İçinde kel olan 7 harfli 30 kelime var. İçerisinde KEL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kel olan kelimeler listesine ya da sonu kel ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Kel Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E K L

3 Harfli Kelimeler

ELK, KEL

2 Harfli Kelimeler

EK, EL, KE, LE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÇÖKELME

  1. [isim, kimya] Bir sıvının içinde erimiş durumda olan katı maddenin bir ayıracın yardımıyla sıvının dibine çökmesi, tortu oluşması; teressüp, sedimantasyon
    • "Aynı proteinler arasında çökelme meydan gelmez." (Cumali Çiçek)
İLKELCE

  1. [sıfat] Bakınız ilkel
  2. [zarf] İlkel bir biçimde
YETKELİ

  1. [sıfat] Bakınız otoriteli
    • "Sinyora Magdelona, İtalyan’dı, şakacı, yetkeli, ukala, geveze, boşboğaz…" (Ece Ayhan)
İSKELET

Kelime Kökeni: Fransızca squelette

  1. [isim] İnsan ve hayvan bedeninin kemik çatısı; kadit, teşrih
    • "Çenesinin, başının bütün iskeleti peksimeti çiğnedikçe daha açık olarak meydana çıkıyordu." (Halide Edip Adıvar)
  2. Yumuşak bölümleri dökülmüş, ölü bir vücudun kemiklerinin bütünü
  3. [mecaz] Bir şeyi oluşturan temel çatı
    • "Yanımızdaki genç, yolun ötesinde bir bina iskeleti gösterdi." (Falih Rıfkı Atay)
  4. [mecaz] Bir eserin genel planı
    • "Bir romanın iskeleti."
  5. [sıfat, mecaz] Çok zayıf
  6. [sıfat, mecaz] Kuru, çıplak
    • "Yürüdük, yürüdük, yaprakları düşmüş iskelet bir ormanın içine geldik." (Ömer Seyfettin)
BÖKELİK

  1. [isim] Bakınız şampiyonluk
NİKELAJ

Kelime Kökeni: Fransızca nickelage

  1. [isim] Metal bir yüzeyi nikelle kaplama işi
  2. Nikel kaplanmış metal
  3. Metal üzerine nikelle yapılmış kaplama
    • "Nikelajı çoktan bozulmuş ucuz çatallar..." (Çetin Altan)
TÜRKELİ

  1. [isim] Sinop iline bağlı ilçelerden biri
TAKKELİ

  1. [sıfat] Takkesi olan
KEKELİK

  1. [isim] Bakınız kekemelik
MASKELİ

  1. [sıfat] Maskesi olan, maskelenmiş
  2. [mecaz] Davranış ve tutumunda gerçek kişiliğini saklayan
KELLECİ

  1. [isim] Kelleyi pişiren veya satan kimse
DİKELME

  1. [isim] Dikelmek işi
KELİFİT

Kelime Kökeni: Fransızca kélyphite

  1. [isim, mineraloji] Hidratlı doğal magnezyum silikat
NİKELLİ

  1. [sıfat] Birleşiminde nikel bulunan
  2. Nikelle kaplanmış
KELEPÇİ

  1. [isim] Kelep işiyle uğraşan kimse
    • "Kelepçi kızlar da bankodakiler gibi, fazla iplik kopmasından şikâyetçiydiler." (Orhan Kemal)
HÖKELEK

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız gösteriş
KEŞKELİ

  1. [sıfat] Herhangi bir pişmanlık, bahane ileri süren
  2. "Keşke" sözünü kullanan
  3. [zarf] Herhangi bir pişmanlık, bahane ileri sürerek
  4. "Keşke" sözünü kullanarak
ŞNORKEL

Kelime Kökeni: Almanca Schnorchel

  1. [isim] Dizel motorlu denizaltının su altında uzun süre kalmasını sağlayan düzen
  2. [denizcilik] Bakınız solukluk
    • "Şnorkeli ısırıyordu, kauçuk ağızlığa basbayağı geçirmişti dişlerini." (Yaman Koray)
DİKELİŞ

  1. [isim] Dikelmek işi
ÇÖKELTİ

  1. [isim, kimya] Çökelme sonunda bir sıvının dibine çöken katı madde; çökel, çökelek, tortu, toput, rüsup
  2. Taşan suyun çekildikten sonra geride bıraktığı tortu
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü