İçinde kel olan 6 harfli 13 kelime var. İçerisinde KEL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kel olan kelimeler listesine ya da sonu kel ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Kel Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E K L

3 Harfli Kelimeler

ELK, KEL

2 Harfli Kelimeler

EK, EL, KE, LE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KELECİ

  1. [isim, eskimiş] Öz veya kusursuz, düzgün söz
    • "Keleci bilen kişinin yüzünü ağ ede bir söz / Sözü pişirip diyenin işini sağ ede bir söz" (Yunus Emre)
ŞİKELİ

  1. [sıfat] Şike yapılan
EKELİK

  1. [isim] Eke olma durumu
İSKELE

Kelime Kökeni: İtalyanca scala

  1. [isim] Deniz taşıtlarının yanaştığı, çoğu tahta ve betondan yapılmış, denize doğru uzanan yer
    • "Vapurdan indi, iskeleye çıkar çıkmaz etrafına bakındı." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Kıyıya yanaşan deniz aracına doğru uzatılan eğreti küçük köprü veya gemiye çıkmayı sağlayan merdiven
    • "Oturduğu yerden kalkıyor, iskele zincirine uzanan eli, iskele tabanına basan ayağı, kendini çekiyor yukarı." (Zeyyat Selimoğlu)
  3. Vapur uğrağı olan şehir veya kasaba
  4. İçerilerde bulunan bir yerin kendine en yakın olan deniz taşıtı uğrağı veya demir yolu durağı
    • "Mudanya, Bursa'nın iskelesidir."
  5. Yapıların dışında sıvama, boyama veya onarım için keresteden kat kat kurulan, çalışma sırasında üstüne çıkılan çatkı
  6. Geminin sol yanı
  7. [sinema, televizyon] Işıkların yerleştirilmesi, ışıkçıların dolaşabilmesi için stüdyolarda tavana yakın yerde duvarı çepeçevre saran çıkıntı
ÖKELİK

  1. [isim] Öke olma durumu
KELİME

Kelime Kökeni: Arapça kelime

  1. [isim] Bir veya birkaç heceden oluşan, anlamlı ses birliği; söz, sözcük, lügat
    • "Tayyare kelimesine alışan millet, uçak kelimesine de alışır." (Orhan Veli Kanık)
KELKİT

  1. [isim] Gümüşhane iline bağlı ilçelerden biri
ÖFKELİ

  1. [sıfat] Öfkelenmiş olan; cinli, hiddetli, pürhiddet
    • "Meydan okuyan öfkeli bekleyiş karşısında sustum." (Halide Edip Adıvar)
  2. [zarf] Öfkelenmiş, kızgın, hiddetli bir biçimde; pürhiddet
    • "Şarap kızılı vurmuş ablak yüzüyle öfkeli girdi içeri." (Orhan Kemal)
KELEME

  1. [sıfat, ağızlardan] Sürülmeden bırakılmış (tarla)
  2. Bakımsız bırakılmış (bağ veya bahçe)
KELLİK

  1. [isim] Kel olma durumu
    • "Tepelerindeki kellik, yavaş yavaş çıkan tüylerle kapanıyor." (Ömer Seyfettin)
  2. Vücudun kıllı yerlerinde üreyen bir tür mantarın, kılların dökülmesine yol açtığı bulaşıcı bir hastalık
  3. Çıplak, bitkisiz yer
LEKELİ

  1. [sıfat] Herhangi bir sebeple üzerinde leke oluşmuş, lekesi olan
    • "Armutların en fenası, en kavruk, en lekeli ve en hamı bile asildir." (Refik Halit Karay)
  2. [mecaz] Kötü tanınmış, lekelenmiş
    • "Hatta yaşadıkları devre lekeli isim bırakmış olanlarda bile bu imar faaliyetleri hiç de azımsanmayacak gibidir." (Sâmiha Ayverdi)
VÜKELA

Kelime Kökeni: Arapça vukelā

  1. [isim, eskimiş] Osmanlı Devleti'nde bakanlar, vekiller
    • "Padişah, vükela ve havassını toplayarak bu kanun hükümlerine riayet edeceğini ve ettireceğini bildirmiştir." (Cemil Meriç)
HEYKEL

Kelime Kökeni: Arapça heykel

  1. [isim] Taş, tunç, bakır, kil, alçı vb. maddelerden yontularak, kalıba dökülerek veya yoğrulup pişirilerek biçimlendirilen eser; yontu, statü
    • "Ellerini ceketinin ceplerine sokarak amaçsız bir şekilde heykelin önünde oyalanmaya başladı." (Osman Aysu)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü