İçinde kes olan 7 harfli 27 kelime var. İçerisinde KES bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kes olan kelimeler listesine ya da Sonu kes ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
E K S Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
KES, SEK
2 Harfli Kelimeler
EK, ES, KE, SE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KESİKLİ
-
-
[sıfat]
Kesikleri olan
-
Aralıklarla süren, duraklamalar yapan (elektrik akımı)
- "Kesikli akım."
-
[sıfat]
Kesikleri olan
- KESECİK
-
-
[isim]
Kulağın dolambacında bulunan ve lenf ile dolu olan küçük zarsı organ
-
[isim]
Kulağın dolambacında bulunan ve lenf ile dolu olan küçük zarsı organ
- LEKESİZ
-
-
[sıfat]
Lekesi olmayan, tertemiz
- "Ayşe'nin güneşli yanık ayakları, lekesiz pembe halıya gömülüyordu." (Cahit Uçuk)
-
Namuslu
-
[sıfat]
Lekesi olmayan, tertemiz
- KESESİZ
-
-
[sıfat]
Kesesi olmayan
-
[sıfat]
Kesesi olmayan
- KESİLME
-
-
[isim]
Kesilmek işi
-
[isim]
Kesilmek işi
- KESİTLİ
- ...
- İLKESEL
-
-
[sıfat]
İlke ile ilgili
-
[sıfat]
İlke ile ilgili
- KESAFET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Çokluk, sıklık
-
Yoğunluk
- "Dağ, bütün kesafeti ve bütün heybetiyle benim üstüme yürüyor gibiydi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
Saydam olmama durumu, bulanıklık
-
[isim]
Çokluk, sıklık
- KESİRLİ
-
-
[sıfat]
Kesir niteliğinde olan (sayı)
-
[sıfat]
Kesir niteliğinde olan (sayı)
- KESMECE
-
-
[sıfat]
Kesilip müşteriye gösterilerek satılan (kavun, karpuz)
- "Kesmece kavun, kesmece beyim, daha bir diyeceğin var mı / Kes kes al karpuzlarımı." (Behçet Necatigil)
-
[zarf]
Kesip bakarak beğenmek şartıyla
- "Karpuzu kesmece aldım."
-
[zarf]
Aradaki değer ayrımını gözetmeksizin hepsi bir fiyattan
- "Bu kitapları kesmece yüzer liradan aldım."
-
[sıfat]
Kesilip müşteriye gösterilerek satılan (kavun, karpuz)
- ATEŞKES
-
-
[isim]
Savaşan iki kuvvetin karşılıklı olarak savaşı durdurması, bırakışma, mütareke
-
[isim]
Savaşan iki kuvvetin karşılıklı olarak savaşı durdurması, bırakışma, mütareke
- KESİNTİ
-
-
[isim]
Kesilen parça, kırpıntı
-
Bir işin bir süre için durması, inkıta, fasıla
- "İşimiz hiçbir kesintiye uğramadan yürüyor."
-
Ödenen bir paradan herhangi bir sebeple kesilen bölüm
- "Bu ücretin hiçbir kesintisi yoktur."
-
[isim]
Kesilen parça, kırpıntı
- KESEDAR
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Zengin kimselerin parasını yöneten ve gerekli harcamaları yapan kimse, vekilharç
-
Esnafın gelirlerini toplayıp kimse
-
[isim]
Zengin kimselerin parasını yöneten ve gerekli harcamaları yapan kimse, vekilharç
- KESİLİŞ
-
-
[isim]
Kesilme işi veya biçimi
-
[isim]
Kesilme işi veya biçimi
- KESİMCİ
-
-
[isim]
Kesenekçi
-
[isim]
Kesenekçi
- KESTANE
-
Kelime Kökeni : Rumca
-
[isim]
Kayıngillerden, ılıman iklimlerde yetişen, 25-30 m kadar boylanabilen, kerestesi doğramacılıkta kullanılan bir orman ağacı (Castanea sativa)
-
Bu ağacın yenebilen kabuklu meyvesi
-
Kestane rengi
-
[isim]
Kayıngillerden, ılıman iklimlerde yetişen, 25-30 m kadar boylanabilen, kerestesi doğramacılıkta kullanılan bir orman ağacı (Castanea sativa)
- KESENEK
-
-
[isim]
Görevlilerin aylıklarından her ay belli oranda kesilip bir sosyal güvenlik kurumuna yatırılan para
- "Emeklilik maaşı sade bir vefa borcu değil, ömür boyu bu maksatla toplanmış keseneklerin aylık hâlinde geri verilmesi." (Haldun Taner)
-
Fabrika, çiftlik vb. gelir kaynaklarının gelirini satın alma işi, iltizam
-
[isim]
Görevlilerin aylıklarından her ay belli oranda kesilip bir sosyal güvenlik kurumuna yatırılan para
- KESİŞME
-
-
[isim]
Kesişmek işi
-
[isim]
Kesişmek işi
- KESİŞİM
- ...
- ÜLKESEL
-
-
[sıfat]
Ülkeye ilişkin
-
[sıfat]
Ülkeye ilişkin