İçinde kit olan 5 harfli 12 kelime var. İçerisinde KİT bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kit olan kelimeler listesine ya da sonu kit ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Kit Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

K T İ

3 Harfli Kelimeler

KİT, TİK

2 Harfli Kelimeler

İT, Kİ, Tİ

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KİTRE

  1. [isim] Gevenin gövde veya kökünün üzerine bıçakla özel olarak yapılan çizgilerden akan zamk; kestere
KİTİN

Kelime Kökeni: Fransızca chitine

  1. [isim, biyoloji] Eklem bacaklıların ve kabukluların dış dokusunu oluşturan, bazı mantar ve likenlerde de rastlanan, dayanıklı ve esnek organik madde
LİKİT

Kelime Kökeni: Fransızca liquide

  1. [sıfat, fizik] Bakınız sıvı
    • "Likit yağ."
  2. [isim, ekonomi] Bakınız nakit
    • "Bunların ne zaman likide dönüşecek olduğunu bu aşamada tahmin etmek güç." (Nevin Yazıcı)
NAKİT

Kelime Kökeni: Arapça naḳd

  1. [isim, ekonomi] Bakınız para
  2. Kullanılması hemen mümkün olan para, peşin para; likit
KİTAP

Kelime Kökeni: Arapça kitāb

  1. [isim] Ciltli veya ciltsiz olarak bir araya getirilmiş, basılı veya yazılı kâğıt yaprakların bütünü; betik
    • "Ama ben, bir kitap üzerine bir fikir edinmek istedim mi o kitabı kendim okurum." (Nurullah Ataç)
  2. Herhangi bir konuda yazılmış eser
    • "Acaba bir edebiyat kitabında hazır bir tarif bulamaz mıyız?" (Falih Rıfkı Atay)
  3. Kutsal kitap
VAKİT

Kelime Kökeni: Arapça vaḳt

  1. [isim] Bakınız zaman
    • "Mevsim mütehayyil, vakit akşamdı Bebek'te." (Yahya Kemal Beyatlı)
  2. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler
    • "Yemek vakti. Şimdi bunun vakti değil."
  3. Bakınız çağ
    • "Vaktin bilginleri."
  4. Belirlenmiş olan zaman
    • "Kâhya, vakit gayri Süleyman, haber saldık gelecekler, pamuklar da kıvamına geldi, demişti." (Samim Kocagöz)
  5. Zaman anlatan kelimelere belirtilen durumunda geldiğinde "iken" anlamı veren bir söz
  6. [mecaz] Geçim, para bakımından elverişli durum
    • "Onun bu kadar para vermeye vakti yok."
KİTLE

Kelime Kökeni: Arapça kutle

  1. [isim] Bir yerde toplanmış, bir araya gelmiş insan topluluğu; kütle
    • "Kendimi bu acı ve acıklı kitlenin bir parçası gibi hissediyordum." (Halide Edip Adıvar)
  2. Belirli işleviyle özellik gösteren büyük insan kalabalığı; kütle
  3. [tıp] Bakınız kist
DİKİT

  1. [isim, mineraloji] Mağaralarda tavandan damlayan kireçli suların katılaşmasıyla tabandan yukarıya doğru oluşan kalker birikintisi; stalagmit
RAKİT

Kelime Kökeni: Arapça rākid

  1. [sıfat, eskimiş] Durgun (su)
SAKİT

Kelime Kökeni: Arapça sākit

  1. [sıfat, eskimiş] Susmuş, sessiz
    • "Nazmiye Hanım hülyaları içinde sakit, uysal ve gevşek adımlarla yürüyordu." (Peyami Safa)
TEKİT

Kelime Kökeni: Arapça teʾkīd

  1. [isim, eskimiş] Bir şeyi kuvvetleştirme, sağlamlaştırma; pekitme
    • "Bu sözü, bir alay uydurma vakalarla, kazalarla tekide çalışıyordum." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. Bakınız üsteleme
ORKİT

Kelime Kökeni: Fransızca orchite

  1. [isim, tıp] Er bezlerinin iltihaplanıp şişmesi
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü