İçinde kesmek olan 1 kelime var. İçerisinde KESMEK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kesmek olan kelimeler listesine ya da sonu kesmek ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
KESMEK
Kesmek Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
E E K K M S
6 Harfli Kelimeler
KESMEK, SEKMEK
5 Harfli Kelimeler
EKMEK, ESMEK, KESEK, KESME, SEKME
4 Harfli Kelimeler
EKME, EMEK, ESME, KEKE, KEME, KESE, MEKE, SEME
3 Harfli Kelimeler
EKE, KEK, KEM, KES, SEK, SEM
2 Harfli Kelimeler
EK, EM, ES, KE, ME, SE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KESMEK
-
-
[-i]
Bıçak, makas vb. bir araçla bir şeyi ikiye ayırmak, parçalamak; katetmek
- "İpi kesmek."
-
Dibinden ayırmak
- "Ağaçları kesmek. Dalları kesmek."
-
Düzgün parçalara ayırmak
- "Eti kesmek. Patatesi kesmek."
-
Kesici bir araçla yaralamak
-
[nesnesiz]
Ucunu almak
- "Saç kesmek. Tırnak kesmek."
-
[nesnesiz]
Hayvanın başını gövdesinden ayırmak; boğazlamak
- "Koyun kesmek. Tavuk kesmek."
-
Son vermek, gidermek
- "Bu ilaç baş ağrısını keser."
-
Ara vermek
- "Bu üç zavallı bizden rahatsız oldular ve derslerini keserek çekildiler."
-
Bir şeyden yoksun bırakmak, vermemek
- "Yardımı kestiler. Ücreti ödemeyince telefonu kestiler."
-
Akımı durdurmak
- "Şimdi belediye ile anlaşamayan müteşebbis cereyanı kesmiş."
-
Belirtmek, kararlaştırmak
- "Gününü daha kesmedik."
-
[nesnesiz, -den]
Verilecek şeyin bir bölümünü alıkoyup vermemek
- "Ücretinden beş lira kesmişler."
-
Para basmak
-
Azaltmak, güçleştirmek
- "Rüzgâr geminin yolunu kesiyor."
-
İskambil kâğıtlarında destenin üzerinden bir bölümünü kaldırıp öte yana koymak
-
Geçişi önlemek
- "Yolu kesmek."
-
[nesnesiz]
Bakınız susmak
- "Kes artık yeter!"
-
Hasta organı ameliyatla almak
-
Bölmek, ayırmak
- "Bulvarı kesen küçük sokaklardan biri."
-
Yazıyı, filmi kısaltmak
-
[-e]
Söylenen şeye bürünmek
- "Tabiat mayıs ayında yeşile kesti."
-
[nesnesiz, argo]
Uydurmak, yalan söylemek
-
Rüzgâr, soğuk vb. çok etkili olmak
- "Rüzgâr yüzümü kesiyor."
-
[mecaz]
Birini yermek, kötülemek
- "Hiç değil beni kesmeden edemez o."
-
[mecaz]
Karşı cinsten birisini sürekli olarak süzmek, dikkatli bir biçimde bakmak
-
[mecaz]
Vahşice öldürmek
-
[spor]
Oyuncuyu takım kadrosuna almamak
-
[-i]
Bıçak, makas vb. bir araçla bir şeyi ikiye ayırmak, parçalamak; katetmek