İçinde kit olan 5 harfli 12 kelime var. İçerisinde KİT bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kit olan kelimeler listesine ya da sonu kit ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Kit Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
KİT, TİK
2 Harfli Kelimeler
İT, Kİ, Tİ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KİTRE
-
-
[isim]
Gevenin gövde veya kökünün üzerine bıçakla özel olarak yapılan çizgilerden akan zamk; kestere
-
[isim]
Gevenin gövde veya kökünün üzerine bıçakla özel olarak yapılan çizgilerden akan zamk; kestere
- KİTİN
-
Kelime Kökeni: Fransızca chitine
-
[isim, biyoloji]
Eklem bacaklıların ve kabukluların dış dokusunu oluşturan, bazı mantar ve likenlerde de rastlanan, dayanıklı ve esnek organik madde
-
[isim, biyoloji]
Eklem bacaklıların ve kabukluların dış dokusunu oluşturan, bazı mantar ve likenlerde de rastlanan, dayanıklı ve esnek organik madde
- LİKİT
-
Kelime Kökeni: Fransızca liquide
- NAKİT
-
Kelime Kökeni: Arapça naḳd
-
[isim, ekonomi]
Bakınız para
-
Kullanılması hemen mümkün olan para, peşin para; likit
-
[isim, ekonomi]
Bakınız para
- KİTAP
-
Kelime Kökeni: Arapça kitāb
-
[isim]
Ciltli veya ciltsiz olarak bir araya getirilmiş, basılı veya yazılı kâğıt yaprakların bütünü; betik
- "Ama ben, bir kitap üzerine bir fikir edinmek istedim mi o kitabı kendim okurum."
-
Herhangi bir konuda yazılmış eser
- "Acaba bir edebiyat kitabında hazır bir tarif bulamaz mıyız?"
-
Kutsal kitap
-
[isim]
Ciltli veya ciltsiz olarak bir araya getirilmiş, basılı veya yazılı kâğıt yaprakların bütünü; betik
- VAKİT
-
Kelime Kökeni: Arapça vaḳt
-
[isim]
Bakınız zaman
- "Mevsim mütehayyil, vakit akşamdı Bebek'te."
-
Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler
- "Yemek vakti. Şimdi bunun vakti değil."
-
Bakınız çağ
- "Vaktin bilginleri."
-
Belirlenmiş olan zaman
- "Kâhya, vakit gayri Süleyman, haber saldık gelecekler, pamuklar da kıvamına geldi, demişti."
-
Zaman anlatan kelimelere belirtilen durumunda geldiğinde "iken" anlamı veren bir söz
-
[mecaz]
Geçim, para bakımından elverişli durum
- "Onun bu kadar para vermeye vakti yok."
-
[isim]
Bakınız zaman
- KİTLE
-
Kelime Kökeni: Arapça kutle
-
[isim]
Bir yerde toplanmış, bir araya gelmiş insan topluluğu; kütle
- "Kendimi bu acı ve acıklı kitlenin bir parçası gibi hissediyordum."
-
Belirli işleviyle özellik gösteren büyük insan kalabalığı; kütle
-
[tıp]
Bakınız kist
-
[isim]
Bir yerde toplanmış, bir araya gelmiş insan topluluğu; kütle
- DİKİT
-
-
[isim, mineraloji]
Mağaralarda tavandan damlayan kireçli suların katılaşmasıyla tabandan yukarıya doğru oluşan kalker birikintisi; stalagmit
-
[isim, mineraloji]
Mağaralarda tavandan damlayan kireçli suların katılaşmasıyla tabandan yukarıya doğru oluşan kalker birikintisi; stalagmit
- RAKİT
-
Kelime Kökeni: Arapça rākid
-
[sıfat, eskimiş]
Durgun (su)
-
[sıfat, eskimiş]
Durgun (su)
- SAKİT
-
Kelime Kökeni: Arapça sākit
-
[sıfat, eskimiş]
Susmuş, sessiz
- "Nazmiye Hanım hülyaları içinde sakit, uysal ve gevşek adımlarla yürüyordu."
-
[sıfat, eskimiş]
Susmuş, sessiz
- TEKİT
-
Kelime Kökeni: Arapça teʾkīd
-
[isim, eskimiş]
Bir şeyi kuvvetleştirme, sağlamlaştırma; pekitme
- "Bu sözü, bir alay uydurma vakalarla, kazalarla tekide çalışıyordum."
-
Bakınız üsteleme
-
[isim, eskimiş]
Bir şeyi kuvvetleştirme, sağlamlaştırma; pekitme
- ORKİT
-
Kelime Kökeni: Fransızca orchite
-
[isim, tıp]
Er bezlerinin iltihaplanıp şişmesi
-
[isim, tıp]
Er bezlerinin iltihaplanıp şişmesi