İçinde kel olan 8 harfli 27 kelime var. İçerisinde KEL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kel olan kelimeler listesine ya da sonu kel ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Kel Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
E K L
3 Harfli Kelimeler
ELK, KEL
2 Harfli Kelimeler
EK, EL, KE, LE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KELEŞLİK
-
-
[isim]
Keleş olma durumu
-
[isim]
Keleş olma durumu
- TEVEKKEL
-
Kelime Kökeni: Arapça tevekkel
-
[sıfat]
Her şeyi oluruna bırakan
- "Tevekkel adam."
-
[sıfat]
Her şeyi oluruna bırakan
- KELEKLİK
-
-
[isim]
Kelek olma durumu
-
[isim]
Kelek olma durumu
- KELALAKA
-
Kelime Kökeni: Fransızca quel + Arapça ʿalāḳa
-
[ünlem, argo]
"İlgisi yok, ne ilgisi var" anlamlarında kullanılan bir söz
-
[ünlem, argo]
"İlgisi yok, ne ilgisi var" anlamlarında kullanılan bir söz
- HAREKELİ
-
-
[sıfat]
Hareke konulmuş
-
[sıfat]
Hareke konulmuş
- MÜKELLEF
-
Kelime Kökeni: Arapça mukellef
-
[sıfat]
Bakınız yükümlü
- "Okul sadece kafayı değil kalbi de terbiye etmekle mükelleftir."
-
Eksiksiz, özenli bir biçimde yapılmış
- "Aralanan kapıdan girdim, mükellef fakat loş antrede Mapa kraliçesi ayakta duruyor."
-
[isim, ekonomi]
Vergi vermekle yükümlü olan kimse veya kuruluş
-
[sıfat]
Bakınız yükümlü
- İLKELLİK
-
-
[isim]
İlkel olma durumu; iptidailik, primitiflik
-
[isim]
İlkel olma durumu; iptidailik, primitiflik
- ÇÖKELMEK
-
-
[nesnesiz, kimya]
Bir sıvının içinde erimiş olan katı bir madde bir ayıracın yardımıyla sıvı dibine çökmek; teressüp etmek
- "Sanırsınız ki bütün kırlara, dağlara, bayırlara gümüş renginde bir galvano vurulmuş, toprağa nur yığarak çökelmiş..."
-
[nesnesiz, kimya]
Bir sıvının içinde erimiş olan katı bir madde bir ayıracın yardımıyla sıvı dibine çökmek; teressüp etmek
- SİRKELİK
-
-
[sıfat]
Sirke yapmaya yarar
- "Sirkelik üzüm."
-
[isim]
Sirke kabı
-
[sıfat]
Sirke yapmaya yarar
- KELİMECİ
-
-
[sıfat]
Metin yazımında anlamdan ziyade şekle ve kelimelere önem veren
- "Türk dilini berbat eden, Türk düşünüşünü dışı ile içi arasında hiçbir münasebet kalmayacak şekle sokan bu kelimeci edipler, divan edebiyatının nesirde üstatları sayılmıştır."
-
[sıfat]
Metin yazımında anlamdan ziyade şekle ve kelimelere önem veren
- NİKELSİZ
-
-
[sıfat]
Birleşiminde nikel bulunmayan
-
Nikelle kaplanmamış
-
[sıfat]
Birleşiminde nikel bulunmayan
- DİKELTME
-
-
[isim]
Dikeltmek işi
-
[isim]
Dikeltmek işi
- MÜŞEKKEL
-
Kelime Kökeni: Arapça muşekkel
-
[sıfat, eskimiş]
Biçim verilmiş
-
İri, gösterişli
-
[sıfat, eskimiş]
Biçim verilmiş
- KELAYNAK
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Leylekgillerden, yeryüzünde yalnız Birecik'te, Fırat vadisini çeviren kayalarda yaşayan, başı tüysüz, uzun gagalı bir kuş (Geronticus eremita)
-
[isim, hayvan bilimi]
Leylekgillerden, yeryüzünde yalnız Birecik'te, Fırat vadisini çeviren kayalarda yaşayan, başı tüysüz, uzun gagalı bir kuş (Geronticus eremita)
- DİKELMEK
-
- HEYKELLİ
-
-
[sıfat]
Heykeli olan
- "Geniş ve otomobil dolu caddeler, heykelli meydanlar..."
-
[sıfat]
Heykeli olan
- KELOĞLAN
-
-
[isim]
Saf göründüğü hâlde zekâsı ve yiğitliğiyle amacına eren, saçsız bir masal kahramanı
-
[isim]
Saf göründüğü hâlde zekâsı ve yiğitliğiyle amacına eren, saçsız bir masal kahramanı
- HEYKELCİ
-
-
[isim]
Heykel yapan sanatçı; heykeltıraş, yontucu
- "Sonraki yılların ülkece ünlü bir heykelcisi, kantinde garsonluk yapardı."
-
[isim]
Heykel yapan sanatçı; heykeltıraş, yontucu
- ÇEKELEME
-
-
[isim]
Çekelemek işi
-
[isim]
Çekelemek işi
- ÇÖKELTME
-
-
[isim]
Çökeltmek işi
-
[isim]
Çökeltmek işi