İçinde kit olan 7 harfli 13 kelime var. İçerisinde KİT bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kit olan kelimeler listesine ya da sonu kit ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Kit Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
K T İ
3 Harfli Kelimeler
KİT, TİK
2 Harfli Kelimeler
İT, Kİ, Tİ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ESKİTME
-
-
[isim]
Eskitmek işi
-
[sıfat]
Üzerinde boya vb. ile işlem yapılarak eski görüntüsü verilmiş olan
-
[isim]
Eskitmek işi
- MUTEKİT
-
Kelime Kökeni: Arapça muʿteḳid
-
[sıfat]
Bir şeye inanan, itikat eden (kimse)
- "Mutekit ve temiz kalpli olan seyyah buradan ayrılmadan evvel bir rüya görüyor ve bunu anlatıyor."
-
Dinine bağlı, imanlı, dindar (kimse)
-
[sıfat]
Bir şeye inanan, itikat eden (kimse)
- KİTAPLI
-
-
[sıfat]
Kitabı olan
-
[sıfat]
Kitabı olan
- PEKİTME
-
-
[isim]
Bakınız tekit
-
[isim]
Bakınız tekit
- BEKİTME
-
-
[isim]
Bakınız tıkama
-
Bakınız sağlamlaştırma
-
[isim]
Bakınız tıkama
- MALAKİT
-
Kelime Kökeni: Fransızca malacihte
-
[isim, kimya]
Yeşil renkli, yontulup parlatılabilen, doğal bakırlı, hidratlı karbonat; bakır taşı
-
[isim, kimya]
Yeşil renkli, yontulup parlatılabilen, doğal bakırlı, hidratlı karbonat; bakır taşı
- KİTABET
-
Kelime Kökeni: Arapça kitābet
-
[isim, eskimiş]
Bakınız sekreterlik
-
Bakınız kompozisyon
-
[isim, eskimiş]
Bakınız sekreterlik
- KİTAPÇI
-
-
[isim]
Kitap satan kimse veya yer
- "İşte, önüme ilk çıkan kitapçıda, önüme ilk çıkan İngilizce kitaplara bakıyorum."
-
Kitap bastırıp satan kimse
-
[isim]
Kitap satan kimse veya yer
- KİTAPÇA
-
-
[zarf]
Kitabın yazdığına göre
-
[zarf]
Kitabın yazdığına göre
- İSKİTÇE
-
-
[isim]
İskitlerin dili
-
[sıfat]
Bu dille yazılmış olan
-
[isim]
İskitlerin dili
- VAKİTÇE
-
-
[zarf]
Vakit bakımından, vakte göre
- "Adının çapkına çıkması, vakitçe ya da paraca cömert davranması yeterdi, kadınların hoşlanması için."
-
[zarf]
Vakit bakımından, vakte göre
- VAKİTLİ
-
-
[sıfat]
Zamanında yapılan, zamanında olan
- "Bu, vakitli bir iş sayılmaz."
-
[sıfat]
Zamanında yapılan, zamanında olan
- SEKİTME
-
-
[isim]
Sekitme işi
-
[isim]
Sekitme işi