İçinde kel olan 9 harfli 33 kelime var. İçerisinde KEL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kel olan kelimeler listesine ya da sonu kel ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Kel Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
E K L
3 Harfli Kelimeler
ELK, KEL
2 Harfli Kelimeler
EK, EL, KE, LE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TEHLİKELİ
-
-
[sıfat]
Tehlikesi olan; muhataralı
- "Bizim aramızda, birbirimiz hakkında çok şey bilmek gereksiz olduğu gibi tehlikelidir de."
-
[sıfat]
Tehlikesi olan; muhataralı
- BÜYÜKELÇİ
-
-
[isim]
Bir devletin başka bir devletteki en üst düzey temsilcisi; sefirikebir
-
[isim]
Bir devletin başka bir devletteki en üst düzey temsilcisi; sefirikebir
- BAŞİSKELE
-
-
[isim]
Kocaeli iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Kocaeli iline bağlı ilçelerden biri
- ÖFKELENME
-
-
[isim]
Öfkelenmek işi; cinlenme, hiddetlenme
- "Ne kadar enerjim varsa öfkelenmeler, giyinmeler, anlatmalarla tükettiğimden artık konuşamazdım zaten."
-
[isim]
Öfkelenmek işi; cinlenme, hiddetlenme
- KEKELEYİŞ
-
-
[isim]
Kekelemek işi
-
[isim]
Kekelemek işi
- ÖFKELENİŞ
-
-
[isim]
Öfkelenmek işi; hiddetleniş
- "Bütün öfkelenişlerimde olduğu gibi mırıldanıyordu."
-
[isim]
Öfkelenmek işi; hiddetleniş
- ÖFKELİLİK
-
-
[isim]
Öfkeli olma durumu; hiddetlilik
-
[isim]
Öfkeli olma durumu; hiddetlilik
- SİLKELEME
-
-
[isim]
Silkelemek işi
-
[isim]
Silkelemek işi
- ÇÖKELTMEK
-
-
[-i, kimya]
Çökelmeye uğratmak, çökelmesini sağlamak
-
[mecaz]
Moral çöküntüsü yaratmak
- "Hele bu kişinin zaaf noktası ise küçük bir tavır bile çökeltir onu."
-
[-i, kimya]
Çökelmeye uğratmak, çökelmesini sağlamak
- HÖKELEKLİ
-
-
[sıfat]
Bakınız gösterişli
- "Süleyman Peygamber gibi varlıklı ve hökelekli olanlar varmış."
-
[sıfat]
Bakınız gösterişli
- KEKELEMEK
-
-
[nesnesiz]
Damak sesleriyle başlayan kelimeleri ve heceleri tekrarlayarak ve keserek konuşmak
- "Etrafımdaki herkes benim kekeleyerek konuşmamdan ve hatta çıkardığım bazı seslerden ne demek istediğimi anlamaya başlamışlardı."
-
[mecaz]
Ne söyleyeceğini şaşırıp kelimeleri birbirine karıştırmak; teklemek
- "Bir şey söylemek istedim, bulamadım, kekeliyordum."
-
[nesnesiz]
Damak sesleriyle başlayan kelimeleri ve heceleri tekrarlayarak ve keserek konuşmak
- LEKELENME
-
-
[isim]
Lekelenmek işi
-
[mecaz]
Adı kötüye çıkma
-
[isim]
Lekelenmek işi
- PARKELEME
-
-
[isim]
Parkelemek işi
-
[isim]
Parkelemek işi
- DİKELTMEK
-
-
[-i]
Dik duruma getirmek, dik duruma gelmesini sağlamak
-
[-i]
Dik duruma getirmek, dik duruma gelmesini sağlamak
- AKKELEBEK
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Hemen bütün meyve ağaçları için tomurcuk düşmanı sayılan, iri ak kanatları kalın, kara damarlı bir kelebek (Aporia crataegi)
-
[isim, hayvan bilimi]
Hemen bütün meyve ağaçları için tomurcuk düşmanı sayılan, iri ak kanatları kalın, kara damarlı bir kelebek (Aporia crataegi)
- LEKELETME
-
-
[isim]
Lekeletmek işi
-
[isim]
Lekeletmek işi
- KELİMELİK
-
-
[sıfat]
Kelimeden oluşan
- "Bu dört kelimelik yeminsiz, şahitsiz cevap onun için yeter."
-
[sıfat]
Kelimeden oluşan
- TEVEKKELİ
-
Kelime Kökeni: Arapça tevekkül'den
-
[zarf]
Bakınız boşuna
- "Ne ukalasın, sana tevekkeli ukala bücür demiyorlar."
-
[zarf]
Bakınız boşuna
- KELİMESİZ
-
-
[sıfat]
Bakınız sözsüz
- "Oracıkta kelimesiz bir anlaşma ile ana oğul birbirimizin kolları arasına yığıldık."
-
[zarf]
Kelime kullanmadan
-
[sıfat]
Bakınız sözsüz
- NİKELLEME
-
-
[isim]
Nikellemek işi
-
[isim]
Nikellemek işi