İçinde kazı olan 35 kelime var. İçerisinde KAZI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kazı olan kelimeler listesine ya da sonu kazı ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
KAZIMKARABEKİR
KAZIYABİLMEK
KAZIKLANMAK, KAZITTIRMAK, KAZIYABİLME
DEMİRKAZIK, KAZIKÇILIK, KAZIKLAMAK, KAZIKLANMA, KAZIKLAYIŞ, KAZINTISIZ, KAZITTIRMA
KAZIKAZAN, KAZIKLAMA, KAZIMAMAK, KAZINTILI
KAZILMAK, KAZINMAK, KAZITMAK
KAZIKÇI, KAZIKLI, KAZILIŞ, KAZILMA, KAZIMAK, KAZIMIK, KAZINMA, KAZINTI, KAZITMA, KAZIYIŞ
KAZILI, KAZIMA
KAZIK, KAZIL, KAZIM
KAZI
Kazı Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
AZIK, KAZI
3 Harfli Kelimeler
AKI, AZI, KAZ, KIZ
2 Harfli Kelimeler
AK, AZ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KAZIMKARABEKİR
-
-
[isim]
Karaman iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Karaman iline bağlı ilçelerden biri
- KAZIYABİLMEK
-
-
[-i]
Kazıma ihtimali veya imkânı bulunmak
-
Kazımaya gücü yetmek
-
Kazıma becerisi bulunmak
-
[-i]
Kazıma ihtimali veya imkânı bulunmak
- KAZITTIRMAK
-
-
[-i]
Kazıtma işini yaptırmak
-
[-i]
Kazıtma işini yaptırmak
- KAZIYABİLME
-
-
[isim]
Kazıyabilmek işi
-
[isim]
Kazıyabilmek işi
- KAZIKLANMAK
-
-
[nesnesiz, teklifsiz konuşmada]
Bir malı değerinden çok pahalıya almak, alışverişte aldatılmak; oyulmak
-
[eskimiş]
Kazığa oturtulmak
-
[nesnesiz, teklifsiz konuşmada]
Bir malı değerinden çok pahalıya almak, alışverişte aldatılmak; oyulmak
- KAZIKLAYIŞ
-
-
[isim]
Kazıklamak işi
-
[isim]
Kazıklamak işi
- KAZINTISIZ
-
-
[sıfat]
Kazıntısı olmayan
-
[sıfat]
Kazıntısı olmayan
- KAZIKLAMAK
-
-
[-i]
Bir tarla veya arsanın sınırını belirtmek için kazık çakmak
-
[teklifsiz konuşmada]
Bir malı, bir kimseye değerinden çok pahalıya satmak, alışverişte aldatmak; oymak
-
[eskimiş]
Kazık cezasına çarptırmak
-
[-i]
Bir tarla veya arsanın sınırını belirtmek için kazık çakmak
- KAZIKLANMA
-
-
[isim]
Kazıklanmak işi
-
[isim]
Kazıklanmak işi
- KAZIKÇILIK
-
-
[isim]
Kazıkçı olma durumu
-
[isim]
Kazıkçı olma durumu
- DEMİRKAZIK
-
-
[isim, gök bilimi]
Bakınız Kutup Yıldızı
-
[isim, gök bilimi]
Bakınız Kutup Yıldızı
- KAZITTIRMA
-
-
[isim]
Kazıttırmak işi
-
[isim]
Kazıttırmak işi
- KAZIKLAMA
-
-
[isim]
Kazıklamak işi
-
[isim]
Kazıklamak işi
- KAZIMAMAK
-
-
[-i, argo]
Üstünde durmamak, ilgilenmemek, adam yerine koymamak
-
[-i, argo]
Üstünde durmamak, ilgilenmemek, adam yerine koymamak
- KAZINTILI
-
-
[sıfat]
Kazıntısı olan (kâğıt, yazı)
-
[sıfat]
Kazıntısı olan (kâğıt, yazı)
- KAZIKAZAN
-
-
[isim]
Kart kazındığında aynı tutardan üçünü bir arada bulma esasına dayalı bir tür talih oyunu
-
Kart kazındığında üzerinde yazılı olan ödülü kazanmaya dayalı bir tür talih oyunu
-
[isim]
Kart kazındığında aynı tutardan üçünü bir arada bulma esasına dayalı bir tür talih oyunu
- KAZILMAK
-
-
[nesnesiz]
Kazma işi yapılmak
- "Kazılmış mezarın önüne geldiklerinde daha fazla dayanamayıp oracığa çöktü."
-
[nesnesiz]
Kazma işi yapılmak
- KAZITMAK
-
-
[-e, -i]
Kazıma işini yaptırmak
- "Berbere o koskoca bıyıklarını kazıt da çocuklarla yeniden zıpzıp oynamaya başla!"
-
[-e, -i]
Kazıma işini yaptırmak
- KAZINMAK
-
-
[nesnesiz]
Kendi kendini kazımak
-
Kazıma işi yapılmak
-
Derisini kazır gibi kaşımak
-
Derisi yüzülürcesine tıraş olmak
- "Bıyığını kesmeyen bir azınlık kaldı ise bile sakal dipten kazınmıştı."
-
[mecaz]
Her tarafı iyice temizlemek
-
[mecaz]
Varı yoğu, elindeki bütün parası alınmak veya çalınmak
-
[nesnesiz]
Kendi kendini kazımak
- KAZIMAK
-
-
[-i]
Bir aleti sürterek bir şeyin yüzündeki tabakayı kaldırmak
- "Tahtanın boyasını kazımak."
-
Bir araç kullanarak silmek, çıkarmak
- "O daktilo yanlışını iğneyle kazıyarak düzeltebilirsin."
-
Sertçe ovmak
-
Tıraş etmek
- "Sakalını kazımak."
-
[nesnesiz]
Metal bir yüzey üstüne sert bir araçla şekil çizmek, yazı yazmak
-
[mecaz]
Aslını, kökünü ayrıntılı bir biçimde araştırmak
- "Avrupalılar, medeni bir adamı kazıyacak olursanız altında gorili bulursunuz, derler."
-
[tıp]
Vücuttaki yabancı bir cismi hasta, zararlı veya istenmeyen bir organı almak, temizlemek, yok etmek
- "Çıbanı kazıyarak aldılar."
-
[-i]
Bir aleti sürterek bir şeyin yüzündeki tabakayı kaldırmak