İçinde kes olan 8 harfli 36 kelime var. İçerisinde KES bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kes olan kelimeler listesine ya da sonu kes ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Kes Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E K S

3 Harfli Kelimeler

KES, SEK

2 Harfli Kelimeler

EK, ES, KE, SE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

MASKESİZ

  1. [sıfat] Maskesi olmayan
  2. [zarf, mecaz] Davranış ve tutumunda gerçek kişiliğini saklamadan
    • "Hah işte, şimdi maskesiz, açık konuşalım." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
HERKESÇE

  1. [zarf] Herkes tarafından
    • "Öyle oldu ki o dağ dolaylarında gün geçtikçe ne olduğu ve neden gizlendiği artık herkesçe öğrenildi." (Halikarnas Balıkçısı)
KESATLIK

  1. [isim] Kesat olma durumu
  2. Kıtlık zamanı
KESİLMEK

  1. [nesnesiz] Kesme işi yapılmak; katolunmak
  2. Bitkin duruma gelmek, gücü, takati kalmamak, çok yorulmak
    • "Sonunda elleri, ayakları yorgunluktan kesilerek uzanıyorlardı yattıkları hasırlara." (Necati Cumalı)
  3. Gibi olmak, benzemek, dönmek
    • "Senelerden beri hizmetçinin, sütninenin türlü çeşidi ile uğraşa uğraşa insan sarrafı kesilmiş." (Reşat Nuri Güntekin)
  4. Süt, ayran vb. bozulmak, ekşimek
  5. Sona ermek
    • "Tam umudumuz kesilecek gibi olup da epey üzüldükten sonra kapı tokmağı tak ederdi." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  6. Akmamak
    • "Su kesilmek."
  7. Akım gelmez olmak
    • "Dışarıdan biri mi geldi de onları söndürdü yoksa şehir cereyanı mı kesilmiş?" (Reşat Nuri Güntekin)
  8. Kendinden önceki kelimeyi "olmak" anlamıyla pekiştiren bir fiil
    • "Acele yürümeden nefesi tıkanmış ve heyecandan yüzü kıpkırmızı kesilmiş bir hâlde ihtiyarın yanına girdi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  9. Son veya aralık verilmek
    • "Okulda cumartesi günleri dersler saat kaçta kesiliyor?" (Ayla Kutlu)
  10. Kendini herhangi bir şey gibi göstermek
    • "Üçüncü gün sabahı, o bir kuzu oldu, ben bir iradeli aslan kesildim." (Aka Gündüz)
  11. Tutulmak, kapatılmak
  12. Bakınız makaslanmak
  13. Bakınız durmak
    • "Muazzez cevap vermedi ve münakaşa kesildi." (Peyami Safa)
  14. [-den] Yoksun kalmak
    • "Çocuk yiyip içmeden kesildi." (Reşat Nuri Güntekin)
  15. Sünnet olmak
    • "Galip Baba, çeker gider diye çocuk kesilinceye dek böyle yapmayı uygun görmüştü." (Muzaffer İzgü)
  16. [argo] Çok beğenmek, çok hoşlanmak
YELKESEN

  1. [isim, spor] Yarışlarda, rüzgârın etkisinden korunmak için öne takılan siperlik; yelkıran, rüzgârlık
ŞEKİLKES

  1. [isim] Süsleme ve tasarım çalışmalarında kullanılmak amacıyla kâğıtlardan yıldız, kelebek, kalp, kare, üçgen, yonca vb. şekiller kesmekte kullanılan alet; şekilgeç
KESMİKLİ

  1. [sıfat] İçinde kesmik bulunan
BAŞKESİT

  1. [isim] Ağacın boyuna dikey yönde kesilmesi sonunda yıl halkalarının çember biçiminde görüntü verdiği yüzey
TEKESSÜR

Kelime Kökeni: Arapça tekes̱s̱ur

  1. [isim, eskimiş] Bakınız çoğalma
NEKESLİK

  1. [isim] Bakınız cimrilik
KESİKSİZ

  1. [sıfat] Kesilmeden süren
  2. Ara vermeden
    • "Şiirdeki bütün güzelliği, parça güzelliklerinin kesiksiz sürüp gidebilmesinden, zincirlenmesinden doğar." (Behçet Necatigil)
  3. [fizik] Kesilmeden, ara vermeden sürüp giden (elektrik akımı)
    • "Kesiksiz akım."
KESİFLİK

  1. [isim] Kesif olma durumu
KESİŞMEK

  1. [nesnesiz, -le] Birbirini kesmek
  2. Pazarlıkta, herhangi bir fiyatta anlaşmak
  3. [argo] Erkek ve kadın, bakışlarla anlaşmak
  4. [matematik] Bir nokta veya çizgi üzerinde birbirine kavuşmak
KESTİRİM

  1. [isim] Bakınız tahmin
    • "Nişanına mişanına bakmadan göz kestirimiyle ateşledi, gemiyi boş böğründen nalladı." (Kemal Tahir)
BİKESLİK

  1. [isim] Bakınız kimsesizlik
    • "Çocukken de üzülür, bedbahtlık ve bikeslik duyardım." (Refik Halit Karay)
KESKENME

  1. [isim] Keskenmek işi
KESTİRME

  1. [isim] Kestirmek işi
  2. Oturduğu yerde hafif ve kısa süreli uyuma
  3. Bakınız tahmin
    • "Karşılaştığı bir iki olay ona az da olsa bazı kestirmelerinde aldandığını gösteriyordu." (Kerim Korcan)
  4. [sıfat] Alışılanın dışında kısa olan (yol), kese(II)
    • "Evimden çıkar, bir kestirme yoldan beş dakikada evine varabilirdim." (Sait Faik Abasıyanık)
  5. [sıfat] Amacı fazla uzatmadan anlatan
    • "Kestirme cevap. Kestirme söz."
  6. [zarf] Kısaca, özet olarak
    • "Konuyu kestirme anlattı."
  7. [ağızlardan] Kaynatılıp limon sıkılarak koyulaştırılmış şeker şerbeti
KESİKLİK

  1. [isim] Kesik olma durumu
  2. Ansızın duyulan hâlsizlik, kırıklık, yorgunluk
KESBETME

  1. [isim] Kesbetmek işi
KESTİRİŞ

  1. [isim] Kestirmek işi
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü