İçinde kit olan 8 harfli 19 kelime var. İçerisinde KİT bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kit olan kelimeler listesine ya da sonu kit ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Kit Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
K T İ
3 Harfli Kelimeler
KİT, TİK
2 Harfli Kelimeler
İT, Kİ, Tİ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KİTAPÇIK
-
-
[isim]
Küçük kitap
-
Genellikle bir şeyi tanıtmayı amaçlayan, sayfa sayısı az, küçük kitap; risale, broşür
-
[isim]
Küçük kitap
- ESKİTMEK
-
-
[-i]
Çok kullanarak eskimiş duruma getirmek
- "Çocuk, pantolonunu eskitti."
-
[mecaz]
Etkisini sürdürememek
- "Yunus Emre'yi yüzyıllar eskitemedi."
-
[mecaz]
Bakınız yaşlandırmak
- "Alkol, tütün ve aşk eskitti beni."
-
Daha eski görünmesi için herhangi bir eşya üzerinde boya vb. ile işlem yapmak
-
[-i]
Çok kullanarak eskimiş duruma getirmek
- MÜNEKKİT
-
Kelime Kökeni: Arapça muneḳḳid
-
[isim, eskimiş]
Bakınız eleştirmen
- "Bir münekkidin oturup, okuyup uğraşacağı bir konuyu ben oturup nasıl yazayım?"
-
[isim, eskimiş]
Bakınız eleştirmen
- TENKİTLİ
-
-
[sıfat]
Bakınız eleştirel
- "Tenkitli metin yayını."
-
[sıfat]
Bakınız eleştirel
- TENKİTÇİ
-
-
[isim]
Bakınız eleştirmen
- "O, boks ve güreş tenkitçisi olmak yerine sanat ve edebiyat münekkidi olsaydı, büyük bir boşluğu doldurabilirdi."
-
[isim]
Bakınız eleştirmen
- PEKİTMEK
-
-
[-i]
Güç vermek, güçlendirmek, tekit etmek
-
Daha önce istenip de yerine getirilmemiş bir iş için yeniden resmî bir yazı yazmak, tekit etmek
-
[-i]
Güç vermek, güçlendirmek, tekit etmek
- KİTAPSIZ
-
-
[sıfat]
Kitabı olmayan
-
Dört kutsal kitaptan (Kur'an, İncil, Zebur, Tevrat) hiçbirine inanmayan
-
[argo]
Zalim, insafsız olan (kimse)
-
[sıfat]
Kitabı olmayan
- MUVAKKİT
-
Kelime Kökeni: Arapça muvaḳḳit
-
[isim, eskimiş]
Dünya’nın Güneş etrafındaki hareketine göre vakti, özellikle namaz vakitlerini belirleyen kimse
-
Zamanı hatasız olarak bildiren, tam ayarlı saat; kronometre
-
[isim, eskimiş]
Dünya’nın Güneş etrafındaki hareketine göre vakti, özellikle namaz vakitlerini belirleyen kimse
- SEKİTMEK
-
-
[-i]
Bakınız sektirmek
-
[-i]
Bakınız sektirmek
- VAKİTSİZ
-
-
[sıfat]
Uygun bir zamanda olmayan
- "Herhâlde padişah da annesi ve hemşireleri de dostlarının vakitsiz ölümüne karşı çok müteessir olmuşlardı."
-
[zarf]
Vakti, zamanı gelmeden
- "Beni vakitsiz koyup giden anamı düşünür dertlenirim."
-
[sıfat]
Uygun bir zamanda olmayan
- İSKİTLER
-
-
[isim]
MÖ VIII-VII. yüzyıllarda Orta Asya'dan Güney Rusya'ya göç eden bir kavim
-
[isim]
MÖ VIII-VII. yüzyıllarda Orta Asya'dan Güney Rusya'ya göç eden bir kavim
- İKİTELLİ
-
-
[isim]
İki teli olan saz
-
[isim]
İki teli olan saz
- SAKİTLİK
-
-
[isim]
Sakit olma durumu
-
[isim]
Sakit olma durumu
- KİTABEVİ
-
-
[isim]
Kitap satılan yer
-
[isim]
Kitap satılan yer
- BERKİTME
-
-
[isim]
Bakınız sağlamlaştırma
-
[isim]
Bakınız sağlamlaştırma
- BEKİTMEK
-
-
[-i, ağızlardan]
Bakınız tıkamak
-
Bakınız sağlamlaştırmak
-
[-i, ağızlardan]
Bakınız tıkamak
- ANTİKİTE
-
Kelime Kökeni: Fransızca antiquité
- LANARKİT
-
Kelime Kökeni: Fransızca lanarkite
-
[isim, kimya]
Hidratlı doğal kurşun sülfat
-
[isim, kimya]
Hidratlı doğal kurşun sülfat
- KİTAPLIK
-
-
[isim]
Kitapların yerleştirildiği raflardan oluşan mobilya; kütüphane
- "Ben bunu kitaplıkta saklayarak günaha giriyorum."
-
Bakınız kütüphane
-
Evlerde ve iş yerlerinde içinde kitapların bulunduğu oda
- "Kızını doktorun muayene odasına açılan kitaplığa gönderdi."
-
[sıfat]
Kitap yapmaya elverişli
- "Bu, kitaplık kâğıt değil."
-
[sıfat]
Kitap olabilecek kadar
- "İki kitaplık yazı."
-
[sıfat]
Belli bir sayıda kitabı olan
- "Otuz bin kitaplık kütüphane."
-
[isim]
Kitapların yerleştirildiği raflardan oluşan mobilya; kütüphane