İçinde kla olan 8 harfli 81 kelime var. İçerisinde KLA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kla olan kelimeler listesine ya da sonu kla ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Kla Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A K L
3 Harfli Kelimeler
KAL, LAK
2 Harfli Kelimeler
AK, AL, LA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- AKLAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Bakınız beyazlaşmak
-
[nesnesiz]
Bakınız beyazlaşmak
- HAKLAŞMA
-
-
[isim]
Haklaşmak biçimi veya durumu
-
[isim]
Haklaşmak biçimi veya durumu
- ORTOKLAZ
-
Kelime Kökeni: Fransızca orthoclase
-
[isim, jeoloji]
Dik açı biçiminde ayrıtları olan, billurları parça hâlinde dilinen bir tür potasyum feldspat; ortoz
- "Başlıca kuvars, plajiyoklaz, ortoklaz ve amfibol minerallerinden oluşmaktadır."
-
[isim, jeoloji]
Dik açı biçiminde ayrıtları olan, billurları parça hâlinde dilinen bir tür potasyum feldspat; ortoz
- KOKLAŞMA
-
-
[isim]
Koklaşma işi
-
[isim]
Koklaşma işi
- SAKLANIŞ
-
-
[isim]
Saklanmak işi
-
[isim]
Saklanmak işi
- ARAKLAMA
-
-
[isim]
Araklamak işi
-
[isim]
Araklamak işi
- STOKLAMA
-
-
[isim]
Stoklamak işi
-
[isim]
Stoklamak işi
- SİKLAMEN
-
Kelime Kökeni: Fransızca cyclamen
-
[isim, bitki bilimi]
Çuha çiçeğigillerden, kalp biçiminde geniş yapraklı, beyaz, pembe, şarap rengi çiçekli bir bitki; buhurumeryem, meryemanakandili, tavşankulağı (Cyclamen coum)
- "Eski kente kadar büyük bir parkın siklamenler sarkan duvarını izleyerek yürüdüm."
-
Bakınız siklamen rengi
-
[sıfat]
Bu renkte olan
- "O, boynundaki siklamen eşarbı düzeltiyor, tırnaklarının siklamen ojesini gözünüze gözünüze uzatıyor."
-
[isim, bitki bilimi]
Çuha çiçeğigillerden, kalp biçiminde geniş yapraklı, beyaz, pembe, şarap rengi çiçekli bir bitki; buhurumeryem, meryemanakandili, tavşankulağı (Cyclamen coum)
- YAKLAŞIM
-
-
[isim]
Yaklaşmak işi
-
Bir sorunu ele alış, ona bakış biçimi
- "Yazarların analığa ve analarına yaklaşımları da çeşitlidir doğallıkla."
-
[isim]
Yaklaşmak işi
- YAKLAŞIK
-
-
[sıfat]
Gerçek değeri ve miktarı değil, ondan az fazla veya eksik bir niceliği gösteren, aşağı yukarı bir değerlendirme yapılarak bulunan; takribî
- "Yaklaşık bir hesap. Yaklaşık bir sayı."
-
[sıfat]
Gerçek değeri ve miktarı değil, ondan az fazla veya eksik bir niceliği gösteren, aşağı yukarı bir değerlendirme yapılarak bulunan; takribî
- ABUKLAMA
-
-
[isim]
Bakınız saçmalama
-
[isim]
Bakınız saçmalama
- REKLAMCI
-
-
[isim]
Reklam işi ile uğraşan kimse
-
[isim]
Reklam işi ile uğraşan kimse
- ŞAKLABAN
-
-
[isim]
Basit şakalar yaparak herkesi güldüren, şakacı kimse
-
[isim]
Basit şakalar yaparak herkesi güldüren, şakacı kimse
- SAKLANTI
-
-
[isim]
Saklanan şey
-
[isim]
Saklanan şey
- YOKLAMAK
-
-
[-i]
Dokunarak incelemek; yordamlamak
- "Hem kendimi hem etrafımda gördüğüm eşyayı elimle yokladım."
-
Bakmak, gözden geçirmek, kontrol etmek
-
Durum, bilgi, niyet vb.ni belirlemeye veya anlamaya çalışmak
- "Kalbimi ne zaman yokladımsa ona dair bir iz bulamadım."
-
Ziyaret veya sağlığını sormak amacıyla birine gitmek
- "Ara sıra da birimizden biri yukarı çıkarak Sevim'i yokluyordu."
-
Ara sıra etkisini göstermek
- "İlaç aldığım hâlde ağrılarım yine beni yokluyor."
-
Aramak, araştırmak
- "Odaların köşe bucağını yoklamaya başladılar."
-
[mecaz]
Bir şeyi tasarlamak, ölçmek; şakullemek
-
[-i]
Dokunarak incelemek; yordamlamak
- KOKLAMAK
-
-
[-i]
Kokusunu duymak için bir şeyi burnuna yaklaştırmak veya bir yerin havasını içine çekmek
- "Havluyu ikinci kez koklarken kapının zilini duyuyorum."
-
[mecaz]
Çok az kullanmak, çok azıyla yetinmek
- "Bu otomobil benzini kokluyor."
-
[-i]
Kokusunu duymak için bir şeyi burnuna yaklaştırmak veya bir yerin havasını içine çekmek
- ŞAKLAYIŞ
-
-
[isim]
Şaklamak işi
-
[isim]
Şaklamak işi
- IŞIKLAMA
-
-
[isim]
Işıklamak işi
-
[sinema, televizyon]
Çevirim sırasında, aydınlatılmış olan konunun görüntüsünün duyar kat üzerine belirli bir süre düşerek etkilemesi
-
[isim]
Işıklamak işi
- AKLATMAK
-
-
[-e]
Aklama işini yaptırmak
-
[-e]
Aklama işini yaptırmak
- SAKLANMA
-
-
[isim]
Saklanmak işi
-
[isim]
Saklanmak işi