İçinde kene olan 20 kelime var. İçerisinde KENE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kene olan kelimeler listesine ya da sonu kene ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

15 Harfli Kelimeler

KENETLENEBİLMEK

14 Harfli Kelimeler

KENETLENEBİLME

12 Harfli Kelimeler

KENEVİRCİLİK

11 Harfli Kelimeler

KENETLENMEK

10 Harfli Kelimeler

KENETLEMEK, KENETLENİŞ, KENETLENME

9 Harfli Kelimeler

KENETLEME, KENEVİRCİ

8 Harfli Kelimeler

BÖRKENEK, KERKENEZ, MESKENET

7 Harfli Kelimeler

KENELER, KENETLİ, KENEVİR

6 Harfli Kelimeler

EKENEK, SEKENE

5 Harfli Kelimeler

KENEF, KENET

4 Harfli Kelimeler

KENE

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Kene Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E E K N

4 Harfli Kelimeler

ENEK, KENE

3 Harfli Kelimeler

EKE

2 Harfli Kelimeler

EK, EN, KE, NE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KENETLENEBİLMEK

  1. [nesnesiz, -le] Kenetlenme ihtimali veya imkânı bulunmak
KENETLENEBİLME

  1. [isim] Kenetlenebilmek işi
KENEVİRCİLİK

  1. [isim] Kenevircinin yaptığı iş
KENETLENMEK

  1. [nesnesiz] Kenetleme işine konu olmak
    • "Sayfayı öyle sıkı bağlardı ki satırlar âdeta birbirine kenetlenirdi." (Yusuf Ziya Ortaç)
  2. İki uzay aracı, birbirine eklenmek
  3. [mecaz] Bir konuda aynı tutum ve davranışı göstermek
  4. [mecaz] Birbiriyle dayanışma içine girmek
  5. [mecaz] Sıkıca birbirinin üzerine kapanmak, birbirine geçerek bağlanmak
    • "Anası onunla konuştu, öteki konuşmadı, çenesi kenetlenmiş, ağzını açamıyordu." (Yaşar Kemal)
KENETLENİŞ

  1. [isim] Kenetlenmek işi
KENETLENME

  1. [isim] Kenetlenmek işi
KENETLEMEK

  1. [-i] Kenetle tutturmak veya kenetle birbirine bağlamak
  2. [mecaz] Birbirine geçirerek bağlamak
    • "Ellerini dizine kenetleyerek başını önüne eğdi, kaldı." (Peyami Safa)
  3. [mecaz] Sıkıca birbirinin üzerine kapamak
    • "Baygınlığım sırasında bütün sözleri işitir, doktorun nabzımı tuttuğunu bilir ama dudaklarımı kenetler, ısırır, köpükler saçardım." (Sait Faik Abasıyanık)
KENETLEME

  1. [isim] Kenetlemek işi
KENEVİRCİ

  1. [isim] Kenevir yetiştiren kimse
MESKENET

Kelime Kökeni: Arapça meskenet

  1. [isim, eskimiş] Bakınız miskinlik
  2. Bakınız yoksulluk
KERKENEZ

  1. [isim, hayvan bilimi] Kartalgillerden, leşle beslenen, 35 santimetre uzunluğunda, kızılımsı tüyleri olan bir kuş (Falco tinnunculus)
BÖRKENEK

  1. [isim, hayvan bilimi] Geviş getiren hayvanların midelerinin ikinci bölümü
  2. Bakınız külah
    • "Kışın aba giyilir, soğuk günlerde hem başlık hem de atkı görevini yapan börkenek bağlanır." (Yaşar Alparslan)
KENELER

  1. [isim, hayvan bilimi] Eklem bacaklı hayvanlardan, örümceğimsiler sınıfına giren bir takım
KENEVİR

  1. [isim, bitki bilimi] Kendirgillerden, sapındaki liflerden halat, çuval vb. kaba örgüler yapılan, iki evcikli bir bitki; kendir (Cannabis sativa)
KENETLİ

  1. [sıfat] Kenedi olan
  2. Kenetle birbirine bağlanmış bulunan, kenetlenmiş olan
    • "İnce dudakları birbirine kenetli, taş gibi öylece oturuyor." (Ayşe Kulin)
  3. [mecaz] Birbirinin içine geçerek sıkıca kapanmış
EKENEK

  1. [isim] Bakınız mezra
    • "Ekeneği, çayırları, alışverişi olan adamdır." (Memduh Şevket Esendal)
SEKENE

Kelime Kökeni: Arapça sekene

  1. [isim, eskimiş] Bir yerde oturanlar, sakinler
KENEF

Kelime Kökeni: Arapça kenīf

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız tuvalet
    • "Sabahleyin kalkınca ilk iş kenefe gitmek sonra el yüz yıkamaktır." (Orhan Kemal)
  2. [sıfat] Pis, berbat olan
KENET

  1. [isim] İki sert cismi birbirine bağlamaya yarayan, iki ucu sivri ve kıvrık metal parça
KENE

  1. [isim, hayvan bilimi] Koyun, köpek, at vb. hayvanların veya insanların derisinde asalak olarak yaşayan, bulaşıcı hastalıklara neden olan böceklerin genel adı; sakırga
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü