İçinde kel olan 7 harfli 30 kelime var. İçerisinde KEL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kel olan kelimeler listesine ya da Sonu kel ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
E K L Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
ELK, KEL
2 Harfli Kelimeler
EK, EL, KE, LE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- İLKELCİ
- ...
- ÇEKELEZ
-
-
[isim]
Sincap
-
[isim]
Sincap
- ÇÖKELTİ
-
-
[isim]
Çökelme sonunda bir sıvının dibine çöken katı madde, çökel, tortu, toput, rüsup
-
[isim]
Çökelme sonunda bir sıvının dibine çöken katı madde, çökel, tortu, toput, rüsup
- HÖKELEK
- ...
- İSKELET
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
İnsan ve hayvan bedeninin kemik çatısı, teşrih
-
Yumuşak bölümleri dökülmüş, ölü bir vücudun kemiklerinin bütünü
-
Bir şeyi oluşturan temel çatı
- "Yanımızdaki genç, yolun ötesinde bir bina iskeleti gösterdi." (Falih Rıfkı Atay)
-
Bir eserin genel planı
- "Bir romanın iskeleti."
-
[sıfat]
Çok zayıf
-
[sıfat]
Kuru, çıplak
- "Yürüdük, yürüdük, yaprakları düşmüş iskelet bir ormanın içine geldik." (Ömer Seyfettin)
-
[isim]
İnsan ve hayvan bedeninin kemik çatısı, teşrih
- ÇÖKELME
-
-
[isim]
Çökelmek işi, teressüp
-
[isim]
Çökelmek işi, teressüp
- KELEPÇE
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Tutukluların kaçmasını önlemek için bileklerine takılan, bir zincirle tutturulmuş demir halka
- "Kafile, kelepçe, zincir ve pranga sesleri ile meydanı geçti." (Falih Rıfkı Atay)
-
Kablo, boru vb. şeyleri bir yere bağlı tutmak için kullanılan halka veya kelebek
-
[isim]
Tutukluların kaçmasını önlemek için bileklerine takılan, bir zincirle tutturulmuş demir halka
- ŞNORKEL
-
Kelime Kökeni : Almanca
-
[isim]
Dizel motorlu denizaltının su altında uzun süre kalmasını sağlayan düzen
-
Solukluk
-
[isim]
Dizel motorlu denizaltının su altında uzun süre kalmasını sağlayan düzen
- KELLECİ
-
-
[isim]
Kelleyi pişiren veya satan kimse
-
[isim]
Kelleyi pişiren veya satan kimse
- ÇÖKELEK
-
-
[isim]
Yağı alınmış süt veya yoğurdun kaynatılmasıyla elde edilen bir çeşit peynir, kesik, ekşimik
-
Tortu
-
[isim]
Yağı alınmış süt veya yoğurdun kaynatılmasıyla elde edilen bir çeşit peynir, kesik, ekşimik
- KELEPİR
-
-
Değerinden çok aşağı bir fiyatla alınan veya alınabilecek olan şey, okazyon
- "Ben akıllı olmasaydım, bu kelepiri elden kaçırırdım." (Aka Gündüz)
-
Değerinden çok aşağı bir fiyatla alınan veya alınabilecek olan şey, okazyon
- KEŞKELİ
- ...
- YETKELİ
-
-
[sıfat]
Otoritesi olan
-
[sıfat]
Otoritesi olan
- BÖKELİK
-
-
[isim]
Böke olma durumu, şampiyonluk, şampiyona
-
[isim]
Böke olma durumu, şampiyonluk, şampiyona
- DİKELME
-
-
[isim]
Dikelmek durumu
-
[isim]
Dikelmek durumu
- NİKELLİ
-
-
[sıfat]
Birleşiminde nikel bulunan
-
Nikelle kaplanmış
-
[sıfat]
Birleşiminde nikel bulunan
- KEKELİK
-
-
[isim]
Kekemelik
-
[isim]
Kekemelik
- NİKELAJ
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Metal bir yüzeyi nikelle kaplama
-
Nikel kaplanmış metal
-
Metal üzerine nikelle yapılmış kaplama
- "Nikelajı çoktan bozulmuş ucuz çatallar..." (Çetin Altan)
-
[isim]
Metal bir yüzeyi nikelle kaplama
- KELİFİT
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Hidratlı doğal magnezyum silikat
-
[isim]
Hidratlı doğal magnezyum silikat
- KELEPÇİ
-
-
[isim]
Kelep işiyle uğraşan kimse
- "Kelepçi kızlar da bankodakiler gibi, fazla iplik kopmasından şikâyetçiydiler." (Orhan Kemal)
-
[isim]
Kelep işiyle uğraşan kimse