İçinde kel olan 7 harfli 30 kelime var. İçerisinde KEL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kel olan kelimeler listesine ya da sonu kel ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Kel Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
E K L
3 Harfli Kelimeler
ELK, KEL
2 Harfli Kelimeler
EK, EL, KE, LE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÇÖKELME
-
-
[isim, kimya]
Bir sıvının içinde erimiş durumda olan katı maddenin bir ayıracın yardımıyla sıvının dibine çökmesi, tortu oluşması; teressüp, sedimantasyon
- "Aynı proteinler arasında çökelme meydan gelmez."
-
[isim, kimya]
Bir sıvının içinde erimiş durumda olan katı maddenin bir ayıracın yardımıyla sıvının dibine çökmesi, tortu oluşması; teressüp, sedimantasyon
- İLKELCE
-
-
[sıfat]
Bakınız ilkel
-
[zarf]
İlkel bir biçimde
-
[sıfat]
Bakınız ilkel
- YETKELİ
-
-
[sıfat]
Bakınız otoriteli
- "Sinyora Magdelona, İtalyan’dı, şakacı, yetkeli, ukala, geveze, boşboğaz…"
-
[sıfat]
Bakınız otoriteli
- İSKELET
-
Kelime Kökeni: Fransızca squelette
-
[isim]
İnsan ve hayvan bedeninin kemik çatısı; kadit, teşrih
- "Çenesinin, başının bütün iskeleti peksimeti çiğnedikçe daha açık olarak meydana çıkıyordu."
-
Yumuşak bölümleri dökülmüş, ölü bir vücudun kemiklerinin bütünü
-
[mecaz]
Bir şeyi oluşturan temel çatı
- "Yanımızdaki genç, yolun ötesinde bir bina iskeleti gösterdi."
-
[mecaz]
Bir eserin genel planı
- "Bir romanın iskeleti."
-
[sıfat, mecaz]
Çok zayıf
-
[sıfat, mecaz]
Kuru, çıplak
- "Yürüdük, yürüdük, yaprakları düşmüş iskelet bir ormanın içine geldik."
-
[isim]
İnsan ve hayvan bedeninin kemik çatısı; kadit, teşrih
- BÖKELİK
-
-
[isim]
Bakınız şampiyonluk
-
[isim]
Bakınız şampiyonluk
- NİKELAJ
-
Kelime Kökeni: Fransızca nickelage
-
[isim]
Metal bir yüzeyi nikelle kaplama işi
-
Nikel kaplanmış metal
-
Metal üzerine nikelle yapılmış kaplama
- "Nikelajı çoktan bozulmuş ucuz çatallar..."
-
[isim]
Metal bir yüzeyi nikelle kaplama işi
- TÜRKELİ
-
-
[isim]
Sinop iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Sinop iline bağlı ilçelerden biri
- TAKKELİ
-
-
[sıfat]
Takkesi olan
-
[sıfat]
Takkesi olan
- KEKELİK
-
-
[isim]
Bakınız kekemelik
-
[isim]
Bakınız kekemelik
- MASKELİ
-
-
[sıfat]
Maskesi olan, maskelenmiş
-
[mecaz]
Davranış ve tutumunda gerçek kişiliğini saklayan
-
[sıfat]
Maskesi olan, maskelenmiş
- KELLECİ
-
-
[isim]
Kelleyi pişiren veya satan kimse
-
[isim]
Kelleyi pişiren veya satan kimse
- DİKELME
-
-
[isim]
Dikelmek işi
-
[isim]
Dikelmek işi
- KELİFİT
-
Kelime Kökeni: Fransızca kélyphite
-
[isim, mineraloji]
Hidratlı doğal magnezyum silikat
-
[isim, mineraloji]
Hidratlı doğal magnezyum silikat
- NİKELLİ
-
-
[sıfat]
Birleşiminde nikel bulunan
-
Nikelle kaplanmış
-
[sıfat]
Birleşiminde nikel bulunan
- KELEPÇİ
-
-
[isim]
Kelep işiyle uğraşan kimse
- "Kelepçi kızlar da bankodakiler gibi, fazla iplik kopmasından şikâyetçiydiler."
-
[isim]
Kelep işiyle uğraşan kimse
- HÖKELEK
-
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız gösteriş
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız gösteriş
- KEŞKELİ
-
-
[sıfat]
Herhangi bir pişmanlık, bahane ileri süren
-
"Keşke" sözünü kullanan
-
[zarf]
Herhangi bir pişmanlık, bahane ileri sürerek
-
"Keşke" sözünü kullanarak
-
[sıfat]
Herhangi bir pişmanlık, bahane ileri süren
- ŞNORKEL
-
Kelime Kökeni: Almanca Schnorchel
-
[isim]
Dizel motorlu denizaltının su altında uzun süre kalmasını sağlayan düzen
-
[denizcilik]
Bakınız solukluk
- "Şnorkeli ısırıyordu, kauçuk ağızlığa basbayağı geçirmişti dişlerini."
-
[isim]
Dizel motorlu denizaltının su altında uzun süre kalmasını sağlayan düzen
- DİKELİŞ
-
-
[isim]
Dikelmek işi
-
[isim]
Dikelmek işi
- ÇÖKELTİ
-
-
[isim, kimya]
Çökelme sonunda bir sıvının dibine çöken katı madde; çökel, çökelek, tortu, toput, rüsup
-
Taşan suyun çekildikten sonra geride bıraktığı tortu
-
[isim, kimya]
Çökelme sonunda bir sıvının dibine çöken katı madde; çökel, çökelek, tortu, toput, rüsup