İçinde katı olan 7 harfli 12 kelime var. İçerisinde KATI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında katı olan kelimeler listesine ya da sonu katı ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Katı Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A I K T
4 Harfli Kelimeler
ATIK, ATKI, KATI, KITA, TAKI
3 Harfli Kelimeler
AKI, KAT, KIT, TAK, TIK
2 Harfli Kelimeler
AK, AT, TA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KATILAN
-
-
[isim, hukuk]
Bakınız müdahil
-
[isim, hukuk]
Bakınız müdahil
- KATINTI
-
-
[isim]
Birbirine katılmış karışık şeylerin her biri
- "Birçok dillerin katıntısı bir lehçe."
-
[sıfat, ağızlardan]
Hayvan sürüsüne dışarıdan gelip katılan (hayvan)
-
[isim]
Birbirine katılmış karışık şeylerin her biri
- KATIŞIK
-
-
[sıfat]
İçine başka şeyler karışmış olan; mahlut
-
[sıfat]
İçine başka şeyler karışmış olan; mahlut
- KATIKLI
-
-
[sıfat]
İçinde katık bulunan
-
[sıfat]
İçinde katık bulunan
- KATIRCI
-
-
[isim]
Katırlarını kira ile işleten veya katırlarla eşya taşıyan kimse
-
[isim]
Katırlarını kira ile işleten veya katırlarla eşya taşıyan kimse
- KATILMA
-
-
[isim]
Katılmak işi; katışma, iltihak, inzimam
- "Kadının üretime dolaysız katılması, ona ekonomik özgürlüğünü sağlamaktır."
-
[toplum bilimi]
İletişim veya ortak davranışta bulunma yoluyla belirli bir toplumsal duruma girme süreci; iştirak
-
[isim]
Katılmak işi; katışma, iltihak, inzimam
- KATIŞMA
-
-
[isim]
Bakınız katılma
-
[isim]
Bakınız katılma
- KATILIŞ
-
-
[isim]
Katılmak işi
- "Onun bu donanma gecesine katılışının bir tek sebebi var."
-
[isim]
Katılmak işi
- KATILIM
-
-
[isim]
Katılmak işi; iştirak
-
[isim]
Katılmak işi; iştirak
- KATILIK
-
-
[isim]
Katı (I) olma durumu
-
[mecaz]
Acımasız, duygusuz olma durumu
- "Öğretmenlik için lazım gelen metaneti ve kalp katılığını belki bu sayede kazanırım."
-
[isim]
Katı (I) olma durumu
- KASKATI
-
-
[sıfat]
Çok sert, çok katı
- "Gün ışıyana kadar sular buz keser, insanlar da kaskatı olur."
-
[zarf]
Kıpırdamaksızın, hareketsiz veya donmuş olarak
-
[mecaz]
Acımasız, hoşgörüsüz olan
- "Tabiata, hayatın kaskatı gerçeklerine bakmaya yürek isterdi."
-
[sıfat]
Çok sert, çok katı
- KATIKÇI
-
-
[isim]
Süt ürünleri satan kimse
-
Süt ürünleri satılan dükkân
- "Fırınlar, katıkçı dükkânları, helvacı dükkânları, aşçılar, kebapçılar, fırın kebapçıları, lokantalar."
-
[isim]
Süt ürünleri satan kimse