İçinde kene olan 20 kelime var. İçerisinde KENE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kene olan kelimeler listesine ya da sonu kene ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
KENETLENEBİLMEK
KENETLENEBİLME
KENEVİRCİLİK
KENETLENMEK
KENETLEMEK, KENETLENİŞ, KENETLENME
KENETLEME, KENEVİRCİ
BÖRKENEK, KERKENEZ, MESKENET
KENELER, KENETLİ, KENEVİR
EKENEK, SEKENE
KENEF, KENET
KENE
Kene Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
ENEK, KENE
3 Harfli Kelimeler
EKE
2 Harfli Kelimeler
EK, EN, KE, NE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KENETLENEBİLMEK
-
-
[nesnesiz, -le]
Kenetlenme ihtimali veya imkânı bulunmak
-
[nesnesiz, -le]
Kenetlenme ihtimali veya imkânı bulunmak
- KENETLENEBİLME
-
-
[isim]
Kenetlenebilmek işi
-
[isim]
Kenetlenebilmek işi
- KENEVİRCİLİK
-
-
[isim]
Kenevircinin yaptığı iş
-
[isim]
Kenevircinin yaptığı iş
- KENETLENMEK
-
-
[nesnesiz]
Kenetleme işine konu olmak
- "Sayfayı öyle sıkı bağlardı ki satırlar âdeta birbirine kenetlenirdi."
-
İki uzay aracı, birbirine eklenmek
-
[mecaz]
Bir konuda aynı tutum ve davranışı göstermek
-
[mecaz]
Birbiriyle dayanışma içine girmek
-
[mecaz]
Sıkıca birbirinin üzerine kapanmak, birbirine geçerek bağlanmak
- "Anası onunla konuştu, öteki konuşmadı, çenesi kenetlenmiş, ağzını açamıyordu."
-
[nesnesiz]
Kenetleme işine konu olmak
- KENETLENİŞ
-
-
[isim]
Kenetlenmek işi
-
[isim]
Kenetlenmek işi
- KENETLENME
-
-
[isim]
Kenetlenmek işi
-
[isim]
Kenetlenmek işi
- KENETLEMEK
-
-
[-i]
Kenetle tutturmak veya kenetle birbirine bağlamak
-
[mecaz]
Birbirine geçirerek bağlamak
- "Ellerini dizine kenetleyerek başını önüne eğdi, kaldı."
-
[mecaz]
Sıkıca birbirinin üzerine kapamak
- "Baygınlığım sırasında bütün sözleri işitir, doktorun nabzımı tuttuğunu bilir ama dudaklarımı kenetler, ısırır, köpükler saçardım."
-
[-i]
Kenetle tutturmak veya kenetle birbirine bağlamak
- KENETLEME
-
-
[isim]
Kenetlemek işi
-
[isim]
Kenetlemek işi
- KENEVİRCİ
-
-
[isim]
Kenevir yetiştiren kimse
-
[isim]
Kenevir yetiştiren kimse
- MESKENET
-
Kelime Kökeni: Arapça meskenet
- KERKENEZ
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Kartalgillerden, leşle beslenen, 35 santimetre uzunluğunda, kızılımsı tüyleri olan bir kuş (Falco tinnunculus)
-
[isim, hayvan bilimi]
Kartalgillerden, leşle beslenen, 35 santimetre uzunluğunda, kızılımsı tüyleri olan bir kuş (Falco tinnunculus)
- BÖRKENEK
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Geviş getiren hayvanların midelerinin ikinci bölümü
-
Bakınız külah
- "Kışın aba giyilir, soğuk günlerde hem başlık hem de atkı görevini yapan börkenek bağlanır."
-
[isim, hayvan bilimi]
Geviş getiren hayvanların midelerinin ikinci bölümü
- KENELER
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Eklem bacaklı hayvanlardan, örümceğimsiler sınıfına giren bir takım
-
[isim, hayvan bilimi]
Eklem bacaklı hayvanlardan, örümceğimsiler sınıfına giren bir takım
- KENEVİR
-
-
[isim, bitki bilimi]
Kendirgillerden, sapındaki liflerden halat, çuval vb. kaba örgüler yapılan, iki evcikli bir bitki; kendir (Cannabis sativa)
-
[isim, bitki bilimi]
Kendirgillerden, sapındaki liflerden halat, çuval vb. kaba örgüler yapılan, iki evcikli bir bitki; kendir (Cannabis sativa)
- KENETLİ
-
-
[sıfat]
Kenedi olan
-
Kenetle birbirine bağlanmış bulunan, kenetlenmiş olan
- "İnce dudakları birbirine kenetli, taş gibi öylece oturuyor."
-
[mecaz]
Birbirinin içine geçerek sıkıca kapanmış
-
[sıfat]
Kenedi olan
- EKENEK
-
-
[isim]
Bakınız mezra
- "Ekeneği, çayırları, alışverişi olan adamdır."
-
[isim]
Bakınız mezra
- SEKENE
-
Kelime Kökeni: Arapça sekene
-
[isim, eskimiş]
Bir yerde oturanlar, sakinler
-
[isim, eskimiş]
Bir yerde oturanlar, sakinler
- KENEF
-
Kelime Kökeni: Arapça kenīf
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız tuvalet
- "Sabahleyin kalkınca ilk iş kenefe gitmek sonra el yüz yıkamaktır."
-
[sıfat]
Pis, berbat olan
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız tuvalet
- KENET
-
-
[isim]
İki sert cismi birbirine bağlamaya yarayan, iki ucu sivri ve kıvrık metal parça
-
[isim]
İki sert cismi birbirine bağlamaya yarayan, iki ucu sivri ve kıvrık metal parça
- KENE
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Koyun, köpek, at vb. hayvanların veya insanların derisinde asalak olarak yaşayan, bulaşıcı hastalıklara neden olan böceklerin genel adı; sakırga
-
[isim, hayvan bilimi]
Koyun, köpek, at vb. hayvanların veya insanların derisinde asalak olarak yaşayan, bulaşıcı hastalıklara neden olan böceklerin genel adı; sakırga