İçinde kel olan 9 harfli 33 kelime var. İçerisinde KEL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kel olan kelimeler listesine ya da sonu kel ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Kel Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E K L

3 Harfli Kelimeler

ELK, KEL

2 Harfli Kelimeler

EK, EL, KE, LE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

TEHLİKELİ

  1. [sıfat] Tehlikesi olan; muhataralı
    • "Bizim aramızda, birbirimiz hakkında çok şey bilmek gereksiz olduğu gibi tehlikelidir de." (Reha Mağden)
BÜYÜKELÇİ

  1. [isim] Bir devletin başka bir devletteki en üst düzey temsilcisi; sefirikebir
BAŞİSKELE

  1. [isim] Kocaeli iline bağlı ilçelerden biri
ÖFKELENME

  1. [isim] Öfkelenmek işi; cinlenme, hiddetlenme
    • "Ne kadar enerjim varsa öfkelenmeler, giyinmeler, anlatmalarla tükettiğimden artık konuşamazdım zaten." (Refik Halit Karay)
KEKELEYİŞ

  1. [isim] Kekelemek işi
ÖFKELENİŞ

  1. [isim] Öfkelenmek işi; hiddetleniş
    • "Bütün öfkelenişlerimde olduğu gibi mırıldanıyordu." (Tarık Buğra)
ÖFKELİLİK

  1. [isim] Öfkeli olma durumu; hiddetlilik
SİLKELEME

  1. [isim] Silkelemek işi
ÇÖKELTMEK

  1. [-i, kimya] Çökelmeye uğratmak, çökelmesini sağlamak
  2. [mecaz] Moral çöküntüsü yaratmak
    • "Hele bu kişinin zaaf noktası ise küçük bir tavır bile çökeltir onu." (İlknur İnsaf Turan)
HÖKELEKLİ

  1. [sıfat] Bakınız gösterişli
    • "Süleyman Peygamber gibi varlıklı ve hökelekli olanlar varmış." (Reşat Nuri Güntekin)
KEKELEMEK

  1. [nesnesiz] Damak sesleriyle başlayan kelimeleri ve heceleri tekrarlayarak ve keserek konuşmak
    • "Etrafımdaki herkes benim kekeleyerek konuşmamdan ve hatta çıkardığım bazı seslerden ne demek istediğimi anlamaya başlamışlardı." (Müzeyyen Senar)
  2. [mecaz] Ne söyleyeceğini şaşırıp kelimeleri birbirine karıştırmak; teklemek
    • "Bir şey söylemek istedim, bulamadım, kekeliyordum." (Refik Halit Karay)
LEKELENME

  1. [isim] Lekelenmek işi
  2. [mecaz] Adı kötüye çıkma
PARKELEME

  1. [isim] Parkelemek işi
DİKELTMEK

  1. [-i] Dik duruma getirmek, dik duruma gelmesini sağlamak
AKKELEBEK

  1. [isim, hayvan bilimi] Hemen bütün meyve ağaçları için tomurcuk düşmanı sayılan, iri ak kanatları kalın, kara damarlı bir kelebek (Aporia crataegi)
LEKELETME

  1. [isim] Lekeletmek işi
KELİMELİK

  1. [sıfat] Kelimeden oluşan
    • "Bu dört kelimelik yeminsiz, şahitsiz cevap onun için yeter." (Yusuf Ziya Ortaç)
TEVEKKELİ

Kelime Kökeni: Arapça tevekkül'den

  1. [zarf] Bakınız boşuna
    • "Ne ukalasın, sana tevekkeli ukala bücür demiyorlar." (Çetin Altan)
KELİMESİZ

  1. [sıfat] Bakınız sözsüz
    • "Oracıkta kelimesiz bir anlaşma ile ana oğul birbirimizin kolları arasına yığıldık." (Yusuf Ziya Ortaç)
  2. [zarf] Kelime kullanmadan
NİKELLEME

  1. [isim] Nikellemek işi
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü