İçinde kel olan 6 harfli 13 kelime var. İçerisinde KEL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kel olan kelimeler listesine ya da sonu kel ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Kel Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
E K L
3 Harfli Kelimeler
ELK, KEL
2 Harfli Kelimeler
EK, EL, KE, LE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KELECİ
-
-
[isim, eskimiş]
Öz veya kusursuz, düzgün söz
- "Keleci bilen kişinin yüzünü ağ ede bir söz / Sözü pişirip diyenin işini sağ ede bir söz"
-
[isim, eskimiş]
Öz veya kusursuz, düzgün söz
- ŞİKELİ
-
-
[sıfat]
Şike yapılan
-
[sıfat]
Şike yapılan
- EKELİK
-
-
[isim]
Eke olma durumu
-
[isim]
Eke olma durumu
- İSKELE
-
Kelime Kökeni: İtalyanca scala
-
[isim]
Deniz taşıtlarının yanaştığı, çoğu tahta ve betondan yapılmış, denize doğru uzanan yer
- "Vapurdan indi, iskeleye çıkar çıkmaz etrafına bakındı."
-
Kıyıya yanaşan deniz aracına doğru uzatılan eğreti küçük köprü veya gemiye çıkmayı sağlayan merdiven
- "Oturduğu yerden kalkıyor, iskele zincirine uzanan eli, iskele tabanına basan ayağı, kendini çekiyor yukarı."
-
Vapur uğrağı olan şehir veya kasaba
-
İçerilerde bulunan bir yerin kendine en yakın olan deniz taşıtı uğrağı veya demir yolu durağı
- "Mudanya, Bursa'nın iskelesidir."
-
Yapıların dışında sıvama, boyama veya onarım için keresteden kat kat kurulan, çalışma sırasında üstüne çıkılan çatkı
-
Geminin sol yanı
-
[sinema, televizyon]
Işıkların yerleştirilmesi, ışıkçıların dolaşabilmesi için stüdyolarda tavana yakın yerde duvarı çepeçevre saran çıkıntı
-
[isim]
Deniz taşıtlarının yanaştığı, çoğu tahta ve betondan yapılmış, denize doğru uzanan yer
- ÖKELİK
-
-
[isim]
Öke olma durumu
-
[isim]
Öke olma durumu
- KELİME
-
Kelime Kökeni: Arapça kelime
-
[isim]
Bir veya birkaç heceden oluşan, anlamlı ses birliği; söz, sözcük, lügat
- "Tayyare kelimesine alışan millet, uçak kelimesine de alışır."
-
[isim]
Bir veya birkaç heceden oluşan, anlamlı ses birliği; söz, sözcük, lügat
- KELKİT
-
-
[isim]
Gümüşhane iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Gümüşhane iline bağlı ilçelerden biri
- ÖFKELİ
-
-
[sıfat]
Öfkelenmiş olan; cinli, hiddetli, pürhiddet
- "Meydan okuyan öfkeli bekleyiş karşısında sustum."
-
[zarf]
Öfkelenmiş, kızgın, hiddetli bir biçimde; pürhiddet
- "Şarap kızılı vurmuş ablak yüzüyle öfkeli girdi içeri."
-
[sıfat]
Öfkelenmiş olan; cinli, hiddetli, pürhiddet
- KELEME
-
-
[sıfat, ağızlardan]
Sürülmeden bırakılmış (tarla)
-
Bakımsız bırakılmış (bağ veya bahçe)
-
[sıfat, ağızlardan]
Sürülmeden bırakılmış (tarla)
- KELLİK
-
-
[isim]
Kel olma durumu
- "Tepelerindeki kellik, yavaş yavaş çıkan tüylerle kapanıyor."
-
Vücudun kıllı yerlerinde üreyen bir tür mantarın, kılların dökülmesine yol açtığı bulaşıcı bir hastalık
-
Çıplak, bitkisiz yer
-
[isim]
Kel olma durumu
- LEKELİ
-
-
[sıfat]
Herhangi bir sebeple üzerinde leke oluşmuş, lekesi olan
- "Armutların en fenası, en kavruk, en lekeli ve en hamı bile asildir."
-
[mecaz]
Kötü tanınmış, lekelenmiş
- "Hatta yaşadıkları devre lekeli isim bırakmış olanlarda bile bu imar faaliyetleri hiç de azımsanmayacak gibidir."
-
[sıfat]
Herhangi bir sebeple üzerinde leke oluşmuş, lekesi olan
- VÜKELA
-
Kelime Kökeni: Arapça vukelā
-
[isim, eskimiş]
Osmanlı Devleti'nde bakanlar, vekiller
- "Padişah, vükela ve havassını toplayarak bu kanun hükümlerine riayet edeceğini ve ettireceğini bildirmiştir."
-
[isim, eskimiş]
Osmanlı Devleti'nde bakanlar, vekiller
- HEYKEL
-
Kelime Kökeni: Arapça heykel
-
[isim]
Taş, tunç, bakır, kil, alçı vb. maddelerden yontularak, kalıba dökülerek veya yoğrulup pişirilerek biçimlendirilen eser; yontu, statü
- "Ellerini ceketinin ceplerine sokarak amaçsız bir şekilde heykelin önünde oyalanmaya başladı."
-
[isim]
Taş, tunç, bakır, kil, alçı vb. maddelerden yontularak, kalıba dökülerek veya yoğrulup pişirilerek biçimlendirilen eser; yontu, statü