlimlerinin birbiri üzerine ekledikleri skolastisizm ve taassuptan doğan yamalarla kendisini toparlamasına asla izin verilmedi."
-
[isim, felsefe]
Orta Çağ felsefesinde doğrunun zaten mevcut olduğuna ve felsefenin okullarda okutularak öğretilmesi gerektiğine dayanan bir anlayış
- KOLAYLANMAK
-
-
[nesnesiz]
Bir iş sonuna yaklaşmak, bitmek üzere olmak
-
[nesnesiz]
Bir iş sonuna yaklaşmak, bitmek üzere olmak
- KOLAYLAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Kolay duruma gelmek; hafifleşmek
- "Böyle olursa zamanla kızının aklını çelmek kolaylaşırdı."
-
Engel ve güçlükler ortadan kalkmak
-
[nesnesiz]
Kolay duruma gelmek; hafifleşmek
- ÇİKOLATASIZ
-
-
[sıfat]
Çikolatası olmayan
- "Teneffüslerde küçüklerden büyüklerden ağzı ya da eli çikolatasız tek öğrenci yok gibiydi."
-
[sıfat]
Çikolatası olmayan
- KASKOLATMAK
-
-
[-i]
Kasko yaptırmak
-
[-i]
Kasko yaptırmak
- KOLAJLANMAK
-
-
[nesnesiz]
Kolajlamak işi yapılmak
- "... çeşitli Arap filmlerinden kolajlanmış gibidir."
-
[nesnesiz]
Kolajlamak işi yapılmak
- KOLAYLANMA
-
-
[isim]
Kolaylanmak işi
-
[isim]
Kolaylanmak işi
- KOLANCILIK
-
-
[isim]
Bakınız yedekçilik
-
[isim]
Bakınız yedekçilik
- KOLAYLIKLA
-
-
[zarf]
Sıkıntı çekmeden, güçlüklere uğramadan; kolayına, asanlıkla, rahatlıkla, tez beri
- "Çuvalları kolaylıkla taşıyan hamallar benim kuvvetsiz ve çelimsiz vücudumla alay ettiler."
-
[zarf]
Sıkıntı çekmeden, güçlüklere uğramadan; kolayına, asanlıkla, rahatlıkla, tez beri
- KOLALANMAK
-
-
[nesnesiz]
Kolalama işi yapılmak veya kolalama işine konu olmak
- "Arkasında, havı dökülmüş neftî bir pardösü, ... boynunda evden kolalanmış, çividi fazla kaçmış, katı gömlekle yekpare bir yaka, ayaklarında galoş kunduralar vardı."
-
[nesnesiz]
Kolalama işi yapılmak veya kolalama işine konu olmak
- KOLAJLAMAK
-
-
[-i]
Kesip yapıştırarak nesneleri bir araya getirmek
-
[-i]
Kesip yapıştırarak nesneleri bir araya getirmek
- ÇİKOLATACI
-
-
[isim]
Çikolata yapan veya satan kimse
- "Bir aralık yanımızdan çikolatacı geçti."
-
Çok çikolata yiyen veya seven kimse
-
[isim]
Çikolata yapan veya satan kimse
- KOLAJLANMA
-
-
[isim]
Kolajlanmak durumu
-
[isim]
Kolajlanmak durumu
- KOLAYCILIK
-
-
[isim]
Kolaycı olma durumu
-
[isim]
Kolaycı olma durumu
- KOLAYCACIK
-
-
[sıfat]
Çok kolay
-
[zarf]
Çok kolay bir biçimde
- "Kapının sarı tokmağını avuçlayıp çeviriyor, kolaycacık açılıyor kapı."
-
[sıfat]
Çok kolay