İçinde kla olan 8 harfli 81 kelime var. İçerisinde KLA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kla olan kelimeler listesine ya da sonu kla ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Kla Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A K L

3 Harfli Kelimeler

KAL, LAK

2 Harfli Kelimeler

AK, AL, LA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

AKLAŞMAK

  1. [nesnesiz] Bakınız beyazlaşmak
HAKLAŞMA

  1. [isim] Haklaşmak biçimi veya durumu
ORTOKLAZ

Kelime Kökeni: Fransızca orthoclase

  1. [isim, jeoloji] Dik açı biçiminde ayrıtları olan, billurları parça hâlinde dilinen bir tür potasyum feldspat; ortoz
    • "Başlıca kuvars, plajiyoklaz, ortoklaz ve amfibol minerallerinden oluşmaktadır." (Ethem Torun)
KOKLAŞMA

  1. [isim] Koklaşma işi
SAKLANIŞ

  1. [isim] Saklanmak işi
ARAKLAMA

  1. [isim] Araklamak işi
STOKLAMA

  1. [isim] Stoklamak işi
SİKLAMEN

Kelime Kökeni: Fransızca cyclamen

  1. [isim, bitki bilimi] Çuha çiçeğigillerden, kalp biçiminde geniş yapraklı, beyaz, pembe, şarap rengi çiçekli bir bitki; buhurumeryem, meryemanakandili, tavşankulağı (Cyclamen coum)
    • "Eski kente kadar büyük bir parkın siklamenler sarkan duvarını izleyerek yürüdüm." (Özcan Yurdalan)
  2. Bakınız siklamen rengi
  3. [sıfat] Bu renkte olan
    • "O, boynundaki siklamen eşarbı düzeltiyor, tırnaklarının siklamen ojesini gözünüze gözünüze uzatıyor." (Selim İleri)
YAKLAŞIM

  1. [isim] Yaklaşmak işi
  2. Bir sorunu ele alış, ona bakış biçimi
    • "Yazarların analığa ve analarına yaklaşımları da çeşitlidir doğallıkla." (Adalet Ağaoğlu)
YAKLAŞIK

  1. [sıfat] Gerçek değeri ve miktarı değil, ondan az fazla veya eksik bir niceliği gösteren, aşağı yukarı bir değerlendirme yapılarak bulunan; takribî
    • "Yaklaşık bir hesap. Yaklaşık bir sayı."
ABUKLAMA

  1. [isim] Bakınız saçmalama
REKLAMCI

  1. [isim] Reklam işi ile uğraşan kimse
ŞAKLABAN

  1. [isim] Basit şakalar yaparak herkesi güldüren, şakacı kimse
SAKLANTI

  1. [isim] Saklanan şey
YOKLAMAK

  1. [-i] Dokunarak incelemek; yordamlamak
    • "Hem kendimi hem etrafımda gördüğüm eşyayı elimle yokladım." (Refik Halit Karay)
  2. Bakmak, gözden geçirmek, kontrol etmek
  3. Durum, bilgi, niyet vb.ni belirlemeye veya anlamaya çalışmak
    • "Kalbimi ne zaman yokladımsa ona dair bir iz bulamadım." (Sermet Muhtar Alus)
  4. Ziyaret veya sağlığını sormak amacıyla birine gitmek
    • "Ara sıra da birimizden biri yukarı çıkarak Sevim'i yokluyordu." (Reşat Nuri Güntekin)
  5. Ara sıra etkisini göstermek
    • "İlaç aldığım hâlde ağrılarım yine beni yokluyor."
  6. Aramak, araştırmak
    • "Odaların köşe bucağını yoklamaya başladılar." (Memduh Şevket Esendal)
  7. [mecaz] Bir şeyi tasarlamak, ölçmek; şakullemek
KOKLAMAK

  1. [-i] Kokusunu duymak için bir şeyi burnuna yaklaştırmak veya bir yerin havasını içine çekmek
    • "Havluyu ikinci kez koklarken kapının zilini duyuyorum." (Ahmet Ümit)
  2. [mecaz] Çok az kullanmak, çok azıyla yetinmek
    • "Bu otomobil benzini kokluyor."
ŞAKLAYIŞ

  1. [isim] Şaklamak işi
IŞIKLAMA

  1. [isim] Işıklamak işi
  2. [sinema, televizyon] Çevirim sırasında, aydınlatılmış olan konunun görüntüsünün duyar kat üzerine belirli bir süre düşerek etkilemesi
AKLATMAK

  1. [-e] Aklama işini yaptırmak
SAKLANMA

  1. [isim] Saklanmak işi
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü